Hüseyin Yağmur

TRABZON MEBUSU ALİ ŞÜKRÜ BEY’İN ŞEHİD EDİLMESİ

Hüseyin Yağmur

Dün, Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey'in şehid edilmesinin 95. yıldönümüydü. Dolayısıyla biz bugün, 27 Mart 1923 günü bir suikastle şehit edilen Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey'den ve Onun şehit edilmesinden bahsedeceğiz.

Bir yakın tarih araştırmacısı olarak şunu iddia ile söylüyorum; ki Şehid Ali Şükrü Bey, Türk Parlamento Tarihinin gelmiş geçmiş en mümtaz şahsiyetlerinden biridir. Gerek birikimi ve gerekse 1.Mecliste verdiği mücadele, Türk Parlamento Tarihine altın harflerle yazılacak mahiyettedir. Şehid Ali Şükrü Bey, üç yıl gibi kısa bir sürede parlamentoda bir ömre sığacak faaliyeteler yapmış, bir büyük dönüşüm fırtınası karşısında adam gibi bir duruş sergilemiştir.

Bu girişten sonra şimdi birkaç satırla Şehid Ali Şükrü Bey'den bahsedelim:

Şehid Ali Şükrü Bey, Trabzonlu olup 1884 yılında Beşikdüzü'ne bağlı Denizli köyünde doğdu. Babası mütekaid Bahriye kolağası (önyüzbaşı veya kıdemli yüzbaşı) Hacı Hafız Ahmet Kaptan'dı. Heybeliada'da bulunan Bahriye Mektebi'nde öğrenim gördü. Okulu 1904 yılından tamamladı ve bahriye erkan-ı harp subayı oldu. 1909 yılında kurulan Donanma-yı Osmanî Muavenet-i Milliye Cemiyeti'nin kurucularından birisi oldu ve bir süre ikinci başkanlık görevini üstlendi. Cemiyetin Osmanlı donanması için almak istediği nakliye gemilerini almak üzere Liverpool'e gönderildiğinde eğitimini tamamladı ve çok iyi düzeyde İngilizce öğrendi. İngiltere'de bulunduğu dönemde Türkiye aleyhine yapılan propagandalara karşı çalıştı; Liverpool Times gazetesinde çeşitli makaleleri yayımlandı.

Şehid Ali Şükrü Bey, Yüzbaşı rütbesinde iken askerlikten istifa edip siyasete atılmaya karar verdi. İttihat ve Terakki aleyhtarı görüşlere sahipti. 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında Trabzon mebusu seçildi. İstanbul'un işgalinden sonra Meclis-i Mebusan'ın kendini feshetmesi üzerine Ankara'ya giderek ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Trabzon milletvekili olarak girdi.

Şehid Ali Şükrü Bey Mecliste, Mustafa Kemal'in önderliğindeki Birinci Grup'a muhalif milletvekillerinin toplandığı İkinci Grup'un liderlerinden biri oldu. 28 Nisan 1920'de içki yasağı konusunda meclise yasa teklifi verdi ve yasalaşması için büyük çaba sarf etti.

36 yaşında mebus seçilen Şehid Ali Şükrü Bey, İkinci Grup'un hitabeti güçlü sözcülerindendi. Trabzon temsilcisi, bahriye subayıydı. Konuşurken, ‘Dünkü Fransız basınında şöyle bir haber okudum.' diyecek kadar Fransızcaya da vâkıf ve münevver bir şahıstı.

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun, hakkında ‘Millî Mücadele'nin samimi insanlarından' kaydını düştüğü Şehid Ali Şükrü Bey,kuvvetli bir tenkitçiydi. Şehid Ali Şükrü Bey, gensoru konusu yaptığı bütün meselelerde ilgili bakanları ağır şekilde hırpalamaya muvaffak olmuş ve hemen her zaman müspet sonuç aldığı için icra vekillerinin korkulu rüyası haline gelmişti. İkinci Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun 19 Ocak 1923'te görüşlerini açıklamak maksadıyla çıkarmaya başladığı Tan Gazetesi'nin sahibi ve aynı zamanda başyazarıydı.

Uzun süre Londra'da kaldığı için Batı Demokrasisi'ni de yakından tanıyan Şehid Ali Şükrü Bey, kuvvetli bir tenkidçi olduğundan “Her gensoru önergesi sırasında bakanları ağır bir şekilde hırpalamaktaydı. Bu yüzden Hükümetin Bakanları, Ali Şükrü Bey'den son derece çekinmekteydiler.” (Ateş,1998:58)

Şehid Ali Şükrü Bey, Musul'un ve on iki adanın başka devletlere verilmesine karşı çıkanlardan biridir.Bir kumandan ve bir askerî mütehassıs olan İsmet Paşa'nın Boğazlar ve askerî tahdidat meselesini hallettiğini, fakat bir diplomat olmadığı için diğer meselelerde muvaffak olamadığını ileri süren Trabzon Mebusu Şehid Ali Şükrü Bey,Mehmetçiğin süngüsü ile kazanılan muazzam zaferin Lozan'da heba edildiğini söylemişti.

Lozan Görüşmelerini dikkatle takip eden Şehid Ali Şükrü Bey, Hükümete bu konuda da sert eleştiriler yöneltmişti.

Şehid Ali Şükrü Bey,  “Mehmetçiğin süngüsüyle kazanılan zaferin Lozan'da, Lord Gürzon'un (İngiliz) oyun ve hilelerine kurban edildiğini söyleyerek, “Bu murahhas heyetinin barış üzerine bir sözü olamaz.” (Kabaklı,1989:42) diyordu.

Şehid Ali Şükrü Bey,  Mustafa Kemal Paşa ile tartışmaktan da çekinmiyor zaman zaman onunla Meclis'te karşı karşıya geliyordu.

Bilinenlerin aksine Şehid Ali Şükrü Bey'in, Mustafa Kemal Paşa'ya muhalifliği ilkesel sebeplere dayanmaktaydı. Şehid Ali Şükrü Bey, daha ilk Meclisin oluşturulduğu seçimlerde milletin iradesine müdahale edildiği için Mustafa Kemal Paşa'ya itiraz etmişti.

Binbaşı Hüsrev Gerede bu olayı şöyle anlatır: Trabzon'dan Ali Şükrü imzasıyla Kara Vasıf bey'e yazılan 3 Kasım 1919 tarihli bir mektupta, Trabzon seçimlerine karışılmasından şikayet ediliyordu. (Gerede-Önal-2003:158-159)

Şehid Ali Şükrü Bey'in bu mücadeleci tavrı bir süre sonra onu tasfiye edilecek bir hedef haline getirmişti. Artık bazı mahfillerde alenen onun dövülmesinden ve işyerinin yakılıp yıkılmasından bahsediliyordu.

Mustafa Kemal Paşa'nın Şehid Ali Şükrü Bey, ile ilgili düşüncesini Kazım Karabekir de günlüklerinde şöyle naklediyor: “Muhaliflerden Ali Şükrü Ankara'ya makine getirmiş. Tan Gazetesi çıkaracakmış. Gazi yanımda Cevat Abbas'a şöyle dedi: “Muhalifler matbaa yapıyor da siz hâlâ uyuyorsunuz. Yakmalı, yıkmalı!”(Mumcu,1998:55)

Ve Ali Şükrü Bey birden ortadan kaybolur. Ali Şükrü Bey 27 Mart Salı gecesinden beri ortalarda yoktur. Ne olduğu, nereye gittiği en yakın arkadaşları tarafından dahi bilinmiyordu. Bir cinayete kurban gitmesi ihtimalinden bahsediliyordu.

Bir kaç gün içinde korkunç gerçek ortaya çıkar. Ali Şükrü Bey, 1. Meclis'te yaptığı muhalefetin bedelini canıyla ödemiş, Çankaya Muhafız Tabur Komutanı Topal Osman'ın bir suikast tertibiyle öldürülmüştü.

İçten içe plânlanan senaryo Topal Osman eliyle hayata geçirilmiş, Ali Şükrü Bey, davet edildiği Topal Osman'ın evinde kendisini bir dost sohbetinde zannederken çay içtiği bir sırada üzerine çullanılarak öldürülmüştür. Şehid Ali Şükrü Bey, katillerine direnmek için o kadar gayret etmiştir ki yerdeki hasırın bir parçası yırtılarak avucunun içinde kalmıştı.

Bir Trabzon ziyaretimizde Şehid Ali Şükrü Bey'in Boztepe'deki kabrini ziyaret ettim. Kabir başındaki kitabede Şehid Ali Şükrü Bey, sanki ‘sektei kalpten' ölmüş gibi bir anlatım yer alıyordu.

Şehid Ali Şükrü Bey'in muhalif fikirlerinden dolayı şehid edilerek yok edilmesi ve bu yöntemle bir muhalifin susturulması, Türk Siyasi Tarihinin en önemli kara deliklerinden biridir.

Şehid Ali Şükrü Bey'e gereken vefa gecikmeli de olsa gösterilmeli, Ankara ve Trabzon başta olmak üzere ülkenin çeşitli vilayetlerinde önemli yerlere ismi verilmeli, her yıl düzenli bir şekilde anılarak gelecek nesillere onun kahramanca verdiği mücadele anlatılmalıdır. 

 

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  467526

-