21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

RTÜK, FETÖ VE EROTİZMİN KAYMAĞINI YİYENLER!

Zihni Çakır

Yazılarımın tek bir satırında RTÜK'deki Paralel/FETÖ varlığını örtmeye dair çaba olmamasına karşın, erotik sektör kaymağıyla beslenenler, RTÜK'deki FETÖCÜ yapılanmayı perdelediğim iddiası attılar ortaya.

RTÜK üzerinden yürütülen tartışmaların arkasındaki karanlık ilişkiler yumağını gün yüzüne çıkarınca, birilerinin kimyası bozuldu. Sosyal medyadaki tetikçileri eliyle, o bildik “Paralel Yaftasına” başvurup, yazılanları itibarsızlaştırmayı seçtiler sadece.

Yazılarımın tek bir satırında RTÜK'deki Paralel/FETÖ varlığını örtmeye dair çaba olmamasına karşın, erotik sektör kaymağıyla beslenenler, RTÜK'deki FETÖCÜ yapılanmayı perdelediğim iddiası attılar ortaya.

Bu gayet normal de aslında…

Erotik sektör kaymağıyla beslenip, üç kuruş rant için ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğüne kasteden bölücü yayınlara yol verenlerin, kendilerini savunmak için başvuracakları en “enerjik” savunma “Paralel ithamı” olurdu zira.

Anlayacağınız, kendilerinin Paralelin “şefkatli kollarında” ninni dinledikleri dönemde, Paralelle mücadelesini “fitne” diye niteledikleri birine yani bana, bugün “Paraleli perdeleme” ithamında bulunacak kadar bozulmuş kimyaları.

İki gündür yazdığım yazılarda, RTÜK'ün Fetullahçı Terör Örgütü kanallarına tanıdığı “imtiyazları” savunan tek bir satır yok. Oysa orada bile manipülasyon söz konusu. Şöyle ki; bu imtiyazlarla ilgili RTÜK'deki bürokratlar suçlanırken, aynı bürokratların RTÜK hukuk biriminin görüşü doğrultusunda, başta Yumurcak TV olmak üzere Samanyolu gibi FETÖ'cü diye bilinen kanallara imtiyaz anlamına gelen karar alınmaması için RTÜK Üst Kurulu'na görüş bildirdiği belgelerle sabit.

Mesela; İzin ve Tahsis Dairesi'nin 14 Ağustos 2015 tarihli yazısında, Hukuk Müşavirliği'nin, Samanyolu Haber Radyo'nun Lisans Yenileme talebinin reddi ve yeniden lisans başvurusunda bulunması yönünde karar alınmasına dair mütalaasının dikkate alınması gerektiği açık bir biçimde yazılmış.

Yine RTÜK bürokratlarından bazılarının göreve gelmesinden sonra, FETÖ kanallarının korunduğu iddiası var ki; tam bir itibar suikastı. Bu bürokratların TÜRKSAT'daki erotik ve bölücü yayınları koruyan anlayışlara yaptırım uygulanmasına dair çalışmalarının intikamını alırcasına bir itibar suikastı hem de.

Çünkü hedefe oturtulan bürokratlara atfedilen FETÖ kanallarının korunduğu suçlamasında da, Anayasa Mahkemesinin 2012/95 sayılı, “lisans ücretini ödemeyen kuruluşların yayın lisanslarının iptaline ilişkin düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak yürürlükten kaldırması” kararı görmezden gelinmiş. Oysa Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı ile birlikte başta Yumurcak TV olmak üzere 10'u aşkın kanal bu düzenlemeden yararlanmış.

Yine Kanaltürk'ün aynı bürokratlarca korunduğu iddia edilirken, bu kanala dair bütün tasarruflar, söz konusu bürokratların aksi görüşüne rağmen, Üst Kurul imzalı tasarruflar.

Şöyle ki; Kanaltürk ile ilgili İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 2010/1316 esas ve 2013/3337 sayılı kararı, Paralel kontrolündeki RTÜK Üst Kurulu'nun 12 Mart 2014 tarihli toplantısında alınan kararla uygulamaya geçirilmiş.

Kurulun bu kararına karşı Ankara 3. İdare Mahkemesi, 2014/920 esas sayılı dosya ile Yürütmeyi Durdurma kararı vermiş. Bu karara Üst Kurul'un itiraz etmesine karşın, itiraz reddedilmiş. Tam bu aşamada, Paralel kanalları korumakla suçlanan bürokratlar ve İzin ve Tahsis Dairesi, Paralel Kanalların aleyhine olan İdari Dava Daireleri Genel Kurulu kararı doğrultusunda bir karar tesis edilmesi yönünde teklif sunmuş. Ancak RTÜK Üst Kurulu dairenin bu teklifini uygun bulmamış.

Tartışmalar, başından bu yana RTÜK'deki Paralel unsurlara yaslandırılarak, uzaktan yakından Paralelle ilişkisi olmamış bürokratları harcamaya odaklanmış. Ve hatta RTÜK'ün lağvedilip, genel ahlak ve toplum düzeniyle, milli birlik ve bütünlüğe kasteden yayınların denetimsiz bırakılmasında bile bir beis görülmemiş.

Bu iki hedefe ulaşmayı amaçlayan tartışmaların arkasında da; erotik yayınlar ve bölücü kanalların yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak, TÜRKSAT'daki bir ekipçe uyduya taşınmasına dair yasal yaptırıma başvurulması kararlılığını kırmak var.

Bu kirli ilişkiyi deşifre ettim diye Paralel yaftası vurulmaya kalkışılmasa, bugün bu satırlarla konuyu kapatacaktım. Ancak “pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” diyerek, bu kirli ağı deşifreye yarın da devam edeceğim.

zihnicakir@gmail.com

@zihnicakir

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  844294

-