4 NİSAN 2020 CUMARTESİ

TÜRKİYE VARLIK FONU TÜRKİYE’NİN 'GARANTİ'Sİ

‘Vergisini eksiksiz ve vaktinde ödeyen yüzde 5'e kadar indirim yapılacak’ müjdesini veren Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, 'Türkiye Varlık Fonu, Türkiye ekonomisinin gücünü göstermek, tabiri caizse 'garanti' mahiyetinde olan bir fondur' dedi.


TÜRKİYE VARLIK FONU TÜRKİYE’NİN 'GARANTİ'Sİ

‘Vergisini eksiksiz ve vaktinde ödeyen yüzde 5'e kadar indirim yapılacak

 Vergisini geçmiş dönemlerde eksiksiz ve vaktinde ödeyen mükellefler için kurumlar vergisi ve gelirler vergisinde yüzde 5'e kadar indirim yapabilecek bir uygulama konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmesinin öngörüldüğünü işaret eden Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, "Böylece vakti zamanında vergisini ödeyen, eksiksiz olarak vergisini ödeyen insanlarımız, girişimcilerimiz, şirketlerimiz özellikle Türkiye sanayisinin, Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan KOBİ'lerimiz bu vergi indirimlerinden yaralanmış olacaklardır" diye konuştu.

 Varlık Fonu bizatihi kendisi milli bir kuruluştur

 Varlık Fonuyla ilgili görüşlerini aktaran Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, "Öyle Düyun-u Umumiye falan gibi sözlerin de son derece yanlış ve yersiz olduğunu ifade etmek isterim. Varlık Fonunun bizatihi kendisi milli bir kuruluştur, milli bir oluşumdur. Ekonominin milli tarafını güçlendirmek için atılan bir adımdır."

‘Türkiye Varlık Fonu' devirlerle devleşti

 PTT, Borsa İstanbul, Ziraat Bankası, BOTAŞ, TÜRKSAT, Halk Bank, Türk Telekom ve THY gibi Türkiye'nin  dev kuruluşlarının hisseleri  ‘Türkiye Varlık Fonu' devredildi. Başbakanlıktan, Hazine uhdesinde bulunan bir kısım kamu sermayeli şirketler ile özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisselerin Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Varlık Fonu'na devredildiği bildirildi.

Bakanlar Kurulunca, Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası AŞ, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ, Türkiye Petrolleri AO, Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ, Borsa İstanbul AŞ, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ'nin sermayelerinde bulunan Hazineye ait hisselerin tamamı, Türk Telekomünikasyon AŞ'nin yüzde 6,68 oranındaki Hazine'ye ait hissesi ile Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Türkiye Varlık Fonuna aktarılması kararlaştırıldı.

İlk devirlerin ardından THY ve Halkbank'ın da özelleştirme kapsamındaki hisseleri Varlık Fonu'na devredildiği bildirildi.

Türk Hava Yolları'nın (THY) yüzde 49,12 ve Halkbank'ın yüzde 51,11 oranındaki hisselerinin özelleştirme kapsam ve programından çıkarılarak Türkiye Varlık Fonu'na devrine karar verildi.

Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığından Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ Genel Müdürlüğüne gönderilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Türk Hava Yolları AO'nun yüzde 49,12 ve Türkiye Halkbankası AŞ'nin yüzde 51,11 oranındaki hisselerinin özelleştirme kapsam ve programından çıkarılarak gerekli izinlerin alınmasını müteakip Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 19.08.2016 tarih ve 6741 sayılı Kanun uyarınca Türkiye Varlık Fonu'na devrine karar verilmiştir."

Bir başka açıklamada ise Bakanlar Kurulu'nca Türk Telekomünikasyon AŞ'nin (Türk Telekom) Hazine Müsteşarlığına ait yüzde 6,68 (B Grubu yüzde 4,999660429, D Grubu yüzde 1,680339571) oranındaki hisselerinin de söz konusu kanun uyarınca Türkiye Varlık Fonu'na devredildiği belirtildi.

Bu kararın uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve gerektiğinde uygulama esaslarına belirlemeye Başbakan yetkili kılındı.

Ayrıca mülkiyeti Hazineye ait Antalya, Aydın, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla'da bulunan bazı taşınmazların tahsislerinin kaldırılarak Türkiye Varlık Fonuna devredilmesi kararlaştırıldı.

 Devirler sonuçlanıncaya kadar Maliye Bakanlığı yönetecek

 Söz konusu taşınmazlar devir ve tescil işlemleri tamamlanıncaya kadar Maliye Bakanlığı tarafından yönetilmeye devam edecek.

Başbakanlık'tan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye Varlık Fonu'na devredilen söz konusu şirketlerin mevcut yönetimleri ve işletme politikaları ile iş planlarının, yatırım ve büyüme stratejilerine uygun olarak devam edeceği, uluslararası finans kuruluşları da dâhil olmak üzere ilgili paydaşlarla sağlanan işbirliğinin sürdürüleceği belirtildi.

Açıklamada, Türkiye Varlık Fonu'nun söz konusu şirketleri, Bakanlar Kurulunca onaylanacak Stratejik Yatırım Planı çerçevesinde yöneteceği kaydedildi.

 Savunma Sanayii Destekleme Fonuna ait 3 milyar lira da aktarıldı

 Öte yandan Bakanlar Kurulunca Savunma Sanayii Destekleme Fonuna ait veya bu fonun tasarrufunda bulunan 3 milyar lira tutarındaki kaynağın en geç aktarım tarihini izleyen 3 ay içinde geri ödenmek kaydıyla Varlık Fonuna aktarılması kararlaştırıldı.

Söz konusu karar da dün itibarıyla yürürlüğe girdi

Başbakanlığa bağlı, ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurt içinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulmuştu.

'Türkiye Varlık Fonu birçok katkı sağlayacak'

 Destek Yatırım Araştırma Uzmanı Kutay Gözgör, haftanın piyasalar açısından önemli gelişmelerini ve beklentileri değerlendirdi.

Dün Bakanlar Kurulu kararıyla Ziraat Bankası, PTT ve Borsa İstanbul'un da içinde bulunduğu şirketlerin hisselerinin Türkiye Varlık Fonuna aktarıldığını anımsatan Gözgör, "Türkiye Varlık Fonu, büyüme oranlarında artış, sermaye piyasalarında büyüme ve derinlik, büyük projelere finansman imkanı başta olmak üzere birçok katkı sağlayacak" değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump'ın göreve gelmesiyle birlikte seçim öncesi vaatlerini yerine getirmesinin küresel piyasalarda belirleyici olduğunu dile getiren Gözgör, Trump ve ekibinin, güçlü doların ABD'nin rekabet gücünü azalttığına yönelik söylemlerinin doların gücünün görülebilmesi için önemli bir gösterge olarak kullanılan Dolar Endeksi'nin 100 seviyesinin altına gerilemesine neden olduğuna işaret etti. Gözgör, şu ifadeleri kullandı:

"Trump'ın söylemleri ve atacağı adımlar doların küresel olarak gücünü belirlemesinde etkili olmaya devam edecektir. Öte yandan ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam rakamları beklentilerin üzerinde artış gerçekleştirse de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışı için önemli bir gösterge olarak kabul ettiği ücret artışının beklentilerin altında kalması doların küresel olarak değer kaybında etkili oldu.

Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) TL'yi destekleyecek adımlarına devam etmesi ve küresel olarak doların değer kaybıyla birlikte Dolar/TL kuru son 1 ayın en düşük seviyesine gerilemesinin yanı sıra TL, diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı en çok değer kazanan para birimi oldu. İhracat rakamlarında hızlı yükseliş dikkati çekerken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre ihracat oranı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 artış gösterdi. Özellikle Rusya'ya yapılan ihracatın yüzde 57, Irak'a ise yüzde 42,4 artış göstermesi ihracat oranının yükselişinde önemli rol oynadı. Küresel olarak doların değer kaybetme potansiyelinin devam etmesi ve TCMB'nin aldığı önlemler TL'yi desteklemeyi sürdürebilir."

 

Yorum Yaz

  832682

-