Serhat Efe Demir

YAŞAMIN ANLAMI 2

Serhat Efe Demir

Her insan kendisini bekleyen üç temel etkenle yüzleşmek durumundadır. Söz konusu etkenler onun için yaşam gerçekleridir. İnsanın yaşamı boyunca cevap aradığı bütün sorular bu etkenler doğrultusundadır. İnsan her gün kendisine kafa tutup meydan okuyan bu sorulara, çözümler arayıp bulmak zorundadır. İnsanların bulduğu çözümlerse, onların yaşamdan ne anladıklarını yansıtmaktadır.

Üç temel etkenden birincisi, bizim dünya denilen bu gezegende yaşamamızdır. Bizler, yaşadığımız bu yerin bize sunduğu sınırlar ve olanaklar çerçevesinde kendimizi geliştirmek durumundayız. Ayrıca, yeryüzündeki bireysel yaşamımızı sürdürebilmek ve insanlığın yarınını güven altına alabilmek için kendimizi bedensel ve ruhsal bakımdan da geliştirmemiz gerekmektedir. Bu öyle bir etkendir ki içimizden her birine meydan okur; hiç kimse bu etkenin elinden kurtaramaz yakasını. Ne yaparsak yapalım, yaptıklarımız insan yaşamının değişik koşullarına verilmiş bir yanıt niteliğini taşır, bizim neyi gerekli, uygun, olanaklı ve arzu edilmeye değer bulduğumuzu açığa vurur. Her yanıt, bizim insanlık toplumunun bir üyesi ve insanların da bu yeryüzünde yaşayan varlıklar olduğu gerçeğini dikkate almak zorundadır.

Ayrıca, insan vücudunun güçsüzlüğünü ve durumumuzdaki güvenilmezliği de düşünmeliyiz. Kendi yaşamımızın ve insanlığın yararı için, çözümlerimizi sağlam bir zemine oturtmamız, bunların ileriyi görecek kapsamlı yanıtlar olmasına dikkat etmemiz gerekmektedir. Şüphesiz ki; hiç yanlışsız, kesinlikle doğru bir çözüm bulamayız ama yaklaşık doğru bir çözümü, çözümler içinde en iyisini ele geçirebilmemiz için yeteneklerimizi seferber etmemiz gerekir. Bizlere düşen, daha iyi bir çözüme ulaşmak için sürekli uğraşıp didinmek ve ele geçireceğimiz bir çözümün, dünyaya tüm avantaj ve sakıncalarıyla bağlı bulunduğumuz gerçeğiyle doğrudan ilişkili olması gerektiğini unutmamaktır.

Şimdi temel etkenlerden ikincisine geliyoruz. Biz, insan soyundan gelmiş tek kişiler değiliz. Dört bir yanımızda başka insanlar var ve bizler bu insanların oluşturduğu topluluk içinde yaşarız. Güçsüzlüğü ve varlığındaki sınırlamalar, insanın saptadığı hedeflere tek başına erişmesini olanaksız kılar. Yalnız başına yaşayacak ve kendisini bekleyen etkenlerin tek başına üstesinden gelmeye çalışacak bir insan mahvolup gidecektir-ki, böyle biri, insanlığın varlığını sürdürmesini sağlayamayacağı gibi, kendi yaşamını bile ayakta tutamaz. İnsan kendisindeki güçsüzlükler, yetersizlikler ve sınırlamalardan ötürü her zaman başkalarına bağımlı durumdadır. Gerek kendi kişisel esenliği, gerek insanlığın mutluluğu için başta gelen etken toplumdur. Dolayısıyla, yaşam sorunlarının çözümü bu bağımlılığı dikkate almak, bizim bir toplum içinde yaşadığımız ve tek başımıza yok olup gideceğimiz gerçeğini göz önünde tutmak zorundadır. Hayatta kalmak istiyorsak, tüm etkenlerin, tüm amaç ve hedeflerin, bize ev sahipliği yapan gezegende diğer insanlarla el ele çalışarak kendi yaşamımızı ve insanlığın yaşamını sürdürme faktörüyle duygularımızın uyum içinde bulunması gerekir.

Üçüncü etken de bizi birbirimize bağlar. İnsanlar iki ayrı cinsiyet olarak yaşar. Bireyin ve toplumun varlığının sürdürülebilmesi için, tek gerçek budur. Sevgi ve evlilik faktörü bu üçüncü etken kapsamına girer. Hiçbir erkek, hiçbir kadın bu etkenden kaçınamaz. Söz konusu etken karşısında kaldıkları zaman sergileyecekleri davranış, ele geçirdikleri çözümü yansıtır. Bu etkenin üstesinden gelmede yararlanılacak pek değişik olanaklar vardır; birey, etken unsurunda kendisi için söz konusu olanağa ilişkin tavrını, davranışlarıyla her zaman ortaya koyar.

Bu üç etken, üç ayrı sorun çıkarır karşımıza. Bu yeryüzündeki doğal koşullarda hayatta kalmamı sağlayacak nasıl bir uğraş bulabilirim kendime? İnsanlar arasında kendime nasıl bir yer belirlemeliyim ki onlarla birlikte çalışıp toplumsal yaşamın nimetlerinden onlarla birlikte yararlanabileyim? İnsanların iki ayrı cinsiyet olduğu, insanlığın yarınının ve ayakta kalmasının cinsel yaşama bağlı bulunduğu gerçeğini dikkate alarak davranabilmek için ne yapmalıyım?

Bireysel psikolojinin bildiği hiçbir yaşam sorunu yoktur ki iş güç, toplumsallık ve cinsellikten oluşan bu üç temel sorundan birine indirgenmesin. Özellikle bu üç etken karşısındaki tavır ve tutumuyla, içimizden her biri, yaşamın anlamına ilişkin en içtenlikli inancını bütün açıklığıyla dile getirir. Sözgelimi karşımızda bir insan vardır, cinsel yaşamı kendisine doyum sağlamaz, mesleğinde çaba harcamaz pek, zevk aldığı fazla bir şey yoktur, insanlarla bir araya gelmek sıkıntı verir kendisine. Yaşamındaki sınırlama ve kısıtlamalardan, böyle bir kişinin, yaşamak denilen şeyin pek az olumlu fırsatı ve pek çok başarısızlığı içeren çetin ve riskli bir iş olduğu duygusunu ruhunda barındırdığı sonucunu çıkarabiliriz. Söz konusu kişinin sınırlı etkinlik alanının başına şu veciz sözleri koyabilirdik: "Yaşamak demek, kendimi incinmelerden esirgemek, kendi kabuğuma çekilmek, sağ salim işin içinden sıyrılmaktır."

Şimdi de diyelim ki bir başka insan bulunmaktadır karşımızda, cinsellik yaşamı çok yönlü bir toplumsallığı içermekte, iş yaşamında yararlı çalışmaların üstesinden gelmektedir, zevk aldığı pek çok şey vardır, insanlarla geniş kapsamlı ve verimli ilişkileri sürdürmektedir. Bu durumda çıkaracağımız sonuç, böyle bir kişinin, yaşamı asla kesin yenilgileri değil, pek çok olumlu fırsatı kendisine buyur eden yaratıcı bir etken gibi duyumsadığı olacaktır. Yaşamsal etkenlerin üstesinden gelmedeki cesareti şu sözlerle özetlenebilirdi söz konusu kişinin: "Yaşam demek, insanlara ilgi göstermek, bütünün bir parçası olmak, elden geldiğince insanlığın esenliğine katkıda bulunmaktır."

Buraya kadar bahsetmiş olduğumuz yaşam etkenleri her bireye için farklılıklar göstermektedir. Bu farklar, duygularda, inançlarda, amaçlarda ve hayata karşı bakış açılarındadır. Unutmayalım ki, yaşamdan ne anladığınız, temel nedenlerin işleyişine bağlı olmamalıdır. Her şey yolunda gidebilir de, gitmeye bilir de. Esas olan tüm şeyleri tersine çevirebileceğimiz yaşamsal olgunun sürüyor olmasıdır.

SERHAT EFE DEMİR - TERCÜMEİHÂL

SERHAT EFE DEMİR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  515344

-