22 EYLÜL 2020 SALI

SUNİ KRALLIK DARMADAĞIN

Veliaht prens Muhammed bin Nayif’in görevden alınıp tutuklanması, 4 prensin ortadan kaybolması, pek çok âlim ve akademisyenin tutuklanmasının ardından Suudi Arabistan önceki gece iyice karıştı. Önce Yemen cenahından Krallığa füze atıldı, ardından prensler, bakanlar, generaller, iş adamları, bürokratlar bir bir gözaltına alındı. Kendileri çok dürüstmüş gibi “yolsuzluk” masalıyla yapılan operasyonların asıl amacının Kral Selman’ın oğlu veliaht prens Muhammed’in koltuğa geçişini kolaylaştırmak. Ölümü sonrasında oğlunun tahta geçememe ihtimalini ortan kaldırmak isteyen Kral Selman’ın yakın zamanda görevi oğluna devrederek koltuğu sağlama almaya çalışacağı dile getiriliyor. Tutuklamaların ise taht değişikliğini engelleyebilecek aktörlerin sahne dışına itilmesi olarak değerlendirilirken, Suudi Krallığının artık dayanışma ve birlikte yaşama gayesinden uzaklaştığı, bunun da yakın zamanda krallığı parçalanmaya götürebileceği kaydediliyor.


SUNİ KRALLIK DARMADAĞIN

 

Yeni Söz Haber Merkezi

YENİ DÜZENSİZLİK İÇİN DÜĞMEYE BASILDI

Gün geçmiyor ki, Vahhabi Suudi Arabistan Krallığı ile ilgili sarsıcı haberler gelmesin. Önceki gece bu haberlerin en sarsıcısı yaşandı. Yemen'den Krallığın merkezi Riyad'a balistik füze saldırısı gerçekleştiği haberinin üstüne gelen gelişmede ilk olarak Ulusal Muhafızlar Bakanı ile Deniz Kuvvetleri Komutanı görevlerinden alındı. Ardından çok sayıda Suudi prens, eski ve yeni bakan, görevdeki generaller, zengin iş adamlarının da gözaltına alındığı haberleri geldi. Gözaltı ve görevden almalar yolsuzluğa bağlanarak tutuklamalara meşruiyet sağlanmaya çalışıldığı görüldü.

ARABİSTAN'DA ABD DEMOKRASİSİNİN AYAK SESLERİ

Daha önce veliaht prensi azledip, yerine oğlunu getiren Kral Selman, 4 prens ile çok sayıda akademisyeni tutuklatmıştı. Dün ise 11 prens, görevdeki 4 bakan, onlarca eski bakan,  Ladin ailesi gibi Suudi ekonomisinin belkemiği iş adamlarının da aralarında olduğu onlarca seçkin kişi gözaltına alındı. Toplumsal tepkiyi azaltmak için göz altıların ardında başkanlığını Veliaht Prens Muhammed'in yaptığı “Rüşvet ve Yolsuzluklara Karşı Mücadele Komisyonu”nun kararlarının olduğu duyuruldu.

SUUDİ ARABİSTAN'DA ‘ILIMLI DARBE'

Geçtiğimiz haftalarda “1979 öncesine yani Ilımlı İslam'a dönüyoruz” açıklamasında bulunan Veliaht Prens Salman'ın babası Kral Selman ölmeden önce Krallığı fiilen devralacağı konuşulmaya başlanmıştı. Dünkü görevden alma ve tutuklamalar ise devir teslimin sorunsuz geçmesine yönelik “yolsuzluk” maskesi ile muhalifleri saf dışı etme hamlesi olarak değerlendirildi. Gerçek gündemi gizlemek isteyen Krallığın Maliye Bakanlığı'na yaptırdığı açıklamada "hukukun üstünlüğünden” söz etmesi ise ‘komedi' değerlendirilmesine yol açtı.  

YENİ KRALLIK YOLDA AMA ÜLKE BÜTÜN KALABİLİRSE

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz tarafından yayınlanan kraliyet kararnameleri ile hükümette ve silahlı kuvvetlerde de çok sayıda değişiklik yapıldı. Rüşvet ve yolsuzluk kılıfı ile yapılan değişikliğinde neredeyse kral ve veliaht hariç her yeri kapsaması Suudi krallığının tarihinde görülmemiş bir sarsıntıya yol açabileceği konuşuluyor. Kral Selman'ın ölümü sonrası yaşanabilecek taht kavgalarını önleme ve oğlunun koltuğunu sağlama alma çabası olarak değerlendirilen son gelişmeler, muhalifleri örgütlü hareket etmeye yönelteceği, ülke içindeki aşiretlerin harekete geçip, sonucu bölünmeye kadar gidebilecek olayların fitilini ateşleyeceği dile getiriliyor.

SUUDİ ARABİSTAN BÖLÜNÜR MÜ?

Gelişmeler, geçtiğimiz günlerde Siyonist New York Times'ta çıkan ve Suudi Arabistan'ı beş parçaya bölen haritayı akla getirdi. Amerikan basınında çıkan bu haritaya göre Suudi Krallığı yıkılacak ve yerine Vahhabistan, Kuzey Arabistan, Güney Arabistan, Doğu Arabistan, Batı Arabistan isimli devletler kurulacak. Mekke ve Medine'nin Batı Arabistan'a bırakıldığının görüldüğü haritanın dünyayı şehir devletlerine bölmek isteyenlerin işi olup olmadığı bilinmese de projenin Kuzey Irak ve Katolanya'dan başlayarak tüm dünyaya yayıldığı iddia ediliyor. Muhaliflerin sert şekilde bastırıldığı, tutuklanan ve kaybolan prens ve veliaht prensin akıbetinin dahi bilinmediği, kapalı kutu ülkenin geleceğinin şimdiden tartışma konusu olması, İsrail ve İran'ın da aynı zamanda Lübnan'a yönelmesine yol açtı. Bu süreçte Lübnan Başbakanı Hariri istifa etti.

 

  1. bu yarımada tek devlet olsa idi ezdirtmezlerdi kafire başlarını.birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır..

  2. araplar başlarında hep bomba patlamasını görmek istemiyorlarsa petrollerinin çakallara çaldırtmak istemiyorlarsa arap yarım adasında israil ve usa uk zulümlerinden kurtulmak istiyorlarsa çözüm gayet basit.unitet stade of arabia yı kurmaları gerek.yani müttefik arap devletleri bu birleşmede krallıkları yıkmayada gerek birleşip birde başkan seçsinler iç işlerinde bağımsız dış işlerde birlikte hareket eden bir federasyon diyelim.böyle yapmassa ya suudlar gibi her zaman haraç vermek zorunda olur itaat etmeyin ülkesi alt üst olur.yani tek çare bu ya bir olacak ya yok olacaksınız mantığı..

  3. azan belasını bulur..

Yorum Yaz

  795811

-