21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

YA DEVLET AKLI 90’LARA DÖNERSE!

Zihni Çakır

90'ların savaş konseptine dönüldüğü iddiasında bulunanlar, eğer bugün tercih edilen mücadele konsepti 90'larla aynı olsaydı, özyönetim dahil bu açıklamaları yapabilir miydi?

PKK'nın siyasi uzantısı ve hatta hatta emir komuta zincirinin en zayıf halkası HDP, çözüm sürecinin akamete uğramasının en önemli müsebbibi.

1 Kasımda sırf bu nedenle ağır siyasi bedel ödeyecekleri kesin. Bunun bilincinde oldukları için de AK Parti'yi suçluyorlar, Erdoğan'a saldırıyorlar.

Çözüm masasını devirmekle, 90'ları aratmayan , sıkı yönetim dönemlerini çağrıştıran “savaş konseptini” devreye sokmakla suçluyorlar AK Parti ve Erdoğan'ı.

Devletin, kararlılık ve nokta atışı anlamına gelen güvenlik politikalarıyla, farklı bir konsepte girdiği mutlak. Ama bu bir savaş konsepti değil. Gaçmişte de altını çizdiğimiz gibi; bu tam anlamıyla terörle topyekün mücadele konsepti.

Savaş, iki düşman devlet arasında yapılan hava, deniz ve kara çatışmasıdır. Oysa Silahlı Kuvvetlerin yürüttüğü mücadelenin karşısında terör var.

Buradaki savaş kavramının altını, PKK'yı kullanan devletlerle dolduruyorlarsa, ona da eyvallah. Şeceat arz ederken sirkatin söylemek gibi birşey bu. Ancak Türkiye'de yaşanan gerçek olgu, Kürt-Türk ayrımı yapmadan katleden terör örgütünün bütün unsurlarıyla imhasını hedefleyen yüksek yoğunluklu mücadele konsepti.

Ülkenin nümayişine, toprak bütünlüğüne, huzur ve kardeşliğine kasteden örgütün silahları bırakmama inadı karşısında, silahlarıyla birlikte toprağa gömülmesini amaçlayan bir mücadele konsepti.

Buna rağmen, yaşanan sürece, kimileri darbe konsepti diyor, kimileri savaş konsepti.

-Tarih onları altın harflerle yazacak-

Kendini milliyetçi ve sağ olarak konumlandırandan, marjinal sol terör örgütü olarak konumlandırana ve hatta PKK ve bileşenlerine kadar herkes, bu konseptin arkasında da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın olduğunu öne sürüyor.

Yürütülen mücadele konseptinin arkasında kim varsa helal olsun. Tarih hafızası, onu/onları altın harflerle kaydedecek.

Türkiye'nin dört bir yandan kuşatıldığı, doğusundan ve güneyinden taarruza uğradığı bir dönemde, bütün bu işgal serayolarının taşeronluğunu yapan bir örgütle mücadelenin dozajı da yöntemi de sorgulanmaz, sorgulanmamalı.

Lice, Silvan, Diyarbakır/Sur, Hakkari, Silopi, Cizre, Tunceli gibi merkezlerde devlet otoritesini yok sayan, üniter bütünlüğü tehdit eden özerklik densizlikleri hala güncelliğini koruyor.

Cizre'den bir Kobani çıkarma çabasının en büyük destekçisinin İngiliz, Fransız, Alman ve Ermeni ajanlar olduğunu bilmeyen kalmadı. Sadece İngilizlerin 20'ye yakın ajanla Cizre'deki kalkışma ve provokasyonun aktörlügünü üslendiğini görmemek için kör olmak gerek.

Uluslararası kamuoyuna, bu bölgelerde devlet şiddeti fotoğrafı servis etmeye çalışanların, işbirlikçileri ile birlikte anayasal düzene başkaldıran teröristleri de sivil diye sunması, dünyanın hangi ülkesinde karşılıksız kalır?

-90'lara dönüş yok ama 90'lara tahrik çok-

90'ların savaş konseptine dönüldüğü iddiasında bulunanlar, eğer bugün tercih edilen mücadele konsepti 90'larla aynı olsaydı, özyönetim dahil bu açıklamaları yapabilir miydi?

90'lar denildiğinde milletvekillerinin kafalarına basa basa beyaz toroslara bindirildiği, terör örgütünün finans kaynakları iş adamlarının kafasına sıkıldığı, örgüte yardım ve yaltaklık edenlerin, evlerinden sorgu gerekçesiyle alınıp öldürüldüğü, örgütün mahalle ve kent merkezlerindeki temsilcilerinin Diyarbakır başta olmak üzere JİTEM merkezlerinin mahzenlerine gömüldüğü günleri hatırlarız.

Bugün 90'lara dönüldü diyenler emin olsunlar ki; eğer bu ülke 90'lardaki mücadele konseptine dönmüş olsaydı başta Cizre olmak üzere bölgede ve bilhassa özyönetim ilan edilen şehirlerde asayişi ve anayasal düzene saygıyı tesis etmek için devletin bu kadar enerji ve mühimmat harcamasına gerek kalmazdı.

O yüzden herkes aklını başına devşirsin. Konsept olarak değilse bile mantalite olarak bile 90'ları benimseyecek bir devlet aklının kontrolü bir daha asla mümkün olmayabilir.

 

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  665371

-