17 KASIM 2019 PAZAR

Bülent Acun

RAMAZAN’IN KALDIRDIĞI ENGELLER

Bülent Acun

 

‘Rabb'imiz on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerife öyle güzellikler lütfetmiş ki bu kutlu aya neresinden bakarsanız bakın tam bir bereket menba-ı ile karşılaşacaksınız. Bize getirdiği kerim kitabımız ile kalbimize can veren Ramazan-ı Şerif kendisini düşünen nice şair, edip, hatip ve yazarlara da cömertçe ilham vermeyi de sürdürüyor. Engelliler haftası münasebeti ile engel ve engelliler üzerine düşünürken imdadımıza yine Şehri Ramazan yetişti. Ramazan'ın kaldırdığı engeller nelerdir sorusunun en az bir kitaplık cevabı var işte. O mühim soruya verilebilecek bazı cevaplar…

 

İmsaktan iftara, yemeden ve içmeden kesilerek acziyetinin farkına varan insanı Ramazan-ı Şerif en çirkin ve en kötü körlük olan nankörlükten kurtarıyor ve insan artık görüyor nefsinin acizliğini, Rabb'inin Azizliğini…

 

O kendine has musikisiyle insanın can ve ten kulaklarının bütün is ve pasını siliveren Şehri Kur'an böylece insandaki sağırlığı da def-u ref ediyor. Can ve ten kulağı açılan insan yoksulun sesine kulak kesilerek fakirin nefesi, çaresizin çaresi, kimsesizin kimsesi oluveriyor.

 

Modern zamanın insanı kendine bile gelemeyecek kadar topal bir varlık haline getirmesine itiraz eden yedi iklimin cemresi şehri Sultan, insanın ayaklarını rahmet ve merhamet elleri ile sıvazlıyor. Şifa bulan insan ayağa kalkıyor, insanlığı ayağa kaldırıyor.

 

Bugün insan ile tefekkür arasında adeta sıra dağlar var. İnsan tefekkürden uzak olunca tevekkül ve tezekkürden de uzaklaşıyor fersah fersah…

İşte tam burada şehri İrfan Ramazan aklımızdan tutuyor, aklımızı vahyin berrak ilim ve irfan denizinde iyice yıkıyor ve bizi akıl almaz akıl tutulmalarından kurtarıyor. Biz de bundan dolayı sadece ağzımızda değil aklımızla da oruç tutuyoruz.

 

Rabbimizin el-Hadi ismi şerifiyle dünyamıza tecelli buyurduğu bu hidayet ikliminde rafları ve safları sık tutuyoruz. Kerim kitabı raftan indiriyor, onun lafzının hamili, ahkâmının amili ve ahlakının kâmili olmaya çalışarak ruhumuzun ve bedenimizin bütün acılarını dindiriyoruz.

 

Şehr-i İhsan Ramazan; insan ile vicdan arasındaki bütün duvarları yıkıp yerine sağlam infak köprüleri kuruyor. Bu sayede zengin fakire yuva, fakir zengine dua oluyor.

 

Zengin fakiri imtihan, fakir zengini imkân biliyor. Zengin ve fakirin şahsında darlık ve varlık sonunda tarifsiz bir bahtiyarlığa dönüşüyor.

 

Küçülen dünyanın kartopu gibi büyüyen afeti, felaketi modern kentleşmenin çil yavrusu gibi dağıtıp paramparça ettiği ailemiz…

Gelin ile kaynana birbirinden ayrı, dede ile torun birbirinden çok uzak… Aman Allah'ım bu ne büyük bir tuzak!

 

Şehr-i Vuslat geliyor, büyük ailenin bütün fertleri birbirini buluyor, bir iftar sofrasında bütün yüzler gülüyor.

 

Şehr-i Ümran Ramazan dostluklara çelik suyu vererek küslükleri ortadan kaldırıyor. Hayata hareket ve bereket katarak ondan rehavet ve ataleti söküp çıkarıyor. Çarşı pazara renk, aleme ahenk katıyor. Bizi birbirimize düşkün hale getirerek, birbirimize düşmekten kurtarıyor. Şeytanı zincirleyerek bize ibadet ve taat yolunda büyük bir meydan açıyor. Bize de açılan bu meydandan yakîn iman, salih amel ve güzel ahlak araçları ile cennet-i Reyyan'a koşmak kalıyor.

BÜLENT ACUN - TERCÜMEİHÂL

BÜLENT ACUN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  037809

-