12 ARALIK 2019 PERŞEMBE

Bülent Acun

SANCAKTAR’LAR SEFERBER

Bülent Acun

STK'lar bir dava ve dert sahibi insanları aynı gaye etrafında bir araya toplayan gönüllü kuruluşlar, vakıflar, dernekler...

“Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” tecrübesinden neşet eden STK'lar bu yönleriyle Akif'in: “Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez” dizesinin âdeta ete kemiğe bürünmüş halleri...

Şayet İslam'ı büyük bir bahçe olarak düşünecek olursak her STK'yı da bu bahçenin nadide bir çiçeği olarak değerlendirebiliriz.

Bu toprağın imanı, irfanı ve vicdanıyla, bu toprağın insanı arasında bir köprü olabilmeyi gâye edinmiş her vakıf, her dernek, tevhid, vahdet, şefkat ve adaletin muştu ve müstakil birer sözcüsü mesabesindedir. Çatıları altında elleri, gönülleri ve yolları birleştiren STK'lar bu misyonlarıyla bizi o kutlu yarınlara götüren medeniyetin kilometre taşları konumundadırlar.

Bizim irfanımızda her hayırlı, gönüllü kuruluş; Hılful Fudül'den bir ilhamdır. Adına ümmet dediğimiz o değerli vücudun damarlarında dolaşan kandır.

STK'lar hakkında daha birçok şeyi söylemek mümkün. Bugün Türkiye de Sivil Toplum Kuruluşlarının mahiyeti ile ilgili birçok soru sormak da mümkün…  Onlardan bir kaç tanesini soralım.

Müslümanlar olarak bugün biz ideal sivil toplum bilincinin neresindeyiz?

Bir zamanlar bütün engellemelere rağmen MGV başta olmak üzere bir kaç STK'nın o gün yakaladıkları rüzgârı, başardıkları büyük işleri bugün bütün imkân kapılarının ardına kadar açık olmasına rağmen onlarca STK niye başaramıyor? Niye beceremiyor? Mekân var, makam var, imkân var, insan var peki eksik olan ne?

Benim vakfım, derneğim seninkini döver! Yüksek makamlarda bizim adamlarımız sizinkilerden çok, çok fazla anlayışı ile nereye kadar?

Sahi hak, hakikat, hayır ve hasenat ta mı yarışacaktık? Yoksa prestij, gösteriş, teşrifat ve nümayişte mi yarışacaktık?

Yedi Hilal Derneğinin 3. Olağan Genel Kurulu'nu izlerken işte bunları düşündüm ve sordum. Üsküdar Bağlarbaşı'nda gerçekleşen programa Kahramanmaraş Şube Başkanı Üzeyr İleri'nin nazik daveti ile katıldım. Programı kendisini sivil topluma adamış sevgili Sebahattin Kala ve Konya Belediyesi'nin cengâver kültür adamlarından sevgili Ebabil Yıldız ile birlikte takip ettik.

Yedi Hilal 3. Genel Kurulu ile hem genel başkan değiştirdi hem de 8. Yılını kutladı. Nice 8 yıllara! İnşallah.

Derneğin üzerinde ısrarla durduğu Rüya Haritası çok hoşuma gitti: Bütün sınırların kalktığı, ihtilafların yerini ittifakların aldığı, Müslümanların enerji ve sinerjilerini bir arada toplayarak tek vucüd oldukları zulüm, kan ve gözyaşının değil, sevgi, barış ve adaletin hâkim olduğu bir dünya duası ve rüyası. İnsan doğrusu bu rüyadan hiç uyanmak istemiyor.

Yedi Hilal Derneğinin merkeze aldığı anahtar ve sihirli kelimeler; sancaktar ve seferber. Heyecan yüklü,  kuşatıcı iki aksiyon fişeği.

Yedi Tepeli İstanbul'dan Yedi Hilal'in nurunu yedi cihana yayma hayali… Dinleyene şuur aşılayan şiir gibi bir gaye…

Bu zamana kadar modernitenin ve dünyevileşmenin çizgisini bozamadığı Ömer Karaoğlu'ndan eskimeyen ezgiler ve Grup Sancaktar'dan gençlere umut ve heyecan aşısı yapan birbirinden güzel marşlar…

Gönül Coğrafyamız Makedonya, Arnavutluk ve Suriye'den gücümüzü ve sorumluluğumuzu hatırlatan veciz konuşmalar.

Gönüllerin pasını silen yürekleri ferahlatan muhteşem bir Kur'an-ı Kerim tilaveti.

Ak Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu'ndan günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar…

İşte tüm bu atmosferde genel başkanlığı Salim Sarıyıldız'a devredecek olan Mustafa Enesoğlu kürsüye geliyor ve şunları söylüyor:

“8 yıl önce yola çıktığımızda sesimize seslerin, sözümüze sözlerin, izimize izlerin katılacağını biliyorduk. Bizim en iyi yaptığımız iş buydu. Bizde onu yaptık. Zor yolda kavi adımlarla ilerledik, ehliyet ve liyakat dedik. Meşveret ve istişare dedik, bugünlere böyle geldik. Peygamberler, sıddıklar, salihler ve şehitlerin izinde ve İslam öncülerinin duasıyla yürümeye çalıştık. 15 Temmuz'da arslanları çakallara yedirmedik. Gençlerimizle özne-nesne değil özne-özne ilişkisi kurduk. Akil adamlar divan ve irfan meclislerinin rehberliğinde hadis halkaları, yedi güzel adam okumaları ve uluslar üstü okuma faaliyetleri gerçekleştirdik. Ben bugün genel başkanlıktan ayrılıyorum. Fakat bana nerede ne görev düşerse bu kervanın içindeyim.”

Mustafa Enesoğlu'nun konuşmasından sonra kürsüye gelen yeni genel başkan Salim Sarıyıldız da veciz bir konuşma yaptı. Ve dedi ki: “Yedi Hilal derneğimizi bu günlere getiren Mustafa ağabeyimize çok teşekkür ediyoruz. Biz inşallah kendisinin açtığı yolda ilerlemeye devam edeceğiz. Biz kendi aramızdaki engelleri kaldırmazsak İslam ülkeleri arasındaki engelleri nasıl kaldıracağız? Kendi aramızdaki haksızlıkları gideremezsek İsrail'in Filistin'e yaptığı zulmü nasıl ortadan kaldıracağız? İçimizdeki ateşi söndüremezsek, dünyadaki yangını nasıl söndüreceğiz?”

Yedi Hilal Derneğindeki devir teslim töreninin Kur'an-ı Kerim ve Sancak ile gerçekleşmesi benim çok hoşuma gitti. Ayrıca yeni genel başkan eski genel başkana hediye olarak “Senden sonrakiler seni hayır ile ansın.” ayetini takdim etmesi de bana çok anlamlı geldi.

Yazacak onlarca konu varken neden bir derneğin genel kurulu izlenimlerini yazdım. Sebebi şu. Biz bize yer vermez isek kimse bize yer vermez! Biz bize değer vermezsek kimse bize değer vermez. Bu vesile ile Yedi Hilal derneğinin 3. Genel Kurulu'nun hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz eder, tüm sivil toplum gönüllülerine sağlık, mutluluk ve afiyetler dilerim.

BÜLENT ACUN - TERCÜMEİHÂL

BÜLENT ACUN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  694465

-