22 KASIM 2017 ÇARŞAMBA

Ahmet Dur

SEBİLÜRREŞAD KARARLI YOLCULUĞUNA DEVAM EDİYOR

Ahmet Dur

Mehmet Akif Ersoy ve Eşref Edip Fergan tarafından 1908'de yayımlanan Sebilürreşad, kapatılmasından 50 yıl sonra geçtiğimiz yıl yeniden okuyucuyla buluşarak büyük heyecan ve sevinç oluşturmuştu.

Mehmet Akif Ersoy'un yakınlarının izni ile gazeteci Fatih Bayhan'ın Genel Yayın Yönetmenliğinde bir birinden değerli isimlerinde katkılarıyla tekrar yayımlanmaya başlanan Sebilürreşad Dergisi ekibi, Kocaeli Yuvacık'ta kampta bir araya gelerek istişare toplantısı gerçekleştirdiler.

Verimli toplantıların yapıldığı kamp güzel anılara da sahne oldu.

Derginin tekrar güçlü bir zemine oturması, gündem oluşturması, yön vermesi için nelerin yapılması gerektiği konuşuldu. Oturumlar gerçekleştirildi. istişareler yapıldı. Görüşler sunuldu.

Bu iş için yola çıkıldığı an bile ruh hali, davranışı değişiyor insanın. Sebilürreşad öyle sıradan bir dergi değil çünkü. Mehmet Akif Ersoy, Eşref Edip ve arkadaşlarının emaneti. Nasıl çıktığı, nasıl devam ettiği ve nasıl mücadeleler verdiğini biliyoruz.

Derginin Genel Yayın Yönetmeni, hizmetkarı, gönüllü işçisi Fatih Bayhan 50 yıl sonra derginin tekrar yayınlanma öyküsünü uzun uzun anlattı. Tescil anında Karşılaştıkları sürprizleri anlatırken orada bulunanların çoğu büyük şaşkınlıklar yaşadı.

 

Emanete sahip çıkmalı ve tanıtmalıyız

Sebilürreşad'ın tekrar yayınlanmaya başlamasını sevinç ve göz yaşı ile karşılayarak ‘ne olur beni abone yapın' diye arayan 80-90 yaşında dedeler olmuş. Bu güzel örneğin aksine her ay masasına bırakılmasına rağmen görmedim-duymadım- bilmiyorum diyen geniş bir kitlede var maalesef.

Ya bir arayın. Tepki verin. Yönlendirin. Teşekkür etmeseniz bile olumlu olumsuz görüşünüzü bildirin. Bu tür güzel çalışmaları medya organlarımızda tanıtalım. Birkaç satır kelam edelim.  

Sebilürreşad Dergisi yeniden çıktığı tarihten günümüze kadar tarihi misyonundan sapmayarak belirlediği dosya konuları ile dikkat çekmeyi başarmış ve iyi bir abone sayısı yakalamıştır.

İki güzel gün yaşadık. Çok değerli dostlarla tanıştık. Başta Fatih Bayhan olmak üzere katkı veren herkesi kutluyor başarılar diliyorum.

  

MALATYA'DA SİNEMA KONUŞULACAK

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 9-16 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek 7. Malatya Uluslararası Film Festivali', sinema dünyasından bir birinden değerli isimlerin katılacağı ve sinemanın konuşulacağı sempozyumla start almış olacak.

Festival kapsamında 22-23 Eylül tarihleri arasında Malatya'da düzenlenecek olan sempozyumda alanlarında uzman ve yetkin 25 konuşmacı olacak.

5 ayrı oturumda gerçekleşecek olan sempozyumda; yönetmen, yapımcı, oyuncu, sinema yazarları ve akademisyenler, Türk sinemasının inanca, geleneğe, aileye ve toplumsal değerlere bakışını tartışacak.

Konuşma ve akademik tebliğler kitaplaştırılacak. 

Sempozyuma yurt içinden ve yurt dışından önemli isimlerde katılacak. Semih Kaplanoğlu, Derviş Zaim veMesut Uçakan'ın katılımları kesinleşirken İran'ın dünyaca ünlü yönetmeni Mecid Mecidi başta olmak üzere diğer konuklarla iletişimler devam ediyor.

Festivalin Genel Koordinatörü olan Suat Köçer ve arkadaşları bu konuda yoğun bir mesai harcıyorlar.

 

Program Akışı

 

22 EYLÜL CUMA

10.30 Açılış Konuşmaları 

10.30 – 12.30  1. OTURUM: TÜRK SİNEMASI ve YERELLİK

Oturum Başkanı: İshak Aslan

Kurtuluş Kayalı:  “Yerellik Kavramı ve Türk Sineması ile İlişkisi Üzerine”

Barış Saydam : “Ulusal Tarih Tezi'nden Ulusal Sinemaya Geçiş: 1950'lerin İlk Yarısının Panoraması" 

Mesut Bostan: “Lütfi Akad'ın Sinema Düşüncesinde Yerlilik”

14.00 – 16.00  2. OTURUM: YEŞİLÇAM SİNEMASINDA ARAYIŞLAR 

Oturum Başkanı: Abdulhamit Güler

Suat Koçer:  “Kemal Tahir'in Sinemadaki İzleri” 

Mesut Uçakan: “Yücel Çakmaklı'dan Mesut Uçakan'a Milli Sinema Serüveni

Hüseyin Etil: Yılmaz Güney Sinemasında Biz Zamanlar Anadolu: “Umut”, “Sürü”, “Arkadaş”

 

23 EYLÜL CUMARTESİ

10.00 – 12.00 3. OTURUM: TEORİ İLE PRATİK ARASINDA 

Oturum Başkanı: Hediyetullah Aydeniz

Yusuf Ziya Gökçek: Türkiye'de Sinema Araştırmaları ve Yerlilik/Yerellik

Meltem İşler Sevindi: “Gelenek ile Modernlik Arasında Ayşe Şasa'nın Sancıları”

Derviş Zaim: “ Sinemada Teoriyi Pratiğe Aktarmak: Biçimde Geleneksel Sanatlarla İrtibat Ne Kadar Mümkün” 

13.00 – 15.00 4. OTURUM: 90 SONRASI TÜRK SİNEMASI 

Oturum Başkanı: İhsan Kabil

Ercan Kesal: “Köy Filmlerinden Taşra Sinemasına: Anadolu'nun Sinemadaki Temsili”

Atalay Taşdiken: Yeni Türk Sinemasında Yerellik Ne Kadar Mümkün? 

Hilal Turan: “Taşraya İçeriden Bakmak: Ahmet Uluçay Sineması

15.30 – 17.00 5. OTURUM: İRAN SİNEMASI ÖRNEĞİ

Oturum Başkanı: Faysal Soysal 

Rıza Oylum: Yerellik Tartışmaları Çerçevesinde İran Sinemasına Türkiye'den Bakmak

Amir Esfandiari: “Festivaller ve Sinema Dili Üzerine Etkileri”

Rahşan Beni İtimad: İran Sinemasında Yerellik Meselesi, Rahşan Beni İtimad Sineması Üzerinden

  

500 YILLIK GELENEK EYÜP'TE YAŞATILIYOR

Osmanlı'da eğitime yeni başlayan çocuklar için düzenlenen “Amin Alayları” Eyüp'te gerçekleştirilecek bir etkinlikle yeniden hayat buluyor.

Osmanlı'da eğitime yeni başlayan çocuklar için Amin Alayları düzenleniyordu. Osmanlı kültürünün zenginliklerinden biri olan Amin Alayları, mektebe yeni başlayan çocukların okul korkusunu giderme, çocuklara okuma isteğini aşılama ve çocukları arkadaşlarıyla kaynaştırma gibi önemli pedagojik faydalar taşıyor.

Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın da Osmanlı'nın 500 yıllık bu güzel geleneğini Eyüp'te yeniden başlatıyor. Amin Alayları için 13 Eylül tarihinde Eyüp Sultan meydanında bir program gerçekleştirilecek. Programda ilk olarak Başkan Remzi Aydın öğrencilere hitaben bir konuşma yapacak. Konuşmanın ardından ise çocuklara Hacivat-Karagöz gösterisi yapılacak. Gösteri sonrasında 30 öğrenci ilçe protokolünü makamlarında ziyaret edecekler. Etkinlik kapsamında ilçedeki 9 ilkokul bahçesinde de öğrenciler Hacivat-Karagöz maskotlarıyla karşılanacak.

 

Amin Alayları nedir?

Osmanlı Devleti'nde çocuklar olgunlaşma durumlarına göre, 4 ila 7 yaş arasında Sıbyan Mektebinde ilk eğitimlerine başlardı. Bu okulların çoğu, camilere bitişik olarak inşa edilirdi. Bu mekteplerde eğitime başlayan çocuklar için 14'üncü yüzyıldan 19'uncu yüzyıl sonlarına kadar çeşitli merasimler düzenlenmekteydi. Bu merasimlerin en önemlisi ise Amin Alayları idi. Amin Alayı yapılacağı gün bütün aile hava aydınlanmadan kalkar, sabah namazından sonra çocuklara yeni elbiseleri giydirilerek, üstü başı mücevherat veya parıltılı taşlarla süslenmiş olduğu halde hep birlikte faytonlara binilip, çoğunlukla Eyüp Sultan Camii'ne ziyarete gidilir ve burada dua edilirdi.

 

KISA FİLM VE FRAGMAN ATÖLYELERİ İKİNCİ KEZ DÜZENLENİYOR

 İstanbul Film Festivali kapsamında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA)'nın destekleriyle bu yıl 12. kez düzenlenen Köprüde Buluşmalar tarafından başlatılan Kısa Film ve Fragman atölyeleri serisi devam ediyor. Bu yıl iki kere düzenlenen atölyelerin birincileri Haziran ve Temmuz aylarında yapıldı.

Kısa filmlerin sinema sektöründeki önemine dikkat çekmeyi ve uluslararası seviyede yapımların artmasına katkıda bulunmayı amaçlayan Kısa Film Atölyesi, ilk ve ikinci kısa filmini yapacak yeni nesil genç sinemacılara yönelik olacak. İkinci Kısa Film Atölyesi 19 Ekim- 2 Kasım tarihlerinde düzenlenecek.

Türkiye'de ilk kez düzenlenen Fragman Atölyesi, filmlerin tanıtımı ve pazarlanması için en önemli malzemelerden biri olan fragmanın yapım aşamasının önemini vurgulamayı hedefliyor. Aynı zamanda Türkiye'de yüksek kalitede fragman üretiminin artmasını ve kurgucuların fragman yapımında uzmanlaşmasına da destek olmayı amaçlıyor.

 

‘YALAZA'

Osman Sınav'ın yeni başlayacak olan dizisi Yalaza TRT ekranlarında izleyiciyle buluşacak. 

Yapımcılığını ve yönetmenliğini Osman Sınav'ın yaptığı, başrollerinde Hasan Kaçan, Kadir Çöpdemir, İpek Tuzcuoğlu, Sinan Albayrak, Didem Balçın, Zeynep Gülmez gibi birbirinden ünlü isimlerin yer aldığı dizinin ismi ''Yalaza'' olarak belirlendi.

Çekimlerine Sakarya - Taraklı'da başlanan dizi yeni sezonda TRT1'de izleyiciyle buluşacak.​ 

 

Fahri Tuna bu projede olmalıdır

Adapazarı Taraklı'ya özgü bir anlatım sanatı olan Yalaza kelimesini ben Fahri Tuna'dan duydum. Kendisi de o bölgedendir. Yalaza kültürünün içinde büyümüştür. Günümüzde bu işin pirlerinden birisi de ‘Yaşayan Nasrettin Hoca' diye de tanınan Hafız Hasan Çolaktır. Fahri Tuna abimizin Hasan Çolak'ı anlattığı ‘Yaşayan Nasrettin Hoca Hasan Çolak' isminde tekra tekrar okuyacağınız güzel bir kitabı da vardır.

TRT, Hasan Kaçan ve Osman Sınav Fahri Tuna ile bu proje ile ilgili mutlaka iletişime geçmelidirler. Fahri Tuna Yalaza kültürünü anlatacak olan bu projeye zenginlik katar.  

 

Yalaza ne demektir?

Bir kültürü ifade eden Yalaza'nın derinine indiğimizde Taraklı'da özel bir anlamı olduğu görülüyor. Bölge halkı arasında sıklıkla kullanılan yalaza, sohbetlerde insanları eğlendirmek amacıyla anlatılan abartılı öykülere deniyor.

Özellikle ülke gündemini meşgul eden asparagas haberleri nitelemede kullanılıyor. Taraklı'da eskiden tüm köylüler bir araya gelir ve belirledikleri bir köylüye büyük bir organizasyon ile şaka hazırlarlarmış. Bu şaka her ne kadar şaka zede için komik olmasının yanı sıra korku dolu olsa da Taraklı köylüleri için eğlence anlamına gelmekteymiş.

Yalaza çoğunlukla eğlencelidir, güldürür; ama her zaman değil. Kabahati olanların cezası yalazayla kesilir ve uyarılması gerekenlere ince ayar yine yalazayla verilir.

AHMET DUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  927330

-