Serhat Efe Demir

YAŞAMIN ANLAMI…6

Serhat Efe Demir

“Bütün bir kişiliğin anlaşılması için açılması gereken kapının anahtarı, yaşama verilen anlamın saptanmasında saklıdır… “ (Serhat Efe Demir)

Ancak, yaşam kavramı anahtarını elde edememiş olanlar, insan karakterinin değişmeden kaldığını öne sürerler. Bir problemin en başıyla yüzleşmedikçe, hiçbir söz ya da tedavi o problemin çözümü olamayacaktır. Başarılı bir çözüm elde edebilmek için, günümüze kadar değişerek gelmiş olan yaşamsal metotlardan ziyade, daha güçlü toplum bilinci ve daha cesur bir yaşam metodu tesis etmek zorundayız. Toplum bireylerinin bu sisteme alıştırılması, manasını kaybetmiş ve amaçsızlaşmış bir yaşam sisteminin sürdürülmesinden daha kolay olacaktır. Ayrıca, güçlü toplumsallık bilinci amaçsız ve kaygı verici gelecekten bizi koruyacak tek güçtür. Bu yüzden çocukları toplumsal bilinçle donatacak gibi eğitip, bu yönde onları cesaretlendirmek, onların kendi yaşıtlarıyla özgürce ilişki kurmalarına, toplumsallık duygusunu geliştirecek ödevler üzerinde çalışıp oyunlar oynamalarına izin vermek son derece önemlidir.

Toplumsallık bilincinin gelişimine karşı uygulanan her engel, çok ciddi sonuçlar doğuracaktır. Örneğin, yalnız kendisini düşünmesini öğrenen şımartılmış bir çocuk, bilinçsiz toplumsallık duygusunu kendisiyle beraber okula taşıyacak, sadece öğretmenin gözüne girmesine yetecek kadar sınıftaki çalışmalara katılacaktır. Ancak, kendisine bir yarar sağlayacağını tahmin ettiği zaman dinleyecektir dersleri. Büyüyünce de bilinçsiz toplumsallık duygusu giderek daha tehlikeli sonuçlara yol açacaktır. Yanlış yola sapacak, sorumluluk bilincine sahip olmayacak, bağımsız davranamayacak, büyüdüğünde de gerekli donanımlardan tümüyle yoksun olarak yaşamın sınavları karşısında kendini bulacaktır.

Hatalı gelişiminden ötürü çocuğu suçlayamayız, ancak olumsuz sonuçlarını üzerinde hissetmeye başlayınca bu gelişim hatasını düzeltmesi için kendisine yardım edebiliriz. Örneğin, fizik eğitimi almamış bir çocuktan bu bilim dalında başarılı olmasını bekleyemeyiz. Toplumsallık bilinci ile eğitilip geliştirilmemiş bir çocuktan da, toplumsallık kavramlarıyla karşı karşıya kaldığında olumlu tepkiler vermesini ve doğru bilinçle yaklaşım göstermesini bekleyemeyiz. Yazımın başında da belirtmiş olduğum gibi, yaşamsal sorunların çözümü toplumsallık bilinciyle, toplumla ortak çalışmadan geçmektedir. İnsan, yaşamın manasının toplum bireylerinin yararına eylemlerde bulunmak olduğunu kavradığı zaman, karşılaşacağı güçlükleri cesaretle ve başarı umuduyla göğüsleyebilecektir.

Yaşamı anlamlandırmada ne gibi hatalara düşülebileceğini ifade edebilmek adına, çocuğun gelişiminde önemli bir yere sahip olan ebeveynlerin, eğitimcilerin ve diğer sosyal toplum üyesi yetişkinlerin bilerek aynı hataları yapmamaları durumunda şunu söyleyebiliriz; toplumsallık duygusuna sahip çocuklar, kendilerindeki yetenekleri ve yaşamın içerdiği olanakları daha net kavrayabileceklerdir. Yaşamın onlara sunacağı etkenler karşısında mücadele etmekten vazgeçmeyecek, kendilerine kolay bir çıkış yolu aramayacak, engellere yan çizmeyecek ya da sorumluluğu başkalarının üstüne yıkmaya kalkmayacaklardır. Kendilerine daha toleranslı davranılıp özel bir yakınlık gösterilmesini beklemeyecek, kendilerini aşağılanmış hissetmeyecek, kafalarından intikam düşüncesini geçirmeyecektir. Böylesi olgunluğa ve donanıma sahip olan çocuklar yaşama verdikleri anlamla, sorunlara karşı şunları söyleyecektir; “Biz kendi yaşamımızı kendimiz şekillendirmek zorundayız.” “Biz kendi kararlarımızdan sorumluyuz.” Biz kendi yaptıklarımızın efendisiyiz.”

Toplum olmak; birbirinden bağımsız bireylerin ortak amaçlarda bir bütün olması, kendilerini bu bütünün en önemli birer parçaları olarak görebilmeleridir.

 

Serhat Efe Demir

 

 

Son…

SERHAT EFE DEMİR - TERCÜMEİHÂL

SERHAT EFE DEMİR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  758881

-