31 MAYIS 2020 PAZAR

Hüseyin Yağmur

SİYASİ İKTİDARLARIN OBEZLEŞMESİ NAZARİYESİ

Hüseyin Yağmur

Obezite, bilimsel tanımıyla vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı ve anormal yağ birikmesidir. Bu durumda yağ dokusu tüm sistemi etkileyecek şekilde hormonal ve kimyasal maddeler salgılar. Bazı salgılar iştahın açılmasına, doyma sınırının üste çekilmesine ve obezitenin ilerlemesine sebep olur. Aşırı kilo alımı sağlığınızı büyük ölçüde tehdit ederken, aynı zamanda hareketlerinizin kısıtlanmasına ve ciddi hastalıklara yakalanmanıza sebep olabilir.

Obezitenin Nedenleri Nelerdir?

Düzensiz ve dengesiz beslenmek, fast-food tarzı yiyecekler tüketmek, spor yapmamak kilo almaya ve bazı hayati organların da yağlanmasına neden olur. Uzun açlık sonrası kontrolsüz yemek yemek, karbonhidrat içerikli yiyecekleri ve şekerli içecekleri çok tüketmek obeziteye neden olan beslenme hatalarından bazılarıdır. Anne ve babanın her ikisi birden kilolu ise çocuklarda obezite görülme ihtimali yüzde 80'dir. Şeker hastalığı, tiroit bezi hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları gibi bazı hormonal sebepler obezite nedenleri arasında yer alabilir.

Türkiye'de 21 milyon 750 bin kişi ‘Obez'

Şişmanlıkta ‘Dünya' sekizincisi olduğumuzu söyleyen Gülşen Altın, hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ülkelerde, obezitenin artış gösterdiğine dikkat çekti. Obezitenin ülkemiz de dahil bütün ülkelerinin önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti. Altın, Türkiye'de, özellikle çocukluk ve ergenlik çağındaki obezite rakamlarının korkunç boyutlarda olduğunun altını çizerek, önlem alınması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 193 ülkede yaptığı araştırmada, ülke nüfuslarının ne kadarının aşırı kilolu olduğunun saptandığını söyleyen Gülşen Altın, 75 milyon nüfusu olan Türkiye'nin listeye yüzde 29.3 obez oranıyla 8'inci sıradan girdiğini ifade etti. Rapora göre, Türkiye'de 21 milyon 750 bin aşırı kilolu insanın yaşadığına dikkat çeken Altın, söz konusu rakamların da obezitenin mücadelesi ertelenemeyecek ciddi toplumsal bir sorun haline geldiğini gösterdiğini söyledi.

Obezlerin Tavır ve Davranışları

Pamukkale Üniversitesi'nde yapılan bir akademik çalışmaya göre; obez hastalarda majör depresyon ve panik bozukluğunun daha fazla olduğu, obsesif bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu ve daha fazla madde kullanımının olduğu belirlenmiş. Yine yapılan bir araştırmaya göre; obez erişkinlerle kişilik bozukluğu sağlıklı bireylere göre daha fazla psikolojik belirti gösterdiği saptanmış. (Değirmenci,2006)

Türkiye'de  son yirmi yılın beslenme alışkanlığı ise obezliği ortaya çıkardı. Yeni nesillerden birçok kişinin obez olduğu zaman zaman istatistiki verilerle yayınlanıyor. Bazı doktorlar Türkiye'nin geleceğinin bu anlamda önemli ölçüde tehlike olduğunu söylüyorlar.

Benim de dikkatimi çektiği kadarıyla obezlerin belirli özellikleri var. Obezler yeme içme hususunda bir ölçü bir ilke uygulamıyorlar. Bu konuda çok rahatlar ve serbestçe canlarının çektiği gibi tüketiyorlar.

Obezler tavır ve davranış bakımından da rahat kişiler. Bir toplu taşıma aracında yahut bir kapalı ortamda gülerek bağırarak konuşan obeze çok rahatladım. Bir toplu taşıma aracında otururken obezler 1 kişilik değil 2 kişilik 3 kişilik oturmayı tercih ediyorlar ve bu konuda başkalarının hakkını aldıklarından dolayı da rahatsız değiller.

Siyasi İktidarların Obezleşmesi

Her iktidar döneminin bir beslenme tarzı oluyor. Tek Parti Dönemlerinde (1923-1950) yeterli beslenme olamadığından dolayı, elde edilen ürünler 2.Dünya Savaşı korkusundan depolarda saklanılıp çürütüldüğünden insanlar bazı Doğu Karadeniz vilayetlerinde ve Edirne gibi Trakya vilayetlerinde toplu ölümlere uğramışlardı.

Dünyanın neresinde olursa olsun iktidara gelmek için disiplinli bir çalışma ve sıkı diyetle oluşturulmuş sağlıklı beden yapısına ihtiyaç var. İktidara gelen kişiler hem sosyolojik yapı hem de beden yapısı bakımından genellikle sıkı diyet uygulamış toplumsal yapı elemanları oluyorlar. Her bulduğunu yememiş ya da karşısına çıkan her lezzete balıklama dalmamış kişiler yeni iktidarların sahipleri olabiliyorlar.

Ne var ki iktidar nimetlerine gark olunca insanın perhizini bozmaması, yılardır uyguladığı sıkı diyete sahip çıkması çok zor gözüküyor. Bunun için çok güçlü bir iradeye ihtiyaç var.

Siyasi iktidarlar belli bir diyet uygulamazsa, yediğine içtiğine dikkat etmezse, oturduğu yerde rahatça yayılırsa, kapalı ortamlarda rahatça ve bağırarak konuşursa artık obezleşmeye başlamış demektir.

Siyasi iktidara gelen kişiler genellikle fit vücut yapılı idealist kişiler oluyor. Daha ziyade göbekleriyle değil kas yapıları ile dikkat çekiyorlar.

Hâlbuki iktidarlar yağlanma yerleri. İktidar sahiplerinin göbekleri ve beyinleri başta olmak üzere birçok yerleri zaman içerisinde hızla yağlanıyor.

Çünkü her taraftan nimet akıyor. İnsanın her an masasına gelen gıdaları, ikramları, hediyeleri, bahşişleri reddetmesi çok zor. Bunlardan uzak kalabilmesi için çok sıkı bir diyet uygulamak gerekiyor.

İktidarının ilk günlerinde 3 arabayla yolculuğa çıkan makam sahipleri bir süre sonra 30 araçlık konvoyla yolculuğa çıkıyorlar.

Önceden alçak sesle konuşurken sonra yüksek sesle konuşmaya başlıyorlar.

Önceden 3 arabalık araç parkları varken ve bunlar mütevazi araçlardan oluşurken zaman içerisinde araçlar parklara sığmaz hale geliyor.

Emekli Bakanlara,  emekli Genel Müdürlere, emekli milletvekillerine her birine birer araba birer imtiyaz birer daire birer koruma polisi oluyor…

İktidara gelen sosyal topluluk yaklaşık 5.000 kişi iken zaman içerisinde bu iktidarın nimetlerinden yararlanan güruh 50.000 kişiye çıkıyor. Bir de fetö tipi iktidardan beslenmeyi yöntem haline getirmiş kişi ve kurumları yedeğinize alırsanız obezleşme korkunç boyutlara ulaşabiliyor.

Obezleşmenin bir alameti de iktidarların sadece bir etnik sınıfa bir bölgeye ya da bir vilayete aşırı imtiyaz ve ayrıcalıklar tanıması…

İşte bu ortamda obezlerin vurdumduymazlığı, insanlarda büyük tepki oluşturuyor. İktidar sahiplerinin onları zamanında desteklemiş sosyolojik tabanla gönül bağları ortadan kalkıyor.

İktidar sahipleri obezleştikçe onlara gönül bağları ile bağlanan büyük topluklar gidiyor onların yerine obez iktidara göbek bağı ile bağlı bulunan klientalist bir yapı ortaya çıkıyor.

Bazı televizyon kanallarında obezler ile ilgili yayınlar var. Bu yayınlarda obezlerin nasıl tedavi olmak istediği, bunun için nasıl bir diyet uyguladıkları ne tür fedakarlıklara katlandıkları ayrıntılarıyla anlatılıyor.

İşin vahim boyutu şu: Bazı obezler belli bir noktadan sonra geriye de dönemiyorlar, kilo veremiyorlar ve artık onları kötü bir akıbet bekliyor.

İyice obezleşmiş iktidarların da tekrar sağlıklı bir beden yapısına dönmesi kolay değil. Çok sıkı bir diyet yapılması gerekiyor.

 

 

 

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  278584

-