18 AĞUSTOS 2019 PAZAR

Fahri Sarrafoğlu

ŞADIRVANLARDAKİ OTURAK TAHTASINI KİM İCAT ETTİ?

Fahri Sarrafoğlu

Ecdadın yaptırdığı hangi camiye gitseniz mutlaka bir hikâyesi vardır. Hele hele o esere Mimar Sinan'ın eli değiyorsa bilin ki mutlaka bir özelliği bir farklılığı vardır. İşte sabah namazı için gittiğimiz Eyüp Sultan Semtindeki Münzevi Camiinin de böyle bir hikâyesi varmış. Bugün şadırvanlarda oturduğumuz bir tahta var değil mi? İşte ilk yapıldığında bu oturak taşları veya oturak tahtaları yoktu. Ayakta abdest alınıyordu. Ayakların konacağı bir taş vardı sadece.  Gelin abdesthanelerdeki ilk oturak tahtasını kimin yaptığını beraber okuyalım: 

 

KENDİ İCADI ABDEST OTURAK TAHTASI
Süleyman Subaşı Mescidi veya Münzevi Mescidi veya Karcı Süleyman Mescidi;
İstanbul Eyüp Nişancı'da Münzevi Caddesi ile Süleyman Subaşı Türbesi Sokağı'nın kesiştiği yapı adasında 1545 tarihinde inşa edilmiştir. Mescit Karcı Süleyman Süleyman Efendi tarafından inşa ettirilmiştir. Erken Osmanlı döneminde yapılan camii Süleyman Subaşı tarafından yaptırılmıştır. Moloz taş arasına tuğla hatıllı olarak inşa edilmiş olan caminin minaresi yapının sol cephesindedir. Geçtiğimiz yol restore edilen yapı Mimar Sinan tarafından yapılan küçük boyutlu camilerden biridir. Bu cami ile ilgili olarak Hüseyin Ayvansarayi Hadikatül Cevami kitabında şu bilgileri verir. Banisi Müzevvir Süleyman Subaşı'dır. Kendi dahi mescit civarında medfundur. Oturak tahtası denilen ayak tahtası bu mescidin banisi Süleyman Subaşı tarafından icat edilmiştir. Abdest alanların üstüne sıçramaması ve daha az su kullanımının sağlanması amacıyla şadırvanlara küçük musluklar takılır, muslukların karşısında abdest alanların oturup ayaklarını yıkayabilmeleri için taş veya ahşaptan yapılmış oturaklar olur. Üst yapıyı taşıyan direk ve sütunların arasında iç mekânı da sınırlayan yüksekçe ikinci bir oturma sırası vardır.  Süleyman Subaşı aynı zamanda kendisi ehli tasavvuf olup “Karabaşi” tarikatına mensuptur.

İSTANBUL'DA İLK ŞADIRVAN FATİH CAMİİNDE
Osmanlı mimarisinde şadırvan diye adlandırılan ilk yapı 875 (1470) tarihli İstanbul Fâtih Camii avlusunda görülür. Fâtih Sultan Mehmed'in vakfiyesinde “şâdırvân-ı hurşîd-nişan” şeklinde bahsedilen sekizgen planlı baldaken tarzı şadırvanın sivri külâhlı üst yapısını sekiz sütun taşımaktadır.

Şadırvanları biçimlerine göre dört grupta toplamak mümkündür.
1. Bir Havuzdan İbaret Şadırvanlar.
2. Üst Örtüsü Havuz Köşelerine Yerleştirilmiş Sütunlarla Taşınan Şadırvanlar. Üstü kapalı bir havuzdan ibaret bu şadırvanların üst örtüsünün kenarlarında geniş saçakları bulunur. Osmanlı camilerinin avlusunda sıkça görülen kapalı bir kütle şeklindeki bu tip şadırvanların saçakları abdest alanları yağmur ve güneşten korur.
3. Baldaken Tarzı Şadırvanlar. Osmanlı devrinde çoğunlukla baldaken tarzı, üstü kapalı, yanları dışa açık şadırvanlar yapılmış ve diğerlerinden farklı olarak geleneksel bir şadırvan formu geliştirilmiştir.
4. Münferit Tipteki Şadırvanlar. Bazı havuzların üstü suyun kirletilmemesi için metal bir şebeke veya tel kafesle örtülmüştür.

FAHRİ SARRAFOĞLU - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, Yazar, Manevi Şahsiyet Eğitim Uzmanı1966 yılında Aksaray’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Aksaray’da tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirdi. Bir yıl Londra’da dil eğitimi aldı. Daha sonra Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesini de bitirdi ve “Din Psikolojisi” alanında çalışmalar yaptı. Bu alanda İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öncelikli olmak üzere birçok psikolojik eğitimlere katılarak Psikologlar ve Psikiyatristler Derneği’nin sertifkalarını aldı.Gazeteciliğe 1990 yılında İhlas Holding’de “Turkey” İngilizce ekonomi gazetesinde başladı. Aynı yayın grubu ile bir de dergi çalışmalarını yürüttü. İstanbul Kuyumcular Odası ile birlikte Gold News kuyumcu dergisini çıkardı. İHA’da Ekonomi Müdürü olarak çalışmaya devam etti. Çeşitli radyolarda haftalık programlar yaptı. Gazetecilik ve yazarlık mesleğine ara vermeden MÜSİAD basın danışmanlığı ve Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü görevini yürüttü. Aynı zamanda Akit Gazetesinde ekonomi yazıları yazdı ve röportajlar yaptı. 1998 yılından 2013 yılına kadar ise Yeni Şafak gazetesi ekonomi servisinde çalışmalarını sürdürdü.Bu süre içerisinde çeşitli internet sitelerinde sanat,iş, ekonomi ve akademik çevrelerle özel röportajlar yapmıştır. Aynı zamanda farklı dergilerde kişisel gelişim, İstanbul gibi konular başta olmak üzere çeşitli yazı ve röportajları yayınlanmıştır.Sarrafoğlu aynı zamanda İSTANBUL’un SIRLARI adıyla İstanbul’u tanıtan ve sevdiren sunumlar yapmakta, İstanbul’u farklı bir gözle gezmekte ve gezdirmektedir.Yine kişisel gelişim konusunda D.K.D (Düşün Konuş Dinle) eğitim seminerleri- Basın ve Halkla İlişkiler Semineri –Morİnek(Farkındalık) adıyla çeşitli eğitim seminerleri de vermektedir. Sarrafoğlu, evli ve dört çocuk babasıdır.Röportaj dalında MÜSİAD ödülü sahibidir.

FAHRİ SARRAFOĞLU DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  644804

-