21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

TERÖR BAROLARI!

Zihni Çakır

Savcı Kiraz'ın katlinde kullanılan silahı içeri sokanlar, o teröristlere kuryelik yapan alçaklar, dün adliye çatısı altında “Katil Erdoğan” sloganı atan onursuzların ta kendisiydi.

Onların en temel görevi, özel ve tüzel kişiler arasındaki hukuki ilişkilerin düzenlenmesini sağlamak.

Her türlü uyuşmazlığın adalet ve hakkaniyet ölçüsünde çözümü ve yerel ve evrensel hukuk kurallarının, yargı organları nezdinde ve özel ve tüzel kişi ilişkilerinde tesis edilmesine katkıda bulunmak.

Avukatlardan söz ettiğimi anlamış olmalısınız. Ama bu avukatlar, ülkenin Cumhurbaşkanı için adliye çatısı altında, yanlarına aldıkları DHKP-C, MLKP ve PKK mensuplarıyla “Katil Erdoğan” sloganları atanlarla aynı değil.

Sözünü ettiğim avukatlar, evrensel tanımda da karşılık bulan, onurlu ve şerefli bir mesleğin, onurlu ve şerefli mansupları.

Taktir edersiniz ki; onur ve şeref kavramlarını, üzerine geçirdiği cübbeyle ülkenin Cumhurbaşkanı için “Katil” sloganı atanlarla bir arada anmak, bu kavramları sadece kirletir.

Görevi adil bir yargılama sonrası suçlu ve suçsuzun tesbitine yardımcı olmak olanların, hiçbir yargısal sürece tabi tutulmayan bir insan için üstelik bu ülkenin Cumhurbaşkanı için “Katil” sloganı atması öyle fütursuzluk, densizlik ve hatta ŞEREFSİZLİK diye geçiştirilecek local bir hadise değil.

10 Ekim Cumartesi günü Ankara Tren Gar'ı önünde gerçekleşen kanlı eylemin arkasındaki terör örgütlerini kamufle eden bu slogan, aslında geç bile kaldığımız ve Barolar'ın meşruiyetini tartışmaya açmayı gerektiren bir gelişme.

Terör Örgütleri'nin hegemonya alanı; Barolar!

Üstelik 80 milyonun gözleri önünde canlı yayınlarla aktarılan sözde eylemdeki bu alçaklığa dair, ne İstanbul Barosu ne de Barolar Birliği bir kınama yayınladı.  Mensuplarının bu hayasızlığına karşı sergilenen sükutun ikrardan geldiğini bilkmek için alim olmaya da gerek yok.

Hepimiz biliyoruz ki; Barolar, büyük oranda, bilhassa marjinal sol örgütlerin hegemonya alanı. Son dönem DHKP-C, MLKP ve PKK'nın da Barolar'da Fetullahçı Terör Örgütü ile ittifak içerisinde hakimiyet kurduğu biliniyor.

Evvela Barolar'ın, terör örgütlerinin hegemonya alanına dönüşmesi, terörü meşrulaştırmanın yanında legalize etme hedefinin de bir merhalesi olduğunu aktarmak istiyorum.

Geçmişte belli bir mezhep mensupları ile “Komünist” diye tanımlanan marjinal sol ideoloji mensuplarının kontrolünde olan Barolar ile yargının, bugün Barolar üzerinden terör örgütleriyle organik ve zilliyet bağı kurmuş olması, ülkenin terörle mücadelesi ve toplumsal barışı açısından büyük tehdit.

Şehit savcı Kiraz'ı katleden silahın kuryesi de bunlar!

31 Mart  2015 günü Çağlayan adliyesinde Memur Suçları Soruşturma Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın katledilişinin acısı hala yüreğimizde taze bir sızı. Şehit Savcı'yı katleden teröristlerden birinin DHKP-C üyesi Şafak Yayla olduğu da malumunuz.

Teröristlerin, adliyeye silah sokmak için içerden destek almış olmaları üzerinde çok duruldu; ama bu sorunun cevabı bir türlü alınamadı. Aslına bakarsanız bu cevap o zaman da belliydi.

Bugün ise; Çağlayan adliyesinde Ankara'daki kanlı eylemi protesto bahanesiyle “Katil Erdoğan” sloganı atan cübbeli it sürüsü olarak karşımıza çıktı cevap.

Savcı Kiraz'ın katlinde kullanılan silahı içeri sokanlar, o teröristlere kuryelik yapan alçaklar, dün adliye çatısı altında “Katil Erdoğan” sloganı atan onursuzların ta kendisiydi.

Savcı Kiraz'ın katili olan Şafak Yayla'nın olay yerinde öldürülmesi sonrasında yasını tutan, onun resmini, sosyal medya hesaplarında profil resmi yapan DHKP-C'li Av. Hakan Evcin'i de hatırlayalım.

Bu zat da, MİT Tırlarının durdurulup aranmak istenmesi ile ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde 6 Mayıs 2015 günü günü gözaltına alınan Cumhuriyet Savcısı Süleyman Bağrıyanık'ın evinde görüntüleniyordu.

Toplumsal barışı dinamitleyen terör örgütlerine bir de yargı ve emniyetteki uzantılarıyla parallel bir devlet yapılanması kuran Fetullahçı Terör Örgütü'nü ekleyin şimdi.

Sizce de; Baroların ve yargının terör örgütlerinin hegemonya alanına dönüşmesi, Türkiye'nin terörle mücadelesi ve toplumsal barışın tesisi için çözmesi gereken öncelikli sorun değil mi?

 

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  606592

-