Hüseyin Yağmur

TÜRKİYE’Yİ KONGOLAŞTIRANLAR, AYAĞA KALKIN!

Hüseyin Yağmur

Bugün rahmetli Başbakan Adnan Menderes'in idamının 57. Yıldönümüydü… Bu konunun  ayrıntılarına girmeden önce size Afrikalı Lumumba'yı anlatmalıyım.

Patrice Lumumba, bir Belçika sömürgesi olan Kongo'da fakir bir ailenin çocuğu idi. Gençliğinde Sömürgeci Belçika rejimine karşı bağımsızlık mücadelesi veren Kongo Ulusal Hareketi'ni kurdu. Yaptığı siyasi mücadeleden dolayı hapse girdi, işkence gördü. Ancak onun bu mağduriyeti onu daha da çok efsaneleştirdi. Hapisten çıkınca mücadelesine devam etti. Belçika rejiminin mecburen verdiği izinle Haziran 1960'da yapılan seçimde, partisi büyük oy alınca başbakan oldu. En yakın arkadaşını devlet başkanı yaptı.

Belçika Rejimi, Kongo Devleti'nin sömürge olmaktan çıkıp sahiplerinin olacağını görünce ülke içinde güvenlik sorunları çıkardı. Genelkurmay Başkanı halen Belçikalıydı ve provokasyonları bizzat yönetiyordu. Belçikalılar kendilerine kahramanca direnen Lumumba'yı Albay Mobutu başkanlığındaki bir darbeyle devirdiler. BM temsilciliğine sığınan Lumumba'yı BM, darbecilere teslim etti. Darbeciler, Bağımsız Kongo'nun ilk Başbakanını işkenceyle öldürdüler.

Tarihler 17 Ocak 1961'i gösteriyordu.

Lumumba'yı anlatan bir film var. Filmin en  etkili sahnelerinden biri de şuydu:

Başbakan Lumumba, konutunda, Belçikalı Genelkurmay Başkanına “Karışıklıkları önleyin” diyor.

Genelkurmay Başkanı lakayıt bir halde “Ama Bay Lumumba” diye bir sürü mazeret gösteren bir cümleye başlayınca, Lumumba onun sözünü keserek “Bay Lumumba yok, karşında Başbakan var” diyerek oyunun yeni kurallarını Belçikalı sömürgeciye hatırlatıyor.

Onun ülkesi için sergilediği bu onurlu duruş maalesef sonu oluyor.

Talihin ilginç bir tecellisi, bir başka coğrafyada 27 Mayıs Darbecileri isimli subaylar, ABD rejiminin sömürge menfaatlerini korumak adına ülkenin serbest seçimle iş başına gelmiş ilk Başbakanı Menderes'i darbeyle devirip idam ettiler.

Kongo'da Albay Mobutu, Türkiye'de General Gürsel'di kullanılan emperyalist işbirlikçisi generalin adı…

27 Mayıs Darbecileri daha sonra bu darbelerini haklı çıkarmak için binlerce propaganda ürettiler.

Propaganda, pagan toplulukların yalan söyleme ayinlerinde kullandıkları en yaygın sözlerdir.

Başbakan Menderes'in diktatörlüğe gittiği, tetkik komisyonları kurduğu, subayları ihmal ettiği gibi kuyruklu yalanlar, semadaki kuyruklu yıldızı gölgede bırakacak kadar büyüktür.

Menderes, seçimleri bile öne alan açıklamasını Eskişehir'de yapmış bulunuyordu.

1952'den beri yaklaşık 50 adet cunta kuran subayların hükümeti devirme girişimleri artık paçalardan sızdığı için Hükümet Meclis bünyesinde tetkik komisyonu kurmuştu. Çünkü 1924 Anayasası böyle emrediyordu.

Subayların Menderes Hükümeti tarafından ihmal edildiği ise kargaların bile gülmeyeceği bir başka propagandaydı.

Darbeciler sonradan yazdıkları hatıralarda bunun aksini yüzlerce bilgiyle kendileri ortaya koydular.

Darbeci Albay Kenan Kocatürk, Menderes dönemine kadar ülkede tek bir Orduevi olmadığını, subayların rahat ettiği ilk orduevlerinin Menderes tarafından yapıldığını yazar.

Darbeci General Cemal Madanoğlu, Menderes'ten önce ordunun halinin perişan olduğunu, subayların inşaat işlerinde çalıştırıldığını, yazı yazacak kağıt bile bulamadıklarını yazar.

Bir başka Generale göre ordumuz; silah teknolojisi bakımından ‘taşlaşmış ve Malkoçoğlu ordusuna dönmüştü.'

Orduyu ve subayları bu kötü halinden kurtaran Menderes'e darbeciler idamı layık gördüler.

Çünkü efendileri öyle istiyordu.

General Cemal Madanoğlu Hatıralarında; ‘Devlet Başkanı iken bir grup subay olarak İnönü'ye derdimizi anlattık. İnönü bizi dinlemedi bile. Önündeki kağıda petrol platformu çizdi durdu' diyor.

‘Atatürkçülükten uzaklaştı' denilen Menderes ve arkadaşları Atatürk'ün hiç sevmediği Etnoğrafya Müzesi'ndeki kabri yerine Anıtkabir'i yaptırdılar.

Peki subaylar kendilerini bile dinlemeyen İnönü'yü değil de Menderes'i neden devirmeye alet oldular?

Her şeye rağmen İnönü'yü kendilerinden bildiler. Halka daha yakın davranan CHP'nin eski müfettişi Menderes'i kendilerinden biri olarak hiçbir zaman görmediler.

Generaller ‘Bay Mendereslik' yapan değil, ‘Başbakanlık' yapan Menderes'in duruşunu kabullenemediler.

Talihin tecellisi 17 Ocak 1961'de Lumumba Afrika'da, 17 Eylül 1961 de Menderes Türkiye'de darbeciler tarafından infaz edildi.

15 Ekim 1961'de Türkiye'de seçimler yapılacaktı. Darbeciler, Menderes'in takipçilerine seçimlere bir ay kala Başbakanı idam ederek gözdağı vermek istediler.

Ailesinden idam ipi ve gömleğinin parasını icra yoluyla isteyerek tarihe geçtiler.

Türkiye'yi Kongolaştırdılar.

Türkiye o gün bu gün belini doğrultamadı. Hâlâ darbeleri konuşuyoruz.

Darbeciler, Türkiye'nin tam 50 yılını çaldılar.

27 Mayıs Darbesinde ‘Darbenin iç mimarı' CHP'nin katkısı artık ispatlanmıştır.

CHP yönetimi Menderes ailesinden ve Türkiye'den özür dilemelidir.

Darbenin fiili mimarı ve sahibi TSK yönetiminin nasıl oyuna getirildiği ortadadır.

TSK yönetimi, Menderes ailesinden ve Türkiye'den özür dilemelidir.

Darbenin işbirlikçisi Medya, Türkiye'den özür dilemelidir.

Türkiye'yi Kongolaştıranlar, artık saklandıkları mevzilerden çıkıp ayağa kalkmalıdır!

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  953404

-