18 OCAK 2020 CUMARTESİ

TÜRKİYE’NİN SÜRECE DAHİL OLMASINI MILF İSTEDİ

Devlet olarak büyükelçinin altındaki bir isim Türkiye’yi temsil ediyordu bu süreçte ancak Türkiye’nin çok aktif bir pozisyonu yoktu. Türkiye’nin sürece dahil olmasını isteyen MILF’di. Bunda da İHH’nın etkisi büyüktü. Çünkü İHH bu işin başından beri daha olay Malezya’nın arabuluculuğu aşamasına gelmeden öncesinde de Moro Müslümanları ile müzakerelerde bulunuyor, barışı, barışa giden yolları hatta bağımsızlık yerine özerklik seçeneğini de istişare ediyor, tavsiyelerde bulunuyordu.


TÜRKİYE’NİN SÜRECE DAHİL OLMASINI MILF İSTEDİ

H. Zehra Kavak'ın / Hüseyin Oruç'la mülakatı

Moro Müslümanları askeri mücadeleden barış müzakereleri aşamasına gelene kadar İHH hep bölgedeydi ve bu süreçlere tanık oldu diyebilir miyiz?

Evet, sürekli bölgedeydik. İnsani yardım çalışmaları yaptık, yetimhane yaptık, okul yaptık ve fiili olarak dağıtımlar yaptık. Moro Müslümanları barış aşamasına geldiğinde de MILF bizim de bu sürecin içerisinde olmamızı istedi. “İHH olarak yanımızda durmalısınız.” dediler. Barış süreci Malezya'nın arabuluculuğunda Kuala Lumpur'da başlatıldı. Bu süreçte henüz Bağımsız Gözlemci Heyeti (Third Party Monitoring Team / TPMT) falan oluşmamıştı. Malezya, Filipin Devleti ve MILF vardı sadece. Bu görüşmelerde MILF'i şu anda da görüşmeleri devam ettiren Muhacir İkbal temsil ediyordu. Sürecin başında ateşkes ve devamındaki aşamalar görüşülüyor. Sonra yavaş yavaş bu çekirdek kadroyu destekleyecek yapılar oluşuyor. Uluslararası Temas Grubu (International Contact Group) ilk oluşan yapı. Kolaylaştırıcı olarak sürece dâhil oluyor. Temas grubunun içinde Endonezya var, devletler var, sivil toplum kuruluşları var.

Türkiye resmi olarak, devlet kanadını kast ediyorum, bu süreçte var mıydı?

Devlet olarak büyükelçinin altındaki bir isim Türkiye'yi temsil ediyordu bu süreçte ancak Türkiye'nin çok aktif bir pozisyonu yoktu. Türkiye'nin sürece dahil olmasını isteyen MILF'di. Bunda da İHH'nın etkisi büyüktü. Çünkü İHH bu işin başından beri daha olay Malezya'nın arabuluculuğu aşamasına gelmeden öncesinde de Moro Müslümanları ile müzakerelerde bulunuyor, barışı, barışa giden yolları hatta bağımsızlık yerine özerklik seçeneğini de istişare ediyor, tavsiyelerde bulunuyordu.

Barış görüşmeleri mutlaka ve mutlaka Moro Müslümanları tarafından kendilerince başlatılmalıydı. Moro Müslümanları bunu yaptı sonra Uluslararası Temas Grubu kuruldu. Temas Grubu Kuala Lumpur'da 50'den fazla toplantı yaptı. Temas Grubu'ndaki ülkeler kolaylaştırıcı oldular, ihtisas konularında görüşlerine başvuruldu, onun dışında toplantılara alınmadılar. Süreç tıkandığında çağrıldılar, bazı noktalarda gözlemci oldular. Ama hiçbir dönem bu Temas Grubu işin arabulucusu yapılmadı. Arabulucu Malezya'ydı.

Türkiye de devlet olarak Uluslararsı Temas Grubu'nun içerisindeydi?

Evet Türkiye de Temas Grubu'nun içerisindeydi. Biz İHH olarak resmen bu süreçte yer almadık, danışman statüsündeydik.2012 yılında görüşmeler artık bir sonuca yaklaşıp Çerçeve Antlaşması imzalanacağı zaman yeni bir heyetin, Bağımsız Gözlemci Heyeti (TPMT)'nin kurulmasına karar verildi. Bunu MILF önerdi devlet de kabul etti. MILF de devlette bu gözlemci heyetinin sivil bir yapı olması onuşunda hemfikirdi. Beş kişiden oluşsun, gerekirse bir kişi daha eklensin, heyet başkanı her iki tarafın da %100 mutabık olduğu biri olsun denildi. MILF iki isim devlet iki isim belirleyecek, heyet başkanı ortak belirlenecekti.

MILF kendileri için en hayati organlardan birisi olan TPMT'de yani bu süreci denetleyecek ekipte İHH'nın da yer almasını istedi. Bu, müzakere masasında onaylanan anlaşmanın uygulanıp uygulanmadığını gözlemleyecek olan ekipti. İHH olarak biz de resmen bu şekilde sürece dahil olmuş olduk.

Filipinler hükümeti de MILF'in önerdiği İHH'yı itirazsız bir şekilde kabul etti?

Tabii hükümet de kabul etti. Heyetin başkanı ise iki tarafın da çok yakından tanıdığı gerek 96 antlaşmasında gerek öncesinde bölgeye gidip gelmiş, 96'da Filipinler'de Avrupa Birliği büyükelçisi olarak görev almış, bu dönem içerisinde MILF ile Hacı Murat ile sürekli iletişimde olmuş, devlet ile iyi ilişkileri olan, TPMT kurulduğunda da emeklilik aşamasına gelmiş Avrupalı bir diplomat: Alistair MacDonald. Hükümet, heyet üyeleri için Asya Vakfı (The Asia Foundation)'ın ülke temsilcisi Steven Roods'u ve barış enstitüsü Gaston Z Ortigas'ın başkanı Karen Tanyada'yı önerdi. Karen Tanada, ülkenin demokrasi tarihinde çok önemli bir yeri olan bir senatörün kızıdır. MILF ise üye olarak IHH yı ve Müslüman gençlik hareketi olarak tüm ülkede teşkilatlanmış olan UNYPAD ı önerdi. IHH adına ben, UNYDAD adına başkanları Rahip Kudto heyette bulunuyor.

Heyet için önerdiği isimlerden yola çıkarak hükümetin barış sürecine karşı samimi olduğunu söyleyebilir miyiz?

Öyle tabii. Süreç içerisinde oluşturulan komisyonların hepsinin bir ömrü var. Belli bir zaman dâhilinde görev yapacaklar. Örneğin Temas Grubu'nun görevi tamamlandı ve bu grup çalışmalarını bitirdi.

TPMT'nin görev süresi, süreçteki rolü tam olarak nedir peki?

TPMT, Bangsamoro parlamentosunun oluşturulup seçimler yapılıp çıkış belgesi imzalanıncaya kadar görevine devam edecek. TPMT beş üyesinin haricinde alt komisyonları olan bir yapı. Örneğin bir birimi uluslararası silahsızlanma birimi. MILF süreç içerisinde silahlarını bu komisyona devredecek. Daha önce yapıldığı gibi silah bırakma, silahları devlete teslim etme gibi bir durum olmayacak. Silahlar MILF'in ulaşabileceği bir yerde Bangsamoro'da bir yerde toplanacak. Bu bir ruhsat aslında. İnşaallah o silahlara hiç ihtiyaç olmaz.

Uluslararası Silahsızlanma Birimi'nde Türkiye de görev aldı değil mi?

Evet bu birimde Türkiye de devlet olarak bir sorumluluk üstlenmiş oldu. Oldukça kıdemli bir büyükelçiyi Haydar Berk'i atadı bu sorumluluğa. Haydar Berk Türkiye'nin NATO'daki daimi temsilcisiydi şimdi bu silahsızlanma biriminin başkanı oldu. Aslında bu göreve Norveç talipti. İki yıldır hazırlanıyorlardı, uzmanlar gönderdiler, araştırmalar yaptılar, MILF'le yoğun görüşmelerde bulundular. Ancak MILF başkanın Türkiye'den olmasında ısrar edince Norveç de CEO yapıldı. İnşallah Türkiye bu konuda hayırlı bir hizmet verecek, önemli komisyonlardan bir tanesi bu birim.

TPMT üyesi olarak ilk toplantınızı 2013 yılının Temmuz ayında Malezya'da yaptınız değil mi?

Evet. 2013 Temmuz'unda Malezya'da toplandık. Bağımsız Gözlemci Heyeti olarak aynı yılın Eylül ayında da Filipinler'de toplandık. MILF lideri Hacı Murad İbrahim'i Darapanan Kampı'nda ziyaret ettik. Heyet ziyaretinden sonra kendisi ile yalnız görüştüm. Kendisine neden İHH'yı seçtiklerini sordum. Cevabı şöyle oldu: “Siz sürecin başından beri yanımızdasınız. Daha da önemlisi İHH'nın böyle bir göreve ihtiyacı vardı. Dünyanın her tarafında çalışmalar yapıyorsunuz ama bu kadar üst düzeyde bir sorumluluğunuz olmadı. İHH'nın bundan sonraki dönemde dünyanın farklı bölgelerinde benzer süreçlerin takipçisi olabilmesi için buna ihtiyacı vardı. Bu yüzden İHH'nın sürecin içinde olmasını özellikle istedik.”

Bunun yanında İHH'nın da sürece katkıları olduğunu düşünmüş olmalılar ki sürecin takibinde yer almasını istediler. Hacı Murad İbrahim'in kendisi “Ben bunu özellikle İHH için istedim.” dedi. Çok duygusal bir ortamdı o. Yani binlerce kişinin hayatını kaybettiği, çok ciddi bedellerin ödendiği ve bizim son dönemde gördüğümüz en ciddi diplomatik başarının sağlandığı süreçte, bunu yapan isim, size kendisi için değil, Bangsamoro için değil, tüm ümmete faydası olacağından dolayı “Biz İHH'nın burada olmasını istedik.” diyor. İşte bu, çok şey anlatıyor. Selamet Haşimi'nin üzerinde durduğu İslami bakış açısını çok iyi gösteriyor. Hacı Murad sonra da gülümseyerek dedi ki “Zaten başka kimse de yoktu.” Maalesef başka kimse de yoktu.

Devamı yarın...

Yorum Yaz

  357297

-