22 KASIM 2017 ÇARŞAMBA

Yunus Ekşi

YATIRIMA DAYALI PARA SİSTEMİNE GEÇİŞ İÇİN AK PARTİ’YE ÖNERİ

Yunus Ekşi

Klasik kabullere göre bir üretimin gerçekleşebilmesi için emek,  toprak ve sermayenin olması gerekir. Emeğin karşılığının ücret, toprağın rant, sermayenin karşılığı ise faiz olarak kabul edilir. Ama faiz haksız bir kazançtır. Bunun sistemleştirilmesi zulmün sistemleştirilmesidir. Yerleşik iktisadi yapı Müslümanların çocukları tarafından sürdürülüyor. Bu iktisadı yapıyı Borca Dayalı Para Sistemi olarak tanımlarken, ülke büyümesini, borç alarak hedeflemiştir. Sürekli bir borçlanmayla ülkenin büyüyeceği yalandır. Bütün yapı bu yalan çevresinde odaklanır. BDPS temel özelliği, reel sektörü borçlandırarak  üretimi sürdürme peşindedir.

BDPS eğri bir cetveldir. Eğri bir cetvelden de doğru bir çizgi çıkmaz. 1856 yılında  Osmanlıya giydirilen bu borçlanma  gömleği, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetine de sinsi oyunlarla giydirilmiştir. Devletin parasal üretim gücü elinden alınarak seçilmiş hükumetler aciz bırakılmıştır. Buda paylaşımdaki adaletsizliği  sürdürülebilir hale getirmiştir.

Halkın güvenliği ve sağlığı gibi iktisadi geleceği de devlet tarafından korunmak zorundadır. Ülkenin yeraltı ve yer üstü kaynakları  milletin refahına sunulmuyor,  kurulu sistem  akışıyla belli  zümrelere aktarılıyor, elit  bir takım zümrelerdeki akıl almaz zenginlikler artıyorsa fitne kapıda demektir. Bu adaletsizliklerin giderilmesi için, hükümet üretime dayalı para sistemine geçmek zorundadır. Bunun için Türkiye Varlık Fonu ile uygulanabilir bir zemindir. Bu bir acil çözümdür. Bir geçiş sürecidir.

Hükümete önerimiz Yatırıma dayalı para sistemine geçişi:

Üretim ve tüketim devridaimini aksatmayacak, bir üretim tüketim modeli oluşturulmak zorunludur. Bu modele genel anlamda biz Doğal iktisat döngüsü diyoruz. İhtiyaçlara göre hızı belirlenen bu döngü, tamamen üretim ve tüketim etkileşiminin arz ve talep dengesi içerisinde oluşur. Arzı ve talebi bozan etkenler, üretimi zayıflatan, fiyat istikrarsızlığının asıl nedeni olan faize dayalı bir para üretimidir. Bu işleyiş para istikrarsızlığını oluşturur. Paranın istikrarı şarttır.

Türkiye Varlık Fonu faizsiz bir yapılanma için güçlü bir adım olabilirHükumet KHK ile  yeni tercihle, bankaların reel sektör ve hükümetin yatırım politikaları üzerindeki egemenliğini kırabilir. Yatırım Fon Parası ismindeTürkiye Varlık fonunu, ‘'faizsiz yatırım fon parsı'' için karşılık olarak kullanabilir. Bu şu demektir. Hükumet,  varlık fon değeri kadar karşılığı olabilecek yatırım fon parası oluşturabilir. Hukuki  bir engel yoktur. Nasıl borçlanma  tahvilleri devlet çıkartıyorsa, bu fon yatırım parasını da piyasa geçerliliği ile çıkartabilir. Türkiye Varlık Fonu, Borç bulma teminat verme zemininden çıkartılmalıdır.

Türkiye Varlık Fonu borçlanma, borca teminat gösterilmesi zorunda değildir. Çünkü sürdürülebilir borçlanma yapısı Türkiye Varlık fonunu başka ellere geçirecektir.

O halde yatırımı, üretimi faizli paraya olan ihtiyacından arındırmak, kurtarmak gerekYatırımı yeni bir ölçüyle harekete geçirmek gerek. Kullanılacak bu ölçünün basılı olarak da üretilmesine gerek yoktur. Şimdilik biz buna Yatırım fon parası dedik. Bu para belirlenmiş proje miktarınca, projenin sonuçlanması aşamasına kadar  proje finanse edilecek. Yatırım fon parası olarak belirlediğiniz kuponlar oluşturdunuz. Bu kuponların değerini kullanıldığı yatırım belirleyecektir. Diyelim ki Kanal İstanbul için 20 milyar dolar  bugün için belirlendi. Bu rakam 20 milyar yatırım parası olarak kupon basılacak. Bu kupon paralar tıpkı bir bankanın kredi kartının geçerliliği gibi piyasada yasal kanunla geçerli hale getirilecek. Tedavülde kullanılan yabancı paralar gibi bu  yatırım fon parası da tedavüle sokulacak.

Yatırım vasıtalıyla piyasaya çıkan bu yatırım fon para kuponları, iç piyasada kullanılabilecek bir ölçü aracına dönecektir. Burada önemli olan nokta, bu yatırım paralarının faizsiz üretilmesidir. Faizle temasın engellenmesidir. Yatırımlara faizsiz bir maliyetle verilmesidir. Bu para biriminin değerini, yapılan yatırım ve yatırımın getirisi belirleyecektir.

Yatırımlar arttıkça, Yatırım fon parası da karşılığı olarak çoğalacaktır. Yani karşılıksız basılmış değer verilmiş kâğıtlar değildir. Her yatırım parası bir yatırım oluşturmakta ve bu yatırımlar sürekli bir gelir elde ederek, böylece  yatırım fon parası kendi hareket alanı olan pazarını açacak. Yeni bir faizsiz ölçü olarak kullanılmaya başlanacaktır. Zamanla bu paranın maliyetsiz  olması, mevcut  faizle üretilip satılan paranın egemenliğini sona erdirecektir.

Yatırım parasının faizli para karşısında gücü; Yatırım parasının faizli  üretilen paraya karşı temel üstünlüğü, üretilmesinin faizsiz olmasıdır. Mevcut  geçerliliği olan bir projenin gerçekleşmesi için, kanuni geçerliliği yatırım alanlarında başlatılan  Yatırım fon parası, sadece gerçekleşecek yatırım ile piyasada sürülebilecek bir ölçü değeridir. Yatırımlar bu yönü ile sıfır faizle gerçekleştirilecek.

Selam ve dua ile...

 

 

YUNUS EKŞİ DİĞER YAZILARI

  1. Varlık fonu ile faizsiz düzene adım atıldığı ümidine kapılmıştık...devletimiz bu uğurda bir başlangıç mı yapıyor acaba diye sevinirken bir ses “varlık fonundan beklediğimiz fayda sağlanmadı” gibi bir açıklama geldi....bu konu inceden inceye işlenmeli ,halkın tamamının istediği düşünülmeli aklı yeten ,bilgisi tecrübesi olan bu çalışmaları cumhurbaşkanımıza sunmalı...cumhurbaşkanımızın da bunun için çaba gösterdiğine inanıyoruz. Finansal bağımsızlık zamanla İnşaAllah adım adım gerçekleşir..

Yorum Yaz

  723776

-