13 KASIM 2019 ÇARŞAMBA

Bülent Acun

SIRADIŞI BİR MEAL’İN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Bülent Acun

Bilindiği gibi meal arapça, nazil olan Kerim Kitabımızın diğer dillere tercümesidir. Bu zaviyeden bakıldığında dili arapça olmayan Müslüman milletler için meal Kur'an'ı Kerim'i anlamanın mühim bir anahtarıdır. Kur'an'ı Kerim'in meallendirildiği her dil meallendiren tarafından vahyin aydınlığını o dile taşıma gayretidir. Bu soylu gayret her türlü takdirin üstündedir.

Kur'anı Kerimi öğrenme ve anlama noktasında harf inkılabının doğurduğu o büyük ve derin boşluğun dolması noktasında meal çalışmaları stratejik bir rol oynamıştır. İstenen düzeyde olmasa da ülkemizde yapılan meal çalışmaları aziz milletimizin Kerim Kitabımızın anlamı ile buluşması noktasında adeta muhkem bir köprü vazifesi görmüştür.

Rabbimize hamdolsun bugün ülkemizde 300 civarında Kur'anı Kerim meali kaleme alınmıştır. İnsanı Kur'anı Kerim'i anlamaya götüren her meal önemlidir, değerlidir, kıymetlidir.

Türkiye özelinde konuşacak olursak 300 Kur'anı Kerim meali demek Kerim Kitabımıza götüren 300 ayrı yol, onun yüce manası ile aziz milletimizi buluşturmayı hedefleyen 300 ayrı dil demektir.

Kur'anı Kerim meallerindeki bu zenginlik hiç kuşkusuz Kerim kitabımızın anlam dünyasındaki enginliğinden beslenmektedir.

Her meal çalışması; yazarının Kur'anı Kerime, onu anlamaya çalışan insanlara ve meal'in kaleme alındığı tarihe berrak bir ayna tutma gayretidir.

Bu itibarla biz elimize aldığımız her meal çalışmasında, meal aynasından Kerim Kitabımızın dilimize anlam katan ayetlerini, o ayetlerin hikmetlerini ve bizi yazarın kelâmı ilahinin anlam haritasına götüren marifet, meharet ve gayretini görürüz.

Bendeniz Türkiye özelinde ahalinin Kur'an'la buluşması bakımından meali tefsirinden önemli bulurum. Çünkü Meal'in hitap ettiği kitle tefsirin hitap ettiği kitleden mukayese edilmeyecek kadar çoktur.

Demem o ki herkes meal okuyabilir fakat tefsir okuyamaz. Keşke herkes tefsir okuyabilse fakat maalesef durum bu.

Benim meali daha önemli buluşumun asıl sebebi şu… Öyle insanlar var ki Kur'an bilgileri, algıları sadece bir meal'den ibaret. Yani onların Kur'anı Kerim'den anladıkları ellerinde bulunan mealin anlatabildiği ile sınırlı.

İşte bundan dolayı meal çalışmalarına azami derece önem vererek, adeta kılı kırk yarmalı ve ortaya gücümüz nispetinde muazzam bir eser çıkarmalı.

Veli Tahir Erdoğan ın Kaleme aldığı Bilge Oğuz Yayınları arasından 5. baskısını yaparak raflardaki yerini alan, okuyucuya iniş sırasına göre Kur'an bana ne diyor? sorusuyla Kerim kitabımızın zengin ve engin anlam dünyasına götüren açıklamalı mealini incelerken, meal üzerine yukarıdaki cümleleri kurdum.

Hemen unutmadan alanında büyük bir boşluğu dolduran bu özgün çalışmanın yazarı ve yayıncısını canı gönülden tebrik ediyorum. Bu minvalde bir tefsir çalışmasının ivedilikle yapılmasının elzem olduğunu da ifade etmek istiyorum. Bu sıradışı meal çalışması üzerine birçok şey söylenebilir, söylenmelidir de…

‘Kur'an muciz, beşer, aciz' hakikatin göz önünde tutarak bu müstesna çalışmada gördüğüm, kendisini diğer meallerden ayıran bazı hususiyetlerine işaret etmek istiyorum.

İsminden de anlaşılacağı gibi Kur'an bana ne diyor sorusuyla Kur'an'ın Engin rahmet deryasına açılmayı hedefleyen eser, Kur'an lafzının türkçe'deki birebir karşılığının yanısıra, Kur'an'dan hayata cevaplar arayıp bulmaya çalışmanın gayretinden de haber veriyor.

Nuzül sırasına göre düzenlenmesi münasebetiyle okuyucu alıp, Kur'an'ın indiği ortama götüren bu özgün çalışma; Kur'an'ın anlamı ile buluşma noktasında vahyin indiği 23 yılın her bir yılını ayrı bir durak olarak müteala ederek, o duraklarda inen süre ve ayetler üzerinde derinlikli bir tefekkür etme imkânı sunuyor. Ayrıca eserde her bir yıla damgasını vuran ayet ve hadiselerin yanısıra o yıl inen ayetlerde en çok zikredilen Esma-i İlahiye üzerinden okucuya o kutlu zaman tünelinde esaslı bir Kur'an yolculuğunun kapılarını aralıyor.

Edebiyatın bütün imkânlarından ziyadesiyle istifade edildiği anlaşılan bu sıradışı meal çalışması yakaladığı akıcı üslup ile insanı adeta yüreğinden tutup alıp götürüyor.

Kur'an bana ne diyor isimli meali, ismi ile müsemma kılan özelliği, sorular üzerinden surelerin mesajlarını etkili bir dil ile okuyucuya sunuyor olması.

Sure indiği zaman üzerinden bana ne diyor?

İsmi üzerinden bana ne diyor?

Sure öne çıkan konu üzerinden bana ne diyor?

Sorularıyla süreci inşa eden ayetler bölümü surelerin kimliğini ve mesajlarını ortaya koyması bakımından muhim birer anahtar mesabesinde.

Ben kitapta en çok yazarın sureleri tanıtırken verdiği mesajları beğendim. Öyle mesajlar verilmiş ki okumayan bilmez.

Veli Tahir Erdoğan bu özgün çalışmasıyla okuru önce alıp Kerim Kitabımızın nazil olduğu zamana, mekana ve ortama götürüyor. Orada yeterince seyahat ettirdikten sonra bir anda okuru yaşadığı çağa, zamana, güne ve ana getiriyor.

Böylece okur geçmişten geleceğe vahyin aydınlığında esaslı bir yolculuğa çıkıyor. Kutlu yolculuğun sonunda okur biliyor ve görüyor ki çıktığı bütün yollar O'na çıkıyor.

Tarihi tarihselciliğe kurban etmeden onu Kur'an'ı anlamanın bir disiplini olarak görmek ne güzel.

Kerim kitabımızı hakkıyla okuduğumuz, dinlediğimiz, yaşadığımız ve yaşattığımız vahyin aydınlığında bir hayatın duasıyla…

BÜLENT ACUN - TERCÜMEİHÂL

BÜLENT ACUN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  787152

-