21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

“SAVAŞ KABİNESİ” Mİ GELİYOR?

Zihni Çakır

Kim bilir bakarsınız Kamışlı'dan Bayır-Bucak bölgesine kadar uzanan ve Halep'i de içine alan derinlikdeki bir koridor, Yeni Türkiye'nin kahramanlık destanı olarak geçer tarihe...

Hepimizin dikkati yeni kurulacak kabinede... Muhtemelen18 Kasım günü yeni hükümet göreve başlamış olur. Kimlerin hangi bakanlığa getirileceğine dair Bakan-Toto günlerinin eşiğindeyiz.

Oysa bu dönemin en önemli kabine üyeleri Dışişleri Bakanı ve Para Politikalarını yönetecek Başbakan Yardımcısı olacak.

Ama buradan bir ip ucu vereyim size. Durum itibarıyla bu iki kabine üyeliği için tek isim dikkat çekiyor.

Ali Babacan...

Babacan'ın Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığına getirileceği yönünde ciddi iddialar var. Ancak Dışişleri için de Babacan adı konuşuluyor.

Babacan'ın bağlı kurumlardaki Paralel Yapı unsurlarıyla mücadeledeki tutumu büyük tepki çekmişti. AK Parti'nin bundan sonraki süreçte, Paralel Yapıyla mücadelede çok daha kararlı ve dozajı yüksek bir çizgi izleyeceği kesin. Bu bağlamda, Ali Babacan'ın kabine dışında kalma olasılığ bile yüksek.

Meramım Bakan-Toto sürecinin fitilini bu sütunlarda ateşlemek değil tabii ki!

Yeni dönemde, Dışişleri Bakanlığı, bölgede oynanan satranç açısından da önemli olduğu için öyle bir girizgaha başvurdum.

Türkiye'nin Ortadoğu'da yaşananların dışına itildiği 1 Mart tezkeresinden çok daha kırılgan bir dönemin eşiğindeyiz.

Biliyorsunuz ki; bugüne kadar Suriye'de yaşanan gelişmeler hep genel hatlarıyla dile getirildi. Küresel sistemin bölgeyi dizayn hamlelerinde Kürt Kantonlarına dair Türkiye'nin gösterdiği dirence dair somut veriler pek çıkmadı.

Ancak, önemli kaynaklardan gelen bilgiler, Türkiye ile ABD arasında zabt-ı rapt altına alınması amaçlanan çalışmalarda sona gelindiği, “müzakerelerin”, Yeni Türkiye'nin misyonu açısından da tarihi bir sonuç vereceği yönünde.

Türkiye ile ABD'nin Kuzey Suriye'de her geçen gün istikrarsızlık ve çatışmanın kaynağına dönüşen Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve bu oluşumun silahlı kanadı olan Halk Koruma Birlikleri (YPG)'nin tasfiyesi ve bu grupların elinde bulunan bölgelerin de hava ve kara müdahalesiyle Türkiye kontrolüne girmesi üzerinde mutabakat aşamasına geldikleri öne sürülüyor.

ABD'nin, Türkiye'nin egemenliğini tehdit eden PYD ve silahlı grupların tasfiyesine karşı ne talep ettiğini bilemiyoruz; ancak yüksek olasılıkla bölge petrollerinin batı pazarına taşınmasını sağlayacak hat ve deniz koridorunda güven ve istikrar vaadeden bir partner gerektiğini anlamış Amerikalılar.

*

ABD'de demokratların adayı Hillary Clinton'un seçilmesine kesin gözüyle bakılırken, Başkanlık seçiminin sonucunun bu bağlamda Türkiye ile varılacak mutabakatları da etkilemeyeceğini söyleyebiliriz.

*                                                                                                                                                                                                                                                                         Tekrar iddialara dönecek olursak; PYD/YPG'nin bir yandan ABD'den silah yardımı alırken öte yandan Rusya ile ortak hareket etmesi, ABD yönetimini daha temkinli davranmaya itmiş.

Bu atmosfer içinde, kahir ekseriyeti Türkiye'nin sıcak sınır teması alanında bulunan bölgelerde Kürt grupların hakimiyet kurması Türkiye için de büyük tehdit.

Mesela şu anki fotoğraf itibarıyla; PYD ve ona bağlı YPG, Kamışlı, Rasu'l Ayn, Haseki, Cerablus, Afrin ve Derik koridorunu kontrolü altında tutuyor. Bu koridorda bir tek Tel Abyad'ın durumu belirsiz. Bu bölge, Kobani ile bağlantıyı koparan tek stratejik nokta. İşte son dönem bu bölgeyi de kontrole almaya çalışan PYD/YPG'ye karşı Türkiye havadan ve karadan bir süpürme hareketine başlamaya hazırlanıyor.

Tabii ki bu koridor güzergahında, DAEŞ ve diğer terör grupları da bu süpürme harekatının hedefinde olacak.

Bu bir nevi sıcak savaş demek. Haliyle bu muhtemel gelişmeyi uluslararası toplum nezdinde iyi anlatacak bir diplomasi ağına ihtiyaç var. İşte bunun için de, yeni kabinenin en önemli ismi Dışişleri Bakanı olacak. Bu makam için seçilecek ismin, devlet dışında hiçbir iradeden icazete muhtaç kültüre sahip olmaması gerekiyor. Ve dahası Başkomutanla fiili Devlet Başkanı ile birebir uyumlu olması kaçınılmaz.

Kim bilir bakarsınız Kamışlı'dan Bayır-Bucak bölgesine kadar uzanan ve Halep'i de içine alan derinlikdeki bir koridor, Yeni Türkiye'nin kahramanlık destanı olarak geçer tarihe...

Hangimiz buna imkansız diyebiliyoruz? Hiçbirimiz!

İşte Yeni Türkiye tam da bu...

zihnicakir@gmail.com

@zihnicakir

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  534998

-