24 EKİM 2019 PERŞEMBE

Hasret Yıldırım

TEK ADAM-DİKTATÖR İ.İNÖNÜ’NÜN BASIN YASAKLARI

Hasret Yıldırım

Matbuat Umum Müdürlüğü'nden iktibas edilen resmî talimatlar gösteriyor ki; 1940'lı yıllar, “diktatörlüğün zirve yaptığı vakitler” olarak, tarihin kara sayfalarına geçmiştir. Pazar günü yapılacak “Türk Tipi Başkanlık” referandumu vetiresinde, “uyduruk” ithamlar ile Muhterem Recep Tayyip Erdoğan'a saldıran, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ithaf olunur… “Tayyip Bey başkan olursa; şunu yasaklayacak, bunu yasaklayacak” demeyle olmuyor ağalar, beyler!. Şöyle bir dönüp arkaya bakmak lazım, ‘bizimkiler' ne fırıldaklar çevirmiş diye!.

Sene: 1986... Mekân: Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu 1. Sınıfı... 1961 anayasasını hazırlayan hukukçulardan biri olan İsmet Giritli'nin tertip ettiği bir toplantı… Mevzu: Türkiye'de Basın Hürriyeti ve Sansür… Buradan ötesini Şükrü Kanber'den nakille okuyalım…

SukruKanberHoca

Fransız Kültür Merkezi ile ortaklaşa düzenlenen toplantıya Okul Müdürü sıfatıyla ev sahipliği yapan Prof.Dr. İsmet Giritli'nin yanı sıra, Fransız konuşmacılar ile Ankara Üniversitesinden bir Prof. katılıyordu. Tercümanlığını eski TRT Genel Müdürlerinden Prof.Dr. Tayfun Akgüner'in üstlendiği toplantıda, Fransız konuşmacılar ve İsmet Giritli Sultan Abdülhamid Han dönemi hakkında ne kadar sansür varsa gayet sert bir dille anlatıyorlardı. Mevzu ‘Basın ve Sansür' olunca tabii Abdülhamid Han'dan bahsetmeden geçemiyorlardı. Ramazan ayıydı ve Giritli bu konuşmaları elindeki su bardağı ile gayet memnun bir halde dinliyordu.

Sultan Abdülhamid Han hakkındaki malum iddialar bir daha tekrarlandıktan sonra Ankara Üniversitesinden konuşmacı olarak katılan Prof., İ.İnönü devrini anlatmaya başladı. İnönü devrindeki sansürü ve basın üzerindeki yıldırıcı tedbirleri sıraladı. Her iki dönem arasında o kadar benzer uygulamalar vardı ki, çiçeği burnunda bir üniversiteli olarak toplantı sonunda çıkartılan sonuç hayret vericiydi: "Abdülhamid bütün yaptıklarını baskı ve zulüm için yapmıştır, oysa İ.İnönü'nün yaptıkları tamamen devlet güvenliği için konulan yasaklardı."

Bu nasıl mantıktı o zaman pek anlam verememiştim. Bir tarafta çökmekte olan bir imparatorluğu canlandıran, içinde bulunduğu devre göre 33 yıl gibi uzun bir süre devleti birlik içinde tutmayı başaran bir Padişah; öte yanda II. Dünya Savaşı'nın sunduğu imkânları heba eden, fırsatları değerlendiremeyen, hakkımız olan toprakları reddeden İ.İnönü!. Toplantıyı kalabalıklaştırmak için toplanan öğretim görevlileri ve okul personelinin haricinde bir öğrencinin soru sormak istemesi hocalar tarafından memnuniyetle karşılanırken, sorunun sonu geldikçe yüzleri asılmaya başladı.

"Efendim, iki dönem uygulamaları anlatıldı. Aralarında çok benzer yanlar bulunmasına ve ikisinde de devlet güvenliği söz konusu olmasına rağmen çıkarılan neticede karanlık bir nokta dikkatimi çekti. Her iki dönemi kıyaslayarak, sonuçta neden ayrım yaptığınızı anlatır mısınız? Neden İnönü'nün yaptığı devlet güvenliği olarak yorumlanıyor da, Abdülhamid Han'ın yaptığı baskı ve zulüm oluyor?"

Soru salonda kısa bir sessizliğe neden oldu. Soruyu yönelttiğim Prof. ağır ağır, "Ben size gerekli doneler verdim. Kararı siz vereceksiniz. Bunun açık izahını yapmak için ortam müsait değil. Sorunuza şahsi olarak cevap verebilirim" şeklinde kaçamak bir cevap verdi. Prof. İsmet Giritli ev sahipliği yaptığından olsa gerek, müdahale etmek gereğini duydu. "Bu soru siyasidir. Böyle ilmi bir toplantıda bu soruya cevap verilemez." [Yörünge Dergisi, 13-20 Ocak 1991, Sayı:11]

Basın hürriyeti ve sansürün konuşulduğu toplantıda, bir talebeye verilen “sansürlü” cevap, merhum Ahmet Kabaklı Hoca'nın 'Temellerin Duruşması" adlı eserinin; İ.İnönü devrine ait komik, komik olduğu kadar düşündürücü yasakların anlatıldığı "Basında Tek Parti Sansürü: Korkunç" adlı bölümünü göz önüne getiriyor. Hukuk Profesörü İsmet Giritli'nin siyasi olduğu için cevaplanmasını engellediği ve "Devlet Güvenliği" nedeniyle yapıldığı söylenen yasak ve sansürlerden bazılarını nakledelim. Bu talimatlar bizzat İ.İnönü'nün emriyle, Matbuat Umum Müdürlüğü tarafından gazetelere iletiliyordu:

ismetinonu

Sadece "geldi", "gitti": Türkiye'ye gelmiş olan İngiliz Askerî heyeti ile mülâkat yapılmaması, tafsilatlı yazı yazılmaması, fotoğrafların basılmaması dâhiliye vekâletinden bildirilmiştir. Sadece "geldi", "gitti" diye yazılabilir. 14 Mayıs 1939

Okullardaki Hadiseler: Okullarda, Fakültelerde ve Enstitülerde disiplini bozacak mahiyetteki vak'aları, mahallin en büyük amirlerinden mezuniyet almadan neşretmemek lazımdır. Matbuat kanunundaki bu kayda riayet edilmesi… 26 Mayıs 1939

Karabekir Paşa'ya Sansür: Kâzım Karabekir'in beyanları nazarı itibara alınmayacaktır ve bunlardan bahsedilmeyecektir. (Ankara muhabirlerine Halk Partisinden söylenmiştir.)

Yabancı Radyo Haberleri: Türkiye'den bahseden radyo haberlerinin, matbuat umum müdürlüğünden izin alınmadıkça neşri yasaktır. 19 Eylül 1939

"Rusya" Yazılmayacak: "Rusya" kelimesi yalnız başına kullanılmayacak. "Sovyet Rusya" diye yazılacaktır. (Ankara'nın bildirisine dayanılarak, İstanbul Matbuat Memurluğu tarafından tebliğ edilmiştir.) 23 Aralık 1939

İtidalli (ılımlı) Karikatür: Yabancı devlet reisleri ile icra heyetleri başlarında bulunan zevat hakkında, itidalli karikatür yapılması. (Başbakan Refik Saydam'ın şifresine dayanılarak, İstanbul Vilayetinden tebliğ edilmiştir.) 22 Mayıs 1940

Dört Yasak: 1- Anadolu Ajansı'nın haberlerinden başka haber yazılmayacaktır. 2- Sansasyonel başlık yapılmayacaktır. 3- Başmakale yazılmayacaktır. 4- İkinci baskı ve ilave yapılmayacaktır. (İtalya'nın harp ilânı vesilesi ile tebliğ edilmiştir.) 10 Haziran 1940

Kalem Münakaşası: Cumhuriyet'te Nadir Nadi'nin makaleleri neticesinde açılan kalem münakaşası nihayet bulacaktır. 3 Ağustos 1940

Dinlere Dair: (Ankara Talimat) Gazetelerimizin son günlerdeki neşriyatı arasında; dinlerden bahis bazı yazı ve mütalaa, ima ve temennilere rastlanmaktadır. Bundan sonra dinler mevzuu üzerinde gerek tarihi bilgi, gerek temsili ve gerek mütalaa kabilinden olan her türlü makale, bend, fıkra ve tefrikaların neşrinden tevakki edilmesi ve başlamış bu kabil tefrikaların en çok on gün zarfında nihayetlendirilmesi ehemmiyetle rica olunur. (Matbuat Umum Müdürü namına İzzettin Tuğrul Nişbay)

Zamlara Dair: Otomobil yedek parçaları ile lastiklerin bittiği, un stokunun azaldığı yazılmayacaktır. (Matbuat Umum Müdürlüğünden tebliğ edilmiştir.) 10 Ağustos 1940

Meteoroloji tahminleri: Ankara: 4 Kasım 1940 Şifre: Umumi Müfettişliklere, Valiliklere… Geçmiş, hâlihazır ve gelecek zamanlara ait meteorolojik tahminlerin ve hadiselerin neşredilmemesinin bütün gazetelere tebliğini saygılarımla rica ederim. (Başvekil namına müsteşar Vehbi Demirci)

Makaleler Tek Sütun: Ankara: 16 Kasım 1940 Tasvir-i Efkâr Gazetesi Müdürlüğüne, İstanbul… Gazetenizin 15 İkinciteşrin (Kasım) 1940 tarihli nüshasının üçüncü sahifesindeki Muharrem Feyzi'nin siyasi makalesi iki sütun üzerine plase edilmiştir. Bu hareketiniz talimata aykırıdır. (Matbuat Umum Müdürü Selim Sarper)

İnönü'nün Gezisi: Ankara: 14 Aralık 1940 “Reisicumhur İsmet İnönü, Ankara civarında küçük bir seyahat yapmak üzere Ankara'dan hareket etmiştir.” Gazeteler bunun haricinde hiç bir şey yazmayacaklardır. (Matbuat Umum Müdürü)

Un Vesair Maddeler: Un vesair ihtiyaç maddeleri hakkında neşriyat yapılmayacaktır. 7 Mayıs 1941

Polemik Yok: Son günlerde İstanbul Matbuatında calibi dikkat bir vus'at olan malum polemiklere, yarın sabahtan itibaren kati surette nihayet verilecektir. 28 Mayıs 1941

36 Punto Başlık: Ankara: 14 Haziran 1941 Telgraf: Tasvir-i Efkâr Gazetesi Müdürlüğü… 13 Haziran 1941 tarihli nüshanızın birinci sahifesinde, Türkiye hakkında Berlin'den gelen haber telgrafına 36 puntoluk serlevha (başlık) koymanız, bu husustaki talimatın ruhuna aykırıdır. Bu vaziyetiniz dolayısıyla, sizi talimata aykırı hareket etmiş addeylemekteyiz. (Matbuat Umum Müdürü)

3 Sütun Sansür: Ankara: 22 Ağustos 1941 Tasvir-i Efkâr Müdürlüğüne, İstanbul… Gazetenizin 19 Ağustos 1941 tarihli nüshasının birinci sahifesinde "Alman Rus Harbi" serlevhasına, Radyo Gazetesinden iktibas edilen bir haberi, büyük başlıklarla üç sütun üzerine plase ettiğiniz görülmüştür. Bu hareketinizin talimata aykırı olduğunu saygılarımla bildiririm. (Matbuat Umum Müdür Vekili İzzettin Tuğrul Nişbaş)

İnönü'nün Seyahatleri: Ankara: 29 Ağustos 1941 Talimat: Reisicumhurumuz Milli Şef İsmet İnönü'nün umumiyetle yapacakları seyahatler için Anadolu Ajansı'nın vereceği haberlerden başka hiç bir suretle neşriyat yapılmamasının gazetelerimizin selahiyetli mümessillerine tebliğini rica ederim. (Matbuat Umum Müdür Yardımcısı İzzettin Tuğrul Nişbay)

ismetGiritli

Hırsızlıklar: Hatay'da on beş aydır hırsızlar üç otomobili soymuş, bir polisi öldürmüş, iki kişi yaralamış ve on beş bin lira gasbederek kaçmışlardır. Bu haber yazılmayacaktır. 29 Ağustos 1941

Karabekir Paşa'ya Yasak: Ankara: 23 Aralık 1940 Talimat: Mebus General Kazım Karabekir'in 23 Kânunuevvel (Aralık) 1940 Pazartesi günü, Büyük Millet Meclisi'nde yapmış olduğu beyanat gazetelerimizde hiç bir suretle derc edilmeyecek ve bu beyanattan bahsedilmeyecektir. (Bu Talimat, başvekilimizin emriyle; Anadolu Ajansına, Ulus Gazetesine, İstanbul, İzmir, Adana Valilerine 23 Aralık 1940 akşamı, saat 21.00'da telefonla bildirilmiştir) Matbuat Umum Müdürlüğü

Telaş Verici ve Zevksiz Başlık: Ankara: 23 Ocak 1942… 20 Sonkânun (Ocak) tarihli nüshanızın birinci sayfasının sağ ucundaki serlevha, bu bab'daki talimatın ruhuna aykırı, zevksiz ve telaş vericidir.

Şikâyet Kılıklı Neşriyat: Ekmekten, odundan, kömürden ve etten ‘şikâyet kılıklı' neşriyat yapılmayacaktır. 10 Ocak 1942

Muhakeme Yasağı: Bir kadını yalancı şahitliğe teşvikten suçlu sorgu hâkimi'nin, cereyan eden muhakemesine dair neşriyat yapılmayacaktır. 6 Mayıs 1942 Ek Yasak: Zabıta, adliye ve mülkiye memurlarının işledikleri suçlara ait neşriyat yapılmayacaktır.

İhtiyatlı Lisan: Ankara: 23 Haziran 1942 Telgraf, Tasvir-i Efkâr Gazetesi Müdürlüğüne… Gazetenizin 21 Haziran 1942 tarihli nüshasının başmakalesi şayan-ı dikkat görülmüştür. Hükümet reisliğinden bahsederken daha ihtiyatlı bir lisan kullanılmasını rica ederim. (Matbuat Umum Müdürü Selim Sarper)

Dört Yasak Daha: 1- Gazetelerde büyük manşetler yalnız dâhili haberler için kullanılacaktır. 2- Harici haberler tek sütuna dizilecek. Bu haberlere azami 24 puntodan büyük başlık konmayacaktır. 3- Matbuat Umum Müdürlüğü'nün ve Anadolu Ajansı'nın vereceği harici haberlerden başka, hiçbir harici haber neşredilmeyecektir. 4- Türk rejiminden, bu rejimin ideolojisinden gayrı, (velev fikri tetkik namı atında olsa da) diğer rejimlere ve ideolojilere ait neşriyat yapılmayacaktır. 20 Temmuz 1940 (Refik Saydam)

Matbuat Umum Müdürlüğü'nden iktibas edilen resmî talimatlar gösteriyor ki; 1940'lı yıllar, “diktatörlüğün zirve yaptığı vakitler” olarak, tarihin kara sayfalarına geçmiştir. Pazar günü yapılacak “Türk Tipi Başkanlık” referandumu vetiresinde, “uyduruk” ithamlar ile Muhterem Recep Tayyip Erdoğan'a saldıran, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ithaf olunur… “Tayyip Bey başkan olursa; şunu yasaklayacak, bunu yasaklayacak” demeyle olmuyor ağalar, beyler!. Şöyle bir dönüp arkaya bakmak lazım, ‘bizimkiler' ne fırıldaklar çevirmiş diye!.

14 Mayıs 1950 ‘halk darbesi' sonrası oluşan ‘zafer havasının' verdiği keyifle atılmış bir manşetle makalemizi sonlandıralım ve Samsun'un mahalli gazetelerinden Ali Baba'nın, 10 Nisan 1951 tarihli manşetiyle haykıralım; BU MİLLET SABIK DİKTATÖRÜN IZDIRAP DEVRİNE DÖNMEYECEKTİR…

CHP_SANSUR

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  514875

-