21 AĞUSTOS 2017 PAZARTESİ

Semih Akşeker

TEKNOLOJİK PALAVRALAR

Semih Akşeker

Teknoloji kapitalizmi ayakta tutan mekanizmaların bugün en önemli olanı.

Teknoloji günümüzde fayda perdesiyle halkın istifadesine sunulmakta, oysa gerçekte halkın kontrol ve denetimine yaramaktadır.

Teknoloji vasıtasıyla kendini tahkim eden sermaye ve devlet gücünü artırırken diğer yanda birey, sermaye ile ortak hareket eden (işbirlikçi) devlet karşısında giderek önemsiz hale gelmektedir.

Oysa modernite insanı merkeze alan fikirler ile ortaya çıkmıştı, bugün ise insanı bir hiç haline getirdiği anlaşıldı. (takke düştü kel göründü)

Teknolojinin özne haline yükselmesi ve insanın nesne haline düşmesi… Evet doğrusu ben modernitenin bundan daha büyük bir çelişkisini bilmiyorum.

(Teknolojiye getireceğimiz itirazlar bu minvalde değerlendirilmelidir)

Teknoloji bir ihtiyacı karşılamak üzere üretilmez. İhtiyaç faktörü teknoloji üretimi için geçerli bir gerekçe değildir. Bugüne kadar eksikliği duyulup icad edilen bir tek teknolojik ürün gösteremezsiniz. Teknoloji ihtiyaç olmayan ürünlere yönelerek teknikten ayrılır.

Teknoloji gerçekte eskiden beri yapılagelen herhangi bir faaliyetin farklı bir yol ve metodla yapılmasından başka bir şey değildir. Eskiden at ve deve ile yapılan seyahatin bugün otomobil ve uçak ile yapılması gibi bir yöntem değişikliğidir, o kadar.

Teknoloji ile işin hüviyeti değil mahiyeti değişmiştir. Seyahat bâki kalmış, vasıtalar değişmiştir.

Bir örnek vereyim; Otomobiller 1908 yılında ilk defa kent içinde caddelerde görülmeye başladığında bu dört tekerlekli acaip icat Amerikan halkı tarafından çok tuhaf/sâkil karşılanmış, kimsenin at varken otomobile binmeyeceği düşünülmüştü. Hatta yatırımcı Henry Ford ahmak olarak nitelendirilmişti. At varken kim bu otomobillere binecekti? At varken kim bu saçma icadı satın alacaktı? Gerçekten o günün şartlarında gayet mantıklı sorulardı bunlar.

Oysa bu konuşmalardan sadece 4 yıl sonra 1912'ye gelindiğinde yollarda araç sayısı 200 bine 1914'te 500 binlere ulaşmış, Henry Ford dünyanın sayılı zenginleri arasına girmişti. Meğer işin rengi başkaymış, halk tahmininde yanılmış, kapitalizm beklenmedik büyük bir başarı sağlamıştır.

Zîra teknoloji zihinleri çelmeye gayet elverişli bir mekânizma / manyetizma.

Bir başka örnek; sanayi devri buhar gücü keşfi ile başladı. (1762) Buharlı makine teknolojisi ilk olarak tekstil sanayiinde uygulandı. Artık günde binlerce metre kumaş dokunabiliyordu. Ancak 1800'lere gelindiğinde beklenmedik bir şey oldu, aşırı üretim sebebiyle ilk kez stok sorunu ile karşılaşıldı, İngiliz tekstil sanayii durma noktasına geldi. Ancak kapitalizm bu sorunu bir başka yöntemle çözecekti. Sömürge Hindistan'da el tezgâhlarında kumaş dokuyan 20 bin ustanın sağ eli kesilerek ihraç sorunu aşıldı.!

 Şimdi burada duralım ve kendimize bir soru soralım; Eğer tekstil sanayii/teknolojisi ortaya çıkmasaydı insanlar kumaşsız mı kalacaktı, hayvan postu mu giyecekti ya da elbisesiz çıplak olarak mı dolaşacaktı? Hayır, bunların hiç biri olmayacak, insanlar yine eskide olduğu gibi el tezgâhlarında kumaş dokumaya devam edecekti. Zîra ortada ne bir kumaş yetmeme sorunu ne de el dokuması kumaşlarda bir kalite sorunu vardı.

Tekstil teknolojisi icad edilmeden önce insanlar elbisesiz çıplak dolaşmıyorlardı. Herkese yetecek kadar kumaş el tezgâhlarında dokunuyordu. Hem de pamuk, yün, keten gibi doğal ürünler ile. Hatta birçok aile kumaşını kendi evinde dokuyor, dışarıya para da vermiyordu. Hasılı nereden bakılırsa el dokumacılığı avantajlı, sorunsuz, temiz bir iş/ekmek kapısı idi.

 Görülen o ki teknoloji (makineleşme) halkın arzusu / tercihi olmadığı gibi hayallerini süsleyen bir beklentisi de değildi. Açıkçası sermayedar / kapitalistten başka kimsenin fabrika ve teknolojiye ihtiyacı yoktu.

Teknoloji ihtiyaç, konfor, kolaylık... adı altında hilelerle halkın elindeki varın yoğun o farkında olmadan emilmesi hadisesidir.

Yine teknoloji halkın elindeki iş / meslek ve kazançların kapitalizm tarafından ele geçirilmesi ve tekeline alınmasına yarayan bir araç / mekanizma olmaktan öte bir şey değildir.

Teknoloji ile insanların iş / meslek ve kazançları daha da önemlisi çalışma hürriyetleri elinden alınmış, milyonlarca insan hayatında ilk defa ücretli birer işçi haline getirilmiştir.

Teknoloji kitleleri işçileştiren / köleleştiren bir mekanizmadır.

Teknoloji güçsüzlerin güçlülere karşı koyamayacağı galibi baştan belli bir savaş aracıdır.

Teknoloji ile kapitalizm kazanıyor, semiriyor, büyüyor ve buna karşı koyamayan insan / çevre / ekoloji / canlılık… kaybediyor, siliniyor, yok olup gidiyor.

 

SEMİH AKŞEKER DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  289272