22 OCAK 2018 PAZARTESİ

YENİ SÖZ HAKLI ÇIKTI SIRLARI İFŞA OLAN İNGİLTERE, ABD İLE İPLERİ KOPARDI

Üç gün önce İngiltere’de yaşanan sözde terör saldırısı sonrasında İngiltere ile ABD’nin arasında kriz çıktı. İngiliz istihbarat örgütlerinin yapmış olma ihtimali yüksek olan saldırıyı, Yeni Söz ‘Seçime beş kala İngiliz istihbaratından terör saldırısı’ diye duyurmuştu. İngiliz hükümeti ise dün, patlama ile ilgili gizli kalması gereken sırlarını ifşa ettiğini ileri sürdüğü ABD ile istihbarat paylaşımını durdurduğunu açıkladı.


YENİ SÖZ HAKLI ÇIKTI SIRLARI İFŞA OLAN İNGİLTERE, ABD İLE İPLERİ KOPARDI

Süleyman BAŞ

İNGİLTERE: ARTIK ABD İLE İŞİMİZ OLMAZ

22 kişinin ölümüne yol açan Manchester saldırısıyla ilgili delillerin ABD tarafından sızdırılmasına kızan İngiltere, iki ülke arasındaki bilgi paylaşımını durduğunu duyurdu. İngiltere hükümeti saldırı yerinde çekilen fotoğrafları yayımlayan ABD medyasına tepki göstermişti. BBC'nin haberine göre, saldırıyla ilgili ayrıntıların ve bazı fotoğrafların ABD medyasında çıkması, iki ülkenin polis teşkilatları arasında krize yol açtı. İngiltere terörle mücadele anlaşması uyarınca ABD, Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda'nın oluşturduğu Five Eyes (Beş Göz) ülkeleri ile istihbarat paylaşımı yapıyordu.

SIRLARI SİYONİST GAZETE İFŞA ETTİ

Birleşik Krallık ile Siyonist baronların arasındaki kavgaya Siyonist gazeteler de karıştı. Ateist bir Yahudi'ye ait olan New York Times gazetesinde, baronların parçalamak istediği İngiltere'de patlayan bombaya ait parçaların ve bombanın taşındığı çantanın fotoğraflarının yayınlanması, İngilizleri kızdırdı. İngiliz hükümetinin ‘gizli' kalmasını istediği belki de hükümetlerini zora sokacak delillerin yayınlanmasının, küresel şeytanî güçlerin arasındaki savaşın derinliğine de işaret ettiği dile getiriliyor. İngilizleri öfkelendiren New York Times, Siyonist gazeteye bilgileri ABD istihbaratının sızdırdığını ileri sürdü.

MAY VE TRUMP KONUYU GÖRÜŞECEK

İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd, saldırganın kimliği ve diğer bilgilerin ABD basınına sızdırılmasından 'rahatsız' olduğunu dile getirerek, Washington yönetimine ateş püskürdü ve "bunun bir daha yaşanmaması" uyarısında bulundu. Başbakan Theresa May'in ise Brüksel'deki NATO zirvesinde bir araya geleceği ABD Başkanı Donald Trump'a bu konudaki endişelerini ileteceği belirtiliyor.

CİNAYETLERİ ELLERİNDE PATLAYAN İNGİLİZLER ŞAŞKIN

BBC'ye konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen İngiliz bir yetkili, bombanın fotoğraflarının ABD basınına sızdırılması karşısında İngiliz hükümetinin tepkisini 'şaşkınlık' olarak nitelendirdi. İngiltere Ulusal Polis Şefleri Konseyi de ABD basınına bilgi sızdırılmasının, 'önemli bir terörle mücadele operasyonunu sekteye uğratabileceği'ni ileri sürerken, İngilizleri kızdıran şeyin ise, bu patlamanın “devlet işi olması” gerçeği olduğu iddia ediliyor.

İNGİLİZ BAKANDAN ‘İTİRAF' GİBİ SAVUNMA

İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd, Manchester'da intihar saldırısı düzenleyerek 22 kişiyi öldüren Salman Abedi'nin 'muhtemelen' tek başına hareket etmediğini söylerken, bu denli yüksek güvenlikli bir yere devasa bir bombanın nasıl sokulduğunu da itiraf etmiş oldu.  Suçüstü yakalanmalarından dolayı şaşkınlıklarını üstlerinden atamayan Bakan Rudd, patlamaya yönelik soruşturmanın ayrıntılarının İngiliz makamlardan önce ABD'li güvenlik yetkililerince 'sızdırılmasını' da 'rahatsız edici' olarak niteledi.

'İSTİHBARAT KURUMLARI ABEDİ'Yİ BİLİYORDU'

Rudd, Abedi'nin istihbarat kurumları tarafından tanınıp tanınmadığı şeklindeki soruya da "Güvenlik kurumlarının çok sayıda kişiyi bilmesi, onların farkında oldukları herkesi tutuklaması gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak canlı bomba daha önceden bilinen birisiydi. Soruşturma ilerledikçe daha fazlasını bulacağımızdan eminim" dedi. Rudd, Sky News'a verdiği röportajda da Abedi'nin istihbarat kurumlarınca bilindiğini itiraf etti.

'DİĞER KAYNAKLARDAN BİLGİ AÇIKLANMASI RAHATSIZ EDİCİ'

Rudd BBC'ye verdiği röportajda soruşturmanın ayrıntılarının İngiltere'den önce ABD'li yetkililerce duyurulmasından rahatsızlık duyduklarını belirtti. ABD'li yetkililer Salman'ın kimliğini İngiliz yetkililerden önce basınla paylaşmıştı.

Bakan, "İngiliz polisi, operasyonel bütünlük açısından bilgi akışını kontrol etme konusuna çok net olmuştur. O nedenle diğer kaynaklardan bilgi açıklanması rahatsız edici. Bunun bir daha olmaması gerektiği konusunda dostlarımıza karşı çok açık oldum" dedi. Saldırıyı DAEŞ üstlenmiş ancak ABD'li yetkililer henüz bu iddiayı doğrulayamadıklarını da söylemişti.

'ABEDİ KISA SÜRE ÖNCE LİBYA'DAN DÖNDÜ'

Rudd, Abedi'nin kısa süre önce de Libya'dan İngiltere'ye döndüğünü de doğruladıklarını belirtti. Rudd "Bu doğrulandı. Operasyon sonlanınca onun tüm arka planına ve neler olduğuna, nasıl radikalleştiğine ve ona ne gibi destekler sunulduğuna bakmak istiyoruz" dedi.

'3800 ASKER GÖREVLENDİRİLEBİLİR'

Rudd, polisin işini kolaylaşırmak amacıyla ülkedeki kritik bölgelere ne kadar asker konuşlandırılacağı ile ilgili soruya da "3800 askere kadar" yanıtını verdi. Zira ülkedeki terör tehdidi seviyesi İngiltere tarihinde 3. kez 'kritik' seviyeye yükseltilmişti. Bu yakın zamanda bir saldırı olabileceği anlamına geliyor. Askerler Buckingham Sarayı, Başbakanlık Konutu ve Parlamento binası gibi kritik bölgeleri koruyacak.

 

  1. 'Saldırganın muhtemelen tek başına hareket etmediği' ni söylemek sokaklarda daha fazla asker çıkarmayı meşrulaştırmak içindir. Amaçları bu iken bu derece profesyönel istihbaratla çalışan ülke olarak bu işte dahli olduğunun da itirafı gibidir..

  2. Bu a b d ile İngiltere arasındaki basına sızdırma olayından rahatsızlık duyulması aslında a b d nin karşıya verdiği mesajdan rahatsızlıktır. A b d bombalı saldırıyı basına sızdırmakla ' herşeyden haberim var elimdesin ' anlamı taşıyor. Seküler dünyada İstediğini yaptırmanın en iyi yöntemi açığını yakalayıp biliyorum demektir .a b d nin yaptığı budur....bizde Musul'da 396 sivil değil aslında 3016 sivilin hiç uğruna başarısız operasyonlarda öldüğünü bilip kullansaydık işe yarar mıydı bilmiyorum ama kendi halklarına yaptıklarını kullanmak daha işe yarıyor sanırım işte görüyoruz..

Yorum Yaz

  481903

-