27 MART 2017 PAZARTESİ

Semih Akşeker

ŞÖHRETLİ MİMARLARA AÇIK MEKTUP

Semih Akşeker

Çok değerli meslektaşlarım! Allah vergisi yeteneğin üzerine emek ve gayreti de ekleyerek büyük projelere imzalar attınız.
Sayısız ödüller aldınız, dünya çapında başarılar kazandınız.

Şöhretiniz kıtalar aştı.

Sizleri can-ı gönülden tebrik ediyoruz.

Lâkin bilmenizi isterim ki çizmiş olduğunuz o görkemli gökdelen, rezidans, holding merkezi ve banka gibi binaların halkın aslî ihtiyaçları ile hiçbir alakası bulunmamaktadır. Üzerinde ciddi mesai harcadığınız o butik projeler, spa ve exclusive tasarımlar da yine fukarâ ve gurabâ halkımız için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Öte yandan size şöhret ve para kazandıran bu afili binalar onları yaptıran az sayıda zengini nasıl gurur ve kibre sürüklüyorsa birçok yoksulu da öfkelendirmekte, haset ve nefret gibi kötü duyguların şuuraltlarına yerleşmelerine neden olmaktadır. Hiç mi düşünmezsiniz?

İnsanı gurura sürükleyen (Bâbil) kule(si) gibi yüksek binaların Tevrat ve Kur'an gibi kusal kitaplarda fitne ve bozgunculuk kaynağı olarak ifşa edildiğini belki duymamış olabilirsiniz, burada yeri gelmişken hatırlatmak isterim.

Niçin yeteneğinizi halkın gerçek ihtiyacı olan projeler/çözümler üretmek yerine sermaye gruplarının kahrolası gökdelen dikme yarışları için harcıyorsunuz?

Niçin?

Sakın hesap sorduğumu zannetmeyin.

Haddim değil, niyetim de.

Aksine, size ve yeteneklerinize büyük saygı duyuyorum.

Lâkin mazlumların emeğini / vaktini / sağlığını / parasını çalan mağrur sermayedarlara, sonradan görme patavatsız müteahhitlere proje hazırlamaktan ne zaman başınızı kaldıracaksınız?

Merak ediyorum.

Lütfen size iş ısmarlayan şu mağrur patronların yalandan iltifatlarına kulak asmayın.

Sahte gülüşlerle sizi kapılarda karşılamalarına da aldırış etmeyin.

Onlar sizi ayartmak ve sizinle çalışmak istiyorlar, o kadar.

Çünkü sizden daha iyisini bulamayacaklarını gayet iyi biliyorlar.

Ancak şunu bilesiniz ki onlar sayenizde namlarına nam, servetlerine servet katıyorlar.

Lütfen kendinizi böyle düşük bir değere satmayınız.

Evet, kazandığınız ödüllere de fazla itibar etmeyiniz.

Hatta kazanacağınız milyonları dahi ikinci plana atmalısınız.

Çünkü çok daha asil, çok daha yüce bir görev sizi bekliyor.

Bu millet artık sizden insanca yaşayabileceği projeler ve İçinde geleceğe umut ile bakabilecekleri yuva/evler istiyor.

Tabiat ile dost, çevre ile uyumlu, kültür ve ahlâkî değerleri ile barışık.

Tıpkı eskide olduğu gibi;

Ağaçlı, bahçeli, müstâkil ev/şehir projeleri istiyor.

Sade, mütevazı, israfa kaçmayan ama bir o kadar da sanatkârane.

Bunu başarabileceğinizi biliyoruz.

Lütfen artık Levent-Maslak aksından çekilin!

Bu kibir aksında çizeceğiniz projeler size gurur ve yalancı şöhretten başka birşey kazandırmayacak. Oysa halkımız için çizeceğiniz o küçük şirin ev/mahalle/şehir projeleri sizi gerçek kahramanları yapacaktır, bunu bilesiniz. Böyle bir ünvan doğrusu kime nasip olur?

Nasıl meşhur mimar Le Corbusier'in projesini çizdiği o küçük Ronchamp Şapeli bölgede yaşayan köylülerin medar-ı iftiharı olmuş ise sizin projeleriniz de halkımızın medar-ı iftiharı olacaktır.

Lütfen ilginizi halkımızdan esirgemeyiniz.

Yoksa…

Yoksa sizin kapitalizmin mimarları olduğunuzu düşüneceğim.

Selam ve saygılarımla…

SEMİH AKŞEKER DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz