ÜLKEMİZDE DİN - DEVLET - TOPLUM İLİŞKİLERİ SAĞLIKLI BİR ZEMİNE OTURTULMALIDIR

Dumhuriyet tarihi boyunca din-devlet-toplum arasında yaşanan sosyo-politik gerilim süreçlerinde ülkemize özgü bir kurumsallaşmanın yeterli düzeyde ve eş zamanlı olarak gerçekleştirilememesi nedeniyle ortaya çıkan boşlukta türeyen din eksenli yapılar, zaman zaman toplumun dinî hayatını zaafa uğratacak boyutlara ulaşmıştır. Bu durum, ülkemizde din-devlet-toplum ilişkilerinin gerekli yasal zeminin inşası da dâhil olmak üzere yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.


ÜLKEMİZDE DİN - DEVLET - TOPLUM İLİŞKİLERİ SAĞLIKLI BİR ZEMİNE OTURTULMALIDIR

3 Mart 1924'te yeni bir
anlayışla kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhuriyet'le birlikte top- lumda din işlerini yürüten, toplumu din konusunda aydınlatan ve ibadethaneleri yöneten bir devlet kurumu olarak sadece inanç, ibadet ve ahlak alanlarıyla sorumlu tutulmuştur. Ancak, neredeyse sadece namaz ve cenaze hizmetleriyle yetinmek durumunda kalan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu dönemlerde en temel din eğitimini dahi veremediği bilinen bir gerçektir.

Şartlar böyle sınırlı olunca din eğitim ve hizmeti ihtiyacını artık resmî ve denetlenebilir merci- lerden karşılayamayan halk kitleleri, zamanla kendilerine bu konularda rehberlik yapan bazı oluşumlarla yüz yüze kalmıştır. Gerek din öğretimi gerek dinî yaşayış konusunda devam eden kısıtlamalar, bu oluşumların ve faaliyetlerinin yeraltına inmesine yol açmış ve Türkiye'de uzun bir zaman dinî eğitim ve rehberlik ihtiyacı, birtakım dinî oluşumlar tarafından karşılanmaya çalışılmıştır.

Cumhuriyet'le yaşıt olan Diyanet İşleri Başkanlığı, ellili yıllardan itibaren mevcut boşluğu dol- durma çabası içerisine girmiş, yetmişli-seksenli yıllarda da teşkilatlanmasında önemli geliş- meler kaydetmiştir. 13 Temmuz 2010 yılında yeni teşkilat kanununa kavuşan Diyanet İşleri Başkanlığı gelinen noktada yüzü aşkın ülkede hizmet verir hâle gelmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yasalarla belirlenmiş temel görevlerinden biri, din konusunda toplumu aydınlatmaktır. Başkanlığın değişmeyen asıl misyonu, dini anlama ve onun rahmet yüklü mesajını hayatın değişik bölümlerine yansıtma konusunda milletimizin sahip olduğu köklü mirası bütün zenginliğiyle tanıtmak ve bunu güçlendirmek için çalışmaktır.

Öte yandan toplumu din konusunda bilgilendirme görevi, bugüne kadarki İslam ilim ve fikir hayatının, önceki kuşaklardan aktarılagelen dinî tecrübenin doğru tanıtılması, keyfi ve temel- siz yorumlardan kaçınılması sorumluluğunu da içermektedir. Bu ise Diyanet İşleri Başkanlı- ğı'na hem sağlıklı bilgiyi üretmek, hem de o bilgilerle toplumu aydınlatmak gibi çift yönlü bir görev yüklemektedir. Sağlıklı bilgi demek, hurafelerle, yanlışlıklarla, cehaletle, bid'atle ve din adına istismarlarla mücadele etmek demektir. İşte bu çerçevede Diyanet İşleri Başkanlığı, sağlıklı dinî bilgiyi ve bilgilendirmeyi esas alarak yanlış eğilimler ve oluşumlar konusunda toplumu aydınlatma görevini sürdürecektir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, kurulduğu günden itibaren bireylerin din ve inanç özgürlüklerine saygı çerçevesinde hareket etmekte ve dinî referanslara dayalı farklı görüş ayrılıklarını rah- met ve genişlik olarak görmektedir. Bununla birlikte dinin istismarı ve suistimali ile din gö- rünümlü hareketlerin halkın inanç ve duygularını sömürmesinin engellenmesi, muhtemel din, mezhep ve meşrep çatışmalarının önüne geçilmesi, toplumsal huzur ve birliğin temin edilmesi adına Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yasal yetki ve sorumlulukları genişletilmeli ve tahkim edilmelidir.

MARUZ KALDIKLARI MANEVÎ ZARARLARI ÖNLEMEK İÇİN VATANDAŞLARIMIZA VE ÖZELLİKLE GENÇLERE YÖNELİK
ÇALIŞMALAR YAPILACAKTIR

Dini ve maneviyatı kirletmekten kaçınmayan bu hain saldırı neticesinde pek çok vatandaşımızın bilhassa genç nesillerin maneviyatını derin bir bunalım ve çıkmaza sürükleme potansiyelini bertaraf etmek için özel çalışmalar yapılacak ve yayınlar gerçekleştirilecektir.

Sanal âlemin kıskacında her türlü illegal ve zararlı etkilere açık olan milyonlarca gencimizin dinî, ahlakî ve millî değerleri donanmaları yolunda başta MEB, DİB olmak üzere tüm yetkili kurum ve merciler acil eylem planları yaparak gerekli somut adımları atmalıdır. Bu çerçevede DİTİB tecrübesinde olduğu gibi camilere bağlı “Gençlik Kolları” oluşturulmalı; il ve ilçelerde “Gençlik Rehberi” adıyla yeterli kadrolar ihdas edilmeli ve bu rehberler aracılığıyla DİB ideal bir gençliğin yetiştirilmesinde gerekli desteği vermelidir. Bilhassa asrın idrak ve imkânları doğrultusunda gençlere dönük görsel ve yazılı yayınlar yapmalıdır.
Toplumun her kesimine hitap etmesi gereken bir kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın özellikle gençlere yönelik olarak hazırlanacak web platformu ve basılı yayınlarıyla bu hedefi gerçekleştirmesi beklenmektedir. 13-20 yaş dilimindeki gençlerin ergenlik dönemine özgü merak, heyecan, hobi ve fobileri, bilgi ve kültür ihtiyaçları dikkate alınarak onlara dönük çeşitli projelerin sunulmasına acil ihtiyaç vardır. Bu çerçevede hâlen yürütülmekte olan “Gençlik Kitaplığı Projesi”, basılı yayın olarak belli bir boşluğu dolduracaktır.

İnanç, Bilinç, Kültür ve Biyografi şeklinde dört seri ve yüz kitapçıktan oluşan proje, vereceği doğru ve tutarlı bilgilerle ergenlik dönemindeki 5-6 milyon gence hitap edecektir. Her bir kitapçık, hacmi, dili ve üslû- buyla olduğu kadar baskı, dizgi, görsel materyal ve tasarımıyla da günümüz gençliğinin ilgisini çekecek nitelikte hazırlanıp
yayınlanacaktır.

KAYNAKLAR

Aclûnî, Keşfu'l-hafâ. Aliyyulkârî, el-Esrâru'l-merfûa. Alpsoy, Said, Çelişkiler İnsanı.
Gülen, Fethullah, Fasıldan Fasıla-2., Sonsuz Nur., Varlığın Metafizik Boyutu. İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr.
İbn Haldûn, Şifâü's-sâil.
İbn Hişâm, es-Sîre.
Mâturîdî, Te'vîlât.
Molla Gürânî, ed-Dürerü'l-levâmî.
Nesefî, Tebsıratü'l-edille.
Nevevî, Müslim Şerhi.
Öz, Mustafa, “Haşîşiyye”, DİA.
Özaydın, Abdülkerim, “Hasan Sabbâh”, DİA.
Rabbânî, Mektûbât.
Sakallı, Talat, Rüya ve Hadis Rivayeti. Taftazânî, Şerhu'l-Akâid., Şerhu'l-Makâsıd.
Yazır, Elmalılı Hamdi, Hak Dini Kur'an Dili.

 

Yorum Yaz

  601657

-