9 AĞUSTOS 2020 PAZAR

SÖMÜRGE TOPRAKLARİNDA YÜKSELEN SÖZDE ‘MEDENİYET’

15. yüzyılın sonu ve 16. yüzyılın başlarından itibaren sömürgecilik hareketi ile Amerika kıtasına gelen Avrupalılar; soykırıma uğrattıkları milyonlarca yerlinin ve Afrika kıtasındaki sömürgelerinden getirip köle olarak kullandıkları milyonlarca Afrikalının kanları üzerinde yeni koloniler kurdular. Yok ettikleri binlerce yıllık medeniyetlerin bütün zenginliklerini Avrupa kıtasına akıtan sömürgeci güçler, zamanla kıtada güçlenmeye ve yeni bir siyasî oluşum olarak ortaya çıkmaya başladılar.


SÖMÜRGE TOPRAKLARİNDA YÜKSELEN SÖZDE ‘MEDENİYET’

18. yüzyıl ortalarında Fransa-Rusya-Avusturya ittifakına karşı yaptığı savaşlarda ekonomisi ciddi oranda yıpranan İngiltere, Amerika kıtasındaki kolonilere yeni vergi yükümlülükleri getirme yoluna gitti. Bu durum karşısında isyan bayrağını çeken koloni güçleri ile İngiltere arasında gerçekleşen savaş 6 yıl sürdü ve 1783 yılında İngiltere güçleri geri çekilerek mağlubiyeti kabul etti. Böylece1789'da 50 eyaletin biraraya gelmesi ile Amerika Birleşik Devletleri kuruldu.

18. yüzyılın ortalarında başlayan Kızılderili soykırımı ise onlarca yıl devam etti ve yüzbinlerce Kızılderili öldürüldü. ABD kuruluşundan itibaren hem Amerika yerlilerini soykırıma uğrattı, hem de Afrika kıtasından getirilen ve köleleştirilen siyahîleri köle olarak kullanmaya devam etti.

20. yüzyılın başlarında dünya siyâsetindeki etkinliğini hissettirmeye başlayan ABD, buna karşın 1. Dünya Savaşı'na direkt olarak katılmadı ve savaşın ilerleyen safhasındaki müdahalesi ile savaşın İtilaf Devletlerince kazanılmasında önemli rol oynadı. 1. ve 2. Dünya Savaşlarında önce tarafsız kalan, daha sonra savaşın seyrine göre yerini tayin eden ABD, iki dünya savaşından da ekonomik ve siyasî açıdan büyük kazançlar elde ederek çıktı.

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ

ABD, kapitalizmin altın çağı olarak anılan 1940-1965 yılları arası dönemde yüksek büyüme oranları yakaladı. 2. Dünya Savaşı sonrasında kapitalist sistemin ekonomik ve kurumsal anlamdaki başarısının ideolojik alanda sağlanacak cazibe ile dengelenmesi hedeflenerek; ‘özgürlük', ‘modernite', ‘zenginlik' ve ‘refah' gibi kavramlar tedavüle sokuldu. Buna ilaveten stratejik bir çerçeve olarak da Soğuk Savaş ideolojisi ve ABD'nin komünizmi küresel olarak çevreleme politikasıyla kendini gösteren ve NATO'nun kurulmasıyla somutlaşan dünya çapında bir ittifaklar sistemi yaratıldı.

2. Dünya Savaşı'nı çıkarlarına uygun manevralarla geçiren ABD, savaştan çökmüş ekonomilerle çıkan Avrupa ülkeleri karşısında 20. yüzyılın ortasında hegemonik bir güç olarak kaldı. Bu süreçte Avrupa ülkelerine önemli miktarlarda borç veren ABD, Roger Garaudy'nin ifadesiyle, “Bütün bilyeleri kazandığından oyun oynamaya devam etmek için elindeki bilyeleri arkadaşlarına ödünç vermesi gereken bir çocuk gibiydi.”

Bir taraftan tüm dünyayı kendi mamülleriyle dolduran ABD, diğer taraftan ödemeleri yapabilmeleri için özellikle Avrupa ülkelerinin ekonomilerini ayakta tutmaya çalıştı. CIA bu ortamda ekonomik ve siyasî alandaki çifte tehlikeyi şöyle haber veriyordu:

“Amerika'nın güvenliği için en büyük tehlike, Batı Avrupa'da ekonominin çökmesi ihtimalidir. Bunun neticesinde de komünist unsurların iktidara gelmesidir.”

TRUMAN DOKTRİNİ VE MARSHALL PLANI

1947'de Truman Doktrini böyle bir ortamda ortaya atıldı. Sovyet karşıtlığının temel hareket noktası kabul edilen Truman Doktrini, ‘komünizm tehdidi' altındaki ülkelere mâlî ve askerî açıdan destek verilmesini öngörüyordu. 2. Dünya Savaşı'nda ABD'nin askerî alandaki üstünlüğünü fark eden Stalin, özellikle Doğu Avrupa'da komünizmi yayarak uydu devletler kurmak ve Batı ile arasında bir blok oluşturmak istiyordu. Benzer bir düşünceyle hareket eden ABD de Truman Planı'yla komünizme karşı önlem alma yoluna gitti. Bu süreçte Batı bloğunu NATO, Balkan İttifakı, Bağdat Paktı ve SEATO temsil ederken, Sovyet bloğunu Varşova Paktı temsil ediyordu.

Untitled-2_98

‘Marshall Planı' da Truman Doktrini'nin bir parçası olarak uygulandı. Plan, savaşta yıpranan ekonomileri canlandırmayı, toplumun üreten kesimini verdiği kredi ve yaptığı yardımlarla üretimden uzaklaştırmayı, tüketimi teşvik ederek yaşam biçimlerini ve alışveriş alışkanlıklarını değiştirmeyi, devlet ekonomilerini hegemonik düzene entegre etmeyi, proje kapsamında yer alan ülke vatandaşlarına yaknı gözükerek siyasî arenada güç kazanmayı ve böylece ABD politikalarını meşrûlaştırmayı amaçlıyordu.

Yardımlarda ön şart olarak hükümetlerden, bünyelerindeki komünist unsurları bertaraf etmeleri isteniyordu. Bu talep karşısında Mayıs 1947'de Belçika, İtalya ve Fransa'da komünist bakanlar hükümetlerinden ihraç edildiler. Benzer uygulamalar Marshall Planı içerisinde yer alan ülkelerde, özellikle SSCB'nin direkt müdahale alanı ve baskısı altında olduğu düşünülen Yunanistan ve Türkiye'de de hayata geçirildi.

ABD, 2. Dünya Savaşı sonrasında kurduğu hegemonik sistemin mantıksal temellerini oluşturmak için makul bir ‘düşman', bir ‘şer imparatorluğu' bulmak zorundaydı. Bu makul hedef komünizm olarak belirlendi ve Sovyetler Birliği ‘baş düşman' kabul edildi. Soğuk Savaş dönemine rengini veren bu politikanın uluslararası camiada verdiği mesaj açıktı: Kendi pazarlarını ABD firmalarına kayıtsız şartsız açmayan her devlet ‘komünist' olmak vs SSCB'ye suç ortaklığı yapmakla suçlanacaktı.

Bu yaklaşımla, politikalarını hayata geçirmekte sıkıntı yaşadıkları birçok ülkeye karşı askerî müdahalelerde bulunan ABD, bir taraftan da kendi güdümündeki uluslararası finans kurumlarıyla ‘yumuşak güç' kartını devreye sokuyordu.

IMF ve Dünya Bankası gibi

uydu teşkilatlar, ‘kalkınmaya ve gelişmeye yardım' söylemiyle dünyanın dört bir tarafına uzanıyordu. Temel amaçları, gelişmekte olan devletlerin, ABD'nin ekonomik ve politik modeline ve küreselleşmiş iktisâdî liberalizm modeline ayak uydurmalarını sağlamak olan bu kurumlar, getirdikleri ağır finansal yaptırımlarla ülke ekonomilerini yönlendirme noktasında önemli haklar elde ettiler.

90'ların başında SSCB'nin dağılması Soğuk Savaş döneminin de sonunu getirdi ve ABD yeni bir ‘şeytan', yeni bir ‘şer güç' bulmak zorunda kaldı. Yeni düşman ‘İslam' ve ‘terör' olacaktı.

Yorum Yaz

  604742

-