30 MART 2017 PERŞEMBE

Ahmet Rasim Küçükusta

TİROİT KANSERLERİ HER GEÇEN GÜN HIZLA ARTIYOR

Ahmet Rasim Küçükusta

Son senelerde artış gösteren kanserler içinde tiroit başta geliyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi' nden Prof. Dr. Murat Faik Erdoğan da ülkemizde her 100 bin kadından 18' inde tiroit kanseri görüldüğünü açıklıyor (1). Durum dünyada da bizden farklı değil. USA' da tiroit kanseri teşhislerinin 1970' lerden bugüne iki misli arttığı bildiriliyor.

Bu kanserlerin prognozu çok iyi: Teşhisten 5 sene sonra hayatta kalma oranı yüzde 97' ye ulaşıyor. Tiroit kanserlerinin tedavisinde de eskiye göre mühim bir farklılık yok. Tiroit bezinin bir kısmı veya çoğu zaman olduğu gibi tamamı alınıyor (tiroidektomi) ve birçok hastaya da kalabilecek olan hücrelerin ölmesi için radyoaktif iyot tedavisi (halk arasındaki adıyla atom tedavisi) uygulanıyor.

Aşırı teşhis mi?

Tiroit kanserlerindeki artışta ultrason ve ince iğne biyopsisi gibi tetkiklerin artmasının elbette önemli etkisi var. Gelişen teknolojinin ve tıbbi tetkiklere daha kolay ulaşmanın birçok hastalık ve kanserin artışına sebep olduğu gibi tiroit kanseri teşhislerini de artırdığına hiç şüphe yok. Tiroit kanserlerinin önemli bir kısmı, şikâyeti olmayan hastalarda tesadüfen de bulunabiliyor. 2006' da yayınlanan bir araştırma da, tiroit kanserlerinin 1973' den 2002' ye yüzde 140 artması, gerçek bir artışa değil küçük papiler kanserlerin teşhisindeki artışa bağlanıyor (2).

Gerçek bir artışın kanserin tüm evreleri için geçerli olması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, artışın yüzde 87' sinin iki santimden küçük papiler kanserden olduğunun altını çiziyorlar. Bu kanserler teşhis edilmemiş olsa bile bunların hastaya hiçbir zararı olmayacak, yani bunlar “aşırı teşhis”. Bütün ince iğne biyopsi örneklerini yüzde 4' ünde kanser çıkması da bunun delili olarak kabul ediliyor.

Kadınlarda erkeklere nazaran 3-4 misli daha fazla görülen tiroit kanserlerinin 5 sene sonraki hayatta kalma oranlarının son 30 senede kadınlarda yüzde 4.7 artmış olmasına karşılık erkeklerde mortalitenin yüzde 2.4 artmış olması, olayın sadece teşhisteki artışla izah edilemeyeceğini gösteriyor. Tiroit kanserleri gerçekten artıyor Tiroit kanserlerindeki artışı sadece teşhisteki artışa bağlamak doğru değil. Çünkü sadece küçük olanlar değil büyük tümörlerdeki teşhislerde de bir artış var, kadın erkek farkı ve doğum kohortları bu görüşü destekliyor. Ayrıca tiroit kanserlerine bağlı ölümler (mortalite) erken teşhise ve daha iyi tedavi imkânlarına rağmen azalmaması bir tarafa artıyor.

Gelelim neticeye

Tiroit kanserleri artıyor diyen Prof. Dr. Erdoğan “tiroit kanserlerinin artış sebebi bilinmiyor” deyip işin içinden sıyrılmış. Zaten bizim akademisyenlerimiz hastalıkların neden arttığıyla prensip olarak hiç ilgilenmezler. Diyabetin 10 senede yüzde 100 arttığını söyleyen, erken teşhis ve tedavi konusunda bülbül kesilen uzmanlarımızı düşündüğümde, tiroit kanserlerindeki artışın da “bilinmiyor” diyerek savsaklanması bana hiç de tuhaf gelmiyor. Bilim dünyamız için varsa yoksa “erken teşhis ve tedavi”; artışın sebeplerini araştırmak kapsama alanları dışında kalıyor. Oysa bir hastalık veya kanser 20-30 sene içinde katlanarak artıyorsa bunun genetik sebeplere bağlı olması mümkün olmadığından, sebebi değişen çevre ve hayat tarzımızda aramak ve buna göre gerekli tedbirleri almak gerekir.

Kaynaklar 1. http://ahmetrasimkucukusta.com/2015/05/25/haftanin-haberi/100bin-kadindan-18-i-tiroit-kanseri/ 2. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16684987

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA DİĞER YAZILARI

  1. Müslüman

    Rasim bey kusura bakma ama sen de yazmamışsın ki tiroit kanserinin Nasıl önleneceğini... Sebeplerini....

Yorum Yaz