Hüseyin Yağmur

YEREL SEÇİM GÖZLEM VE NOTLARI

Hüseyin Yağmur

Eskiler “Zaman su gibi akıyor demişler. Bundan yaklaşık beş yıl önce, 2014 yılında yapılan seçim hazırlıklarını ve seçimlerini çok yakından hatırlıyorum. Bendeniz 2014 yerel seçimlerinden sonra o günlerde yayın yapan “analitik bakış” isimli haber analiz sitesine seçimleri değerlendiren bir yazı yazmıştım. Bizleri beş yıl yönetecek başkanların ve meclis üyelerinin tesbit edildiği bu günlerde ben de bu 3.4.2014 tarihli bu yazımı önemine binaen sizlerle paylaşayım dedim.

…………………..

 Çok şükür bir seçimi daha kazasız belasız atlattık. AK Parti'nin ‘yedi düvele' karşı verdiği mücadele başarıyla sonuçlandı. En yakın rakibine 15 puan fark atarak seçimleri tamamladı.

 Her seçimin kendine özgü sonuçları ve dersleri var. Ben bugün bu gözlemlerimden bazılarını sizlerle paylaşmak istedim.

 Bu seçimler bir daha gösterdi ki; bir kısım şehir halkı şehire yapılan hizmete göre değil, ideolojilerine ve partiye göre oy veriyor. Eğer gösterilen aday kendi parti ve ideolojilerinden değilse rakip partinin adayı ağzı ile kuş tutsa bile kendini beğendiremiyor.

 Nitekim AK Parti'nin üç bakanı seçimlerde bu tarihi dersi tekrar yaşadılar.

 İzmir'de AK Parti'nin en popüler ve en başarılı bakanı sayılan Binali Yıldırım aday gösterildi. AK Parti'nin bu ağır hizmet topu İzmir'e getireceği hizmetlerden bahsetti. Hatta o kadar ileri gitti ki “İzmirliler benim hizmetlerimden sonra artık içkilerini burunlarını tıkayarak değil, keyifle içecekler” dedi.

 İzmirliler 30 Mart'ta Binali Yıldırım'a şu cevabı verdiler: Sen kendi işine bak! Biz, hem burnumuzu tıkarız, hem içkimizi içeriz. İzmir'i senin temizlemene ihtiyacımız yok!

 Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun özel olarak ilgilendiği, hatta meyhanelerine girip hal hatır sorduğu Edirne'de de halk, gelecek hizmet yerine kendi ideolojilerini ve partilerini tercih ettiler.

 Benzeri bir muameleyi Hatay'da Adalet Eski Bakanı Sadullah Ergin görmüş oldu.

 Benzeri sahneler İstanbul'da da yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Abi'nin pozitif ayrımcılık(!) yaparak her türlü hizmeti en önce götürdüğü ilçelerde AK Parti lehine yaprak kımıldamadı.

 Aksine Kadıköy ve Beşiktaş'ta CHP lehine %70'lere varan oy patlaması oldu.

 Üstelik AK Parti Beylikdüzü ilçesini de kaybetti. (Beylikdüzü Belediyesi'nden bana mesaj gelirdi. Sürekli konser  ve şamata programlarına davet şeklinde. Al sana konser!)

 AK Parti'nin beyaz Türklere şirin gözükmek için eski ANAP'lı adayla girdiği Sarıyer'de, eski CHP'li adayla girdiği Maltepe'de de sonuç hüsran oldu.

 Demek ki sen kendin olmadıkça, ancak başkasının maskarası oluyorsun.

 Umarız bu sonuçlar AK Parti yönetimleri ve Belediyeleri için bir ders olur da bundan sonra stratejilerini buna göre belirlerler!

…..

 Bu seçim bir daha gösterdi ki Türkiye'de insanın ruh terbiyesi için ortaya çıkan cemaatlerin seçimleri ‘etkileyebilecek' bir oy bütünlüğü yok.

 Vatandaş, cemaatini ve hocasını ayrı, partisini ayrı seviyor.

 Takke düştü, oy göründü. İyi de oldu.

 Bundan sonra cemaatler partilerle, partiler cemaatlerle politik ilişkilere girmezler.

 Herkes, kendi işini yapar. Dini olan ruhani görevini, dünyevi olan fani görevini.

…..

 İnsanlar neden Belediye Başkanlığına talip olur bilmem?

 Bir eski arkadaş İstanbul'un Belediyelerinden birinden aday adayı oldu. Cep telefonuma mesaj göndermişti. Arayıp tebrik ettim. Sesi heyecandan titriyordu. Çünkü bu ilçede daha önce kendisi İlçe Başkanıyken seçim kaybedilmişti.

 Adaylığı kesinleşince arkadaşı yine arayıp tebrik ettim. Sesindeki heyecan bu kez bir özgüvene dönüşmüştü.

 Bir hafta sonra ‘Yaşadığı ilçede neden seçim kaybedildiğini, bu seçimin nasıl kazanılacağını' rakamlarla ona anlatmak istedim. Yarım saatlik bir randevu istedim. “Cuma günü görüşelim” dedi. Cuma günü aradığımda, ancak üçüncü aramamda danışmanına ulaşabildim. Artık dostumuz ulaşılamaz bir insan olmuştu.

 Vaziyet kötü. Çünkü; daha seçimlere 60 gün var. Başkan adayı dostumuza ulaşamıyoruz.

 Dostumuz ‘dededen kalma yöntemlerle' seçim kampanyasını yürüttü ve seçimi kaybetti. Halbuki doğru strateji izlese kesin kazanılabilecek bir ilçeydi. Arkadaş sonuçlara itiraz etti. Ancak bu itiraz karşı tarafın 400 oy daha almasına sebep oldu.

 Dostunun adayken ulaşamadığı adama, halk Başkan olunca nasıl ulaşacaktı? Ben onu merak ediyordum. Merakıma gerek kalmadı. Dostumuz seçimi kaybetti.

 Böylece Halk, başına ‘başkan' sıfatlı bir ‘genel müdür' gelmesinden kurtulmuş oldu.

…………….

 Gazetelerde çıktı. Başbakan Erdoğan'ı yerel seçim başarısından dolayı üç devlet başkanı, iki başbakan arayarak tebrik etmiş. Bunlar: Putin, Aliyev ve Eroğlu. Pakistan Başbakanı Şerif, Bosna Başbakanı Begoviç ise Erdoğan'ı tebrik eden iki başbakan.

 Başbakan aslında ne kadar yalnız değil mi?

………………..

Girişte de bahsettiğim gibi bendeniz bu yazımı 2014 yerel seçimlerinden sonraki hafta yazmıştım. Daha sonraki bir yıllık gözlemimden sonra ben arkadaşlarıma şu tesbitimi söylemeye başlamıştım: İstanbul'daki Belediye meclis üyeleri vesilesiyle İstanbul'da siyaset yapan Ak Partili belediye başkanlarını gıyaben ya da vicahen tanıyorum.25 belediye başkanından en az 15 tanesi 2014 seçimlerinde aday olmaması gereken kişilerdi.

 İşin Türkçesi bu başkanların metalleri ta o zaman  yorgundu.

 Geçen yıl sonuna doğru Cumhurbaşkanımız bu tabiri kullanarak bu gerçeği ifade etmiş oldu.

 Ama bazı ‘Basralar artık harap olmuştu'……

 Nitekim geçen Pazar günü Türkiye Gazetesi'nde bir haber gördüm. Ak Parti'nin İstanbul'daki mevcut 25 belediye başkanından sadece 10 tanesinin tekrar belediye başkanı adayı yapılacağı genel merkez kaynaklarına dayandırılarak söyleniyordu.

 Ama bazı ‘Basralar artık harap oldu' maalesef…..

……………..

 Bir Hocamız vardı rahmetli oldu. “İbretler ton ton, ibret alanlar gram gram” derdi.

 Bakalım bu sefer nasıl olacak?

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  674692

-