25 MAYIS 2020 PAZARTESİ

Hüseyin Yağmur

TARİHİ KAHRAMANLAR YAZAR! (6)

Hüseyin Yağmur

Okuduğum tarih kitaplarında karşıma çıkan tarih kitaplarının gizili sahifelerinde kalmış kahraman ecdadımızı sizlerle tanıştırmaya devam ediyoruz.

Bu günkü yazımızda bahsedeceğimiz ilk kahramanımız Gümüşhane/Kelkit Belediye Başkanı Hacı Alaeddin Bey…

Kelkit Belediye Başkanı  Hacı Alaeddin Bey:Konuya geçmeden önce Meclisteki o günkü şart ve atmosferden bahsetmekte fayda var. Atatürk'ün 1.Meclisi sonlandırıp erken genel seçime götürdüğü 1923 seçimlerinde eski mebus Kadirbeyoğlu Zeki Bey de Gümüşhane'den mebus adayı oluyor. Ne var ki milletvekilleri tek tek Atatürk tarafından Cumhuriyet Halk Partisi kontenjanından seçilmiştir ve Meclis'e bağımsız mebus girmesi, dönemin CHP İktidarı tarafından istenmemektedir.

1923 yılında işte bu şartlarda yapılan seçimlerde Kelkit Belediye  Başkanı  Hacı Alaeddin Bey  tarihi bir kahramanlığa imza atar. Olayın bundan sonrasını bu seçimde Gümüşhane'den Bağımsız mebus adayı olan Kadirbeyoğlu Zeki Bey'den dinleyelim: İlk intihab için Kelkit Kazası'na emir verildi. Süvari, seyyar jandarma taburu kaza merkezini ihata ederek (kuşatarak) tabur kumandanı bir müfreze ile ayrıca belediye dairesini çevirip kendisi de içeri girdi. Aynı zamanda Jandarma Kumandanı, Kaymakam Vekili tedbir alarak o da Belediye dairesine dahil oldu. Binbaşı ve Jandarma Kumandanı: "-Biz emir aldık. Müntehib-i saniler Hükümet'in gösterdiği zevata reylerini verecek. Vermedikleri takdirde biz verdirteceğiz. Başka münakaşa istemez" diyerek kesip atarlar.

Bunun üzerine Hacı Alaeddin Bey: "-Madem ki böyle emir aldınız. Böyle arzu ediyorsunuz. Bizler de kaza namına meb'us intihabına iştirak etmiyoruz ve çıkıyoruz. Sizler de istediğiniz gibi oturabilirsiniz" deyip bütün müntehib-i sanilerle beraber belediye dairesini terkederek, kasaba içerisine dağılırlar.

Bir buçuk saat zarfında tesis eden tertibat temin edilerek, Kelkit Belediye Reisi'nin ve müntehib-i sânilerin aldığı vaziyet Mustafa Kemal Paşa'ya bildirilir.

Mustafa Kemal Paşa Belediye Reisi'ni telgraf başına çağırmalarını emreder. Reis Hacı Alaeddin Bey'i hanesinden çağırırlar.

Muhabere memuru Mustafa Kemal Paşa'ya, Belediye Reisi'nin hazır bulunduğunu ve aldığı vaziyeti haber vermesi üzerine:

Mustafa Kemal Paşa: "-Hacı Bey, benim size gösterdiğim meb'uslara rey verecek olursanız, hem sizin hem de memleketiniz hakkında çok iyi olur ve siz de memnun kalırsınız. Zeki Bey'i biz boş bırakmayacağız. En yakın zamanda onu en büyük memuriyetlere koyacağız. Kelkit ahalisine de selamlarımı söyleyiniz. Tekrar ediyorum, Zeki Bey hakkında hiç merak etmeyiniz."

Hacı Alaeddin Bey: "-Paşam ellerinden öperim. Bu benim elimde değildir. Halk and içmiştir. Zeki Bey Umumi Harb'de bizim ölümüze tabut, dirimize beşik olmuştu. Bizi her türlü felaketten kurtarmış, harbden sonra da açlıktan ölüm derecesine gelen ahalinin imdadına yetişerek bize hem yiyecek ve hem de tohumluk temin etmiştir.

Mustafa Kemal Paşa: "-Binbaşı ve Jandarma Kumandanı orada mıdır?"

Sualine karşı da, muhabere memuru "Evet, buradadırlar paşam" cevabını verir.

Mustafa Kemal Paşa onlara hitaben: " -Çekiliniz ve intihabı serbest bırakınız. Bu nisbette azimkar olan bir halka fazla tazyik yapılamaz" der. (Kadirbeyoğlu,2007:185-186-187-188)  

Bu günkü yazımızda bahsedeceğimiz ikinci kahramanımız Samsun Belediye Başkanı Boşnakzade Ahmet Bey…

Samsun Belediye Başkanı Boşnakzade Ahmet Bey: Boşnakzâde Ahmet Bey, Haziran 1924'te göreve gelen ikinci Samsun belediye başkanıdır. 1 Mart 1925 tarihinde kadar görevde kalan Ahmet Bey bu tarihten sonra görevi Şefik Avni Bey'e devretmiştir. 1930 Türkiye yerel seçimlerine Serbest Cumhuriyet Fırkası'ndan Samsun Belediye başkan adayı olarak giren Ahmet Bey seçimleri kazanmış ve seçilerek bu göreve gelen ilk başkan olmuştur.

Yine konuya geçmeden önce ülkemizin o günkü şart ve atmosferden bahsetmekte fayda var.1930 yılında kurulan  Serbest Fırka, girdiği ilk yerel seçimlerde çok büyük bir başarı gösterince 3 ay sonra cebren kapatılır. Bu olayın ardından Atatürk,  bir yurt gezisine çıkar ve Serbest fırka tarafından kazanılmış Samsun'a da uğrar.

Atatürk'ün bu gezisine ‘Limancı Hamdi' lakaplı Ahmet Hamdi Başar da katılır. ‘Atatürk'le 3 Ay' isimli kitabında Hamdi Başar  bu geziyle ilgili çok ilginç olaylara yer verir. Serbest Fırka'nın yerel seçimleri kazandığı Samsun'da yaşanan olay bunlardan biridir.

Bundan sonrasını şahitlerin ağzından dinleyelim: Atatürk, Ankara'dan Kayseri'ye giderken yanındakilere hep «Serbest Partiyi kapatmakla iyi mi ettik?» diye soruyor ve adetâ yanındakilerden, kabullenmeye hazır olduğu inandırıcı bir cevap gelmesini bekliyordu. Mustafa Kemal Paşa, 22.11.1930 günü, akşam karanlığında ve halkla karşılaşmadan Samsun'a varmış, sıkı güvenlik tedbirleri içinde kendine ayrılan yere gitmiş, o gece sadece belli kimselerin çağrıldığı ziyafette bulunmuştu. (Goloğlu,1974:5)

(…) Ziyafette Belediye Başkanını göremeyen Mustafa Kemal Paşa, derhal çağrılmasını emretmiş, biraz sonra da Belediye Başkanı Samsunlu Boşnakzade Ahmet Bey ziyafete gelmişti. Mustafa Kemal Paşa, Belediye Başkanına kadeh kaldırarak «İçelim» demiş, herkes kadeh kaldırırken Başkanın su bardağını kaldırdığı görülmüş,bunun üzerine «Günah olduğundan mı içmiyorsunuz?» diye sormuştu. Belediye Başkanı Ahmet Bey; günah olduğu için değil, yemek yemiş bulunduğu için böyle yaptığını söylemiş, Mustafa Kemal Paşa'nın niçin ziyafeti beklemediği yolundaki sorusuna da, çağrılmamış olduğu cevabını vermişti.

Bunun üzerine Mustafa Kemal Pasa sözü değiştirmiş ve öteki yerlerde yaptığı gibi, Serbest Parti'nin nasıl kurulup niçin kapatıldığını anlatmış, sonra tekrar Belediye Başkanına dönerek Partisinin feshedilmiş olmasına göre belediye başkanlığında kalmasının doğru olup olmadığını sormuştu. Ziyafet sofrasında derin bir sessizlik ve korku vardı. Genellikle herkes. Samsunlu Ahmet Bey'in «Başüstüne Paşam» deyip hemen Belediye Başkanlığından istifa edeceğini bekliyor ve ancak böylelikle büyük bir olayın atlatılacağını sanıyordu. Fakat durum hiç de böyle gelişmedi.

Kendi halindeki Samsunlu Ahmet Bey, hiç istifini bozmadan ve tam bir soğukkanlılıkla; feshedilmiş bir partinin namzedi olmakla beraber, halkın güven oyu ile Belediye Başkanlığına geldiğini, kendiliğinden istifası halinde bu güveni kötüye kullanmış olacağını, bunu da yapamayacağını, bu nedenle istifa edemeyeceğini, fakat Paşanın gücünün büyük olduğunu, bir Danıştay kararı ile seçimi bozdurabileceğini söylemişti.Herkes şaşkınlıktan ve korkudan ne yapacağını bilemezken Gazi, belediye başkanının doğru söylediğini belirtmiş ve konuyu o noktada bırakarak yiyip içmesine devam etmişti. (Goloğlu,1974:5-6)

Cumhurbaşkanı Atatürk tarafından istifaya davet edilse de bu talebi reddeden Ahmet Bey'in başkanlığı 8 Mart 1931 tarihinde 1930 yerel seçimlerinin Danıştay'da bozdurulması üzerine düşmüştür.

 

                                                       

 

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  751552

-