27 OCAK 2020 PAZARTESİ

YENİDÜNYA DÜZENİNDE TIBBİ SOYKIRIM (2)


YENİDÜNYA DÜZENİNDE TIBBİ SOYKIRIM (2)

Ne şanslıyız ki Yeni Dünya Düzeni'nin uluslararası bankerleri, hükümet-destekli tıbbi soykırıma dair bir entrika programı olan Ortodoks tıp yapılanmasını kontrol ediyor. Ortodoks tıp doktorunuzu sadece “onaylı” Ortodoks ilaçları, aşıları, cerrahiyi ve radyasyon tedavilerini sağlamaya zorluyor ve bunlar sizi ABD'de hasta ve bağımlı olan nüfusun yüzde 95'i içinde tutuyor ve her yıl 1 milyonun üzerinde Amerikalıyı boş yere öldürüyor. Buna ek olarak, tıp mafyası her sene kürtaj yoluyla 1,5 milyonun üzerinde doğmamış bebeği öldürüyor. Dolayısıyla tıbbi soykırım, her yıl 2,5 milyonun üzerinde insan öldürüyor ve size her sene 1 trilyon dolarlık bir maliyeti oluyor ki bu da gayri safi ulusal bütçenin yüzde 12'sine karşılık geliyor. Tıbbi soykırım, sağlığınız ve yaşamınıza yönelik iyi bir yatırım değil.

KLOR MU DEDİNİZ?

Ortodoks yaklaşımlar, sizi hasta, bağımlı ve sürekli yeniden hastalanan bir şekilde tutmak için, klorun, süt ürünlerinin, kök kanalların, hipo-tiroidin, serbest radikal patolojinin ve tedavisinin ve serbest radikalleri etkisizleştiren şelasyon terapisinin rolünü gözden düşürür; kan damarlarındaki ağır metal zehirlenmesi ve blokajları ortadan kaldırır.

HASTALIKLARIN ÇOĞU ÖNLENEBİLİR AMA…

ABD Sağlık, Eğitim ve Refah eski Bakanı Joseph Califano'nun tahminlerine göre; tüm hastalıkların ve erken ölümlerin üçte ikisi, aslında önlenebilir türden. Doktorların alternatif iddialarına göre; tüm hastalıkların yüzde 90'ına kadarı önlenebilir ve yaşam biçimlerinde sağlıklı değişimler yaratıp doğal terapilere yöneldikçe ortadan kaldırılabilir. Bu tahminler temelinde, tüm kardiyovaskuler hastalıklardan kaynaklı ölümlerin yaklaşık yüzde 80'inin –yani 800.000 ölüm- eğer tıp tekeli hastalık ve ölüm yerine sağlığı teşvik etmiş olsaydı, önlenebilir nitelikteydi. Eğer Ortodoks yaklaşımlar tarafından şelasyon terapisi serbest radikal patoloji kaynaklı kardiyovaskuler hastalıkların doğal bir tedavisi olarak kabul edilirse, ve eğer klorlu içme suları, süt ürünleri, kök kanalları ve hipo-tiroidin tehlikeleri hakkında size gerçekleri açıklarlarsa, bu abesle iştigal ölümler de önlenebilir hale gelecektir.

İLAÇLAR KANSERE YOL AÇIYOR

Rockefeller tarafından proses edilmiş besinler ve toksik ilaçlar, planlanandan daha fazla kansere sebep oluyor ve elbette bütüncül terapiler de yok hükmünde sayılıyor. Her sene kanserden yarım milyon insan ölüyor. Abesle iştigal olan bu ölümlerin en az yüzde 50'si, ozon, hidrojen peroksit, şelasyon, oksijen terapilerinin yanı sıra iyi bir detoks diyeti eşliğinde önlenebilir. Rockefeller'ın tıp doktorları, her sene ABD'de Rockefeller'ın ilaçları, cerrahisi ve radyasyonuyla 250.000 kanser hastasını öldürüyorlar.

Serbest radikal patoloji ve hipotiroidi kötü yönetmenin yanı sıra, Ortodoks tıp doktorları rutin bir şekilde sistemik toksisiteyi, alerjiyi, kandidiyazı, kronik yorgunluk sendromunu, hipoglisemiyi, kabızlığı ve diğer bilinen metabolik bozuklukları yok sayıyorlar, küçümsüyorlar, itibarsızlaştırıyorlar ve kötü yönetiyorlar. Teşhis edilmemiş, kötü teşhis edilmiş, tedavi edilmemiş ve kötü tedavi edilmiş olan bu çok rastlanan metabolik hastalıklar, kardiyovaskuler hastalıkların, kanserin, eklem iltihaplarının, zayıf bağışıklık sisteminin, yorgunluğun, depresyonun, kilo almanın ve diğer tüm sağlık sorunları ile hastalıkların temel sebebini oluşturmaktadırlar.

SAHTE VE SATILIK HASTALIKLAR…

Tıbbi doktorlara, Rockefeller denetimindeki tıp okullarında, söz konusu temel metabolizma bozukluklarının, kronik şikayetçiler ve hastalık hastası kişiler tarafından uydurulan ve büyük oranda hayal gücü ürünü sahte hastalıklar oldukları, gerçek doktorların bu sahte hastalıkları görmezden gelmeleri, küçümsemeleri ve gözden düşürmeleri gerektiği, sadece safsatalarla uğraşan bütüncül tıp doktorlarının, bütüncül kiropratisyenlerinin ve natüropati üzerinde uzmanlaşmış kişilerin bu sahte hastalıkları safsata yollardan tedavi ettikleri öğretiliyor.

SİZİ BU HALE TIP GETİRDİ

Tıp doktoru Stuart Berger, “What Your Doctor Didn't Learn in Medical School” (Doktorunuzun Tıp Doktorunda Öğrenmedikleri) (1988) başlıklı kitabında şöyle der: İlaç-odaklı Ortodoks tıp doktorları, sizi gereksiz yere hasta, usanmış, depresif ve malul hale getirir ve bunun için de metabolizmayla ilgili temel bozuklukları görmezden gelirler ve yanlış tedavi uygularlar. Sonuç olarak, Rockefeller yapısına mensup doktorların bilmedikleri (ve özellikle eklemek isterim) ve bilmezden geldikleri şeylerin neticesinde, milyonlarca Amerikalının yaşantısı boşa harcanır ve hatta kaybolur.

MODERN TIP, BİLİMSEL DEĞİLDİR, ŞARLATANLARLA DOLUDUR

Modern tıp, bilimsel değildir. Siyasi olarak güdülenmiş bir tıp soykırımıdır ve şarlatanlıklarla doludur; çünkü Rockefeller ve ilaç endüstrisine sahip olan ve denetleyen diğer uluslararası haydutlar, aynı zamanda ABD ve dünya çapındaki tüm tıbbi ve bilimsel araştırmaları da kontrol etmektedirler; böylelikle kanser, kardiyovaskuler hastalıklar, eklem iltihapları, AIDS ve diğer sağlık sorunlarını tedavi etmek üzere doğal terapilerin tüm bilimsel keşiflerini yok sayarlar.

ULUSLARARASI DÜZEYDE RÜŞVET…

Uluslararası düzeyde rüşvet ve yolsuzluk, ilaçların sınanma aşamasında çevrilen dalavereler, veri uydurmaları, Dr Braithwaite'e göre oldukça yaygındı (Townsend Letter for Doctors, Ocak, 1994). Bu rapor, tıbbi araştırmacıların, teste konu olan deneklerin öldüğünü veya hastaneden ayrıldıklarını raporlamadıklarını belirtmektedir: kötü sonuçlar raporlanmamaktadır. Ayrıca, bazı tıp araştırmaları, yıllık 1 milyon dolar kazanmaktadır ve gelecekte işini devam ettirebilmek için sonuçlar üzerinde tahrifat yapmak üzere yoğun baskı söz konusudur.

FARMASÖTİK ENDÜSTRİSİ, YASAMA ORGANINI SATIN ALMIŞTIR.

“Batı Almanya'nın prestijli haftalık dergisi Der Spiegel (24 Haziran 1985)... Bir kural olarak, ilaç şirketleri münferit politikacılara ve bunlar arasından seçilen ve sağlık politikasını belirleyen kamu yetkililerine belli bir para verirler. Milyarlarca dolar değerindeki farmasötik endüstrisi, yasama organını satın almıştır.”

DOKTORUNUZA RAĞMEN SAĞLIKLI BİR ÇOCUĞU NASIL YETİŞTİRİRSİNİZ: MÜMKÜN OLDUĞUNCA DOKTORUNUZDAN SAKININIZ

Tıp Doktoru Robert Mendelsohn, “How to Raise a Healthy Child In Spite of Your Doctor” (Doktorunuza Rağmen Sağlıklı bir Çocuğu Nasıl Yetiştirirsiniz?) başlıklı kitabında şöyle yazar: “kötü ilaçların büyük kısmı ABD'de uygulanmaktadır. Doktorlar, tıp eğitiminin önleme yerine müdahale konusundaki önceliği, ilaçlar ve teknolojiye olan bağımlılığı ve her bir (tıp) öğrencisinin beynine kazınan bağışlanamaz ritüeller, ayrıntılar ve bencil davranışlar yüzünden bozulmuşlardır. Beyinleri kurumsal budalalıklarla o denli dolmuştur ki, sağduyuya hiçbir yer kalmamıştır. Davranışlar konusunda uzun zamandır yaptığım gözlemler ve binlerce çocuğun tedavisinde edindiğim deneyim temelinde ailelere tavsiyem, “mümkün olduğunca doktorunuzdan sakınınız” şeklindedir.”

Dr. Mendelsohn; “çocukluk hastalıklarının önündeki en büyük tehdidin, onları kitlesel bağışıklıklar yoluyla hastalıklardan korumak için yapılan tehlikeli ve etkisiz çabalardan ileri geldiğini” söylemektedir.

YAZININ 1. BÖLÜMÜ İÇİN TIKLAYINIZ

Yorum Yaz

  597311

-