14 KASIM 2018 ÇARŞAMBA

Hüseyin Yağmur

YEREL YÖNETİCİLİK VE HADİSİ ŞERİFLER

Hüseyin Yağmur

Yerel yönetim seçimleri yaklaşıyor. Şüphesiz bu seçimlerin teknik ve siyasi boyutu tu olduğu kadar  manevi ve ruhani boyutu da var.

 Yıllarca Peygamber Efendimizin hadisi şeriflerini okumuş ve izahını ders olarak dinlemiş bir kişi olarak, hadislerin hayatın birçok alanını kapsadığı gibi mahalli hizmetlere de bir ışık tuttuğunu hissediyorum.

 Şüphesiz bu konuda bir akademik çalışma bile yapılabilir. Ancak ben sıkça okuduğum, dinlediğim bazı hadisi şerifleri insana yapılan hizmetin ne kadar makbul olduğu anlamında paylaşmak istedim.

 Peygamberimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurdu: Allah'a yemin ederim ki, Allah, şu İslam Dînini muhakkak surette kemale erdirecektir. Öyle bir derecede ki, bir süvari yalnız başına Sana'dan Hadramevt'e kadar selametle gidecek. Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayacak (Buhari, Menakıb, 25, Ebu Davud, Cihad, 57)

 Bu hadisi şerif yöneticilere, yönettikleri kişilerin can ve mal güvenliğine sahip çıkmalarını, yönettikleri beldelerde insanların huzurlu, zarardan kazadan beladan emin bir şekilde yolculuklar yapabilmesi ufkunu gösteriyor.

 Şimdi çocuk arabalı hanım, caddeye çıktığı zaman kaldırımlarda keyifle 100 metre yolculuk yapamıyorsa, kaldırımlarda adım başı karşısına bir engel çıkıyorsa burada bir sorun var demektir. Bu sorunu yerel yöneticilerin bu hadisi şerif ışığında yeniden düşünmesi gerekiyor.

 Peygamberimiz bir başka hadisi şerifte "İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat." (Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizi, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8.)

 Bu hadisten de mahalli, idarelerin kapsama alanına giren yol, köprü, çeşme vs. gibi çalışmaları yapan yöneticilerin bahsi geçen büyük müjdeye nail olabileceği anlaşılıyor.

 Peygamberimiz bir başka hadisi şerifte ‘İmanın en büyük alameti, zalim sultana karşı hakkı söylemek, en küçük alameti yoldan insanlara eziyet veren şeylerin kaldırılmasıdır' buyuruyor. Bu hadisi şerifin bir başka boyutu daha var onu da zikredelim:

 “Bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve onu yoldan uzaklaştırdı. Bu sebeple Allah ondan hoşnut oldu ve onu bağışladı.” (Buhârî Ezân ,32)

 Bu hadisi şerif de gösteriyor ki yoldan insanlara eziyet veren şeylerin kaldırılması, bir çukurun kapatılması, çöplerin vaktince alınması, sokağa yığılmış inşaat malzemelerinin kaldırılması vs. gibi faaliyetler hep bu kapsama giriyor.

 Peygamberimiz kendinden daha çok başkasına fayda veren müminleri sürekli övüyor. Bu anlamda bir hadiste “Kim ki bir mümin kardeşinin hacetini yani ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir” buyuruyor.

 Demek ki yörede bulunan, yönetilen insanların maddi ve manevi ihtiyaçlarını gidermek, onların hastalık, yoksulluk vs. gibi ihtiyaçlarına koşturmak da büyük fazilet kazandıran bir ibadet aynı zamanda.

 Bu hadisi şerifin bir başka yansıması daha var ki o da çok etkileyici. Peygamberimizin vefatından sonra Mescidi Nebevi de itikafa girmiş İbni Abbas şöyle bir olay yaşadı:Bir adam geldi ve İbni Abbas'a bir başka adamın ihtiyacını söyledi. Bunun üzerine İbni Abbas o kişinin ihtiyacını karşılamak üzere itikaftan ayrılmak üzere yeltendi. Bunun üzerine bir başka sahabe kendisini ‘İtikaftan ayrılmanın uygun olmadığına' dair uyardı. İbni Abbas o kişiye Hazreti peygamberin kabrini göstererek şu cevabı verdi: (İbn-i Abbâs bunları söylerken gözlerinden yaşlar akıyordu.) Şurada yatan adamdan ben şu hadisi duydum: Mü'min kardeşine yardım eden kişi, yardım ettiği zamanı, Allah'a ibadet ve taatte geçirmiş sayılır. Ve bu davranışı, Hz. Peygamber'in mescidinde bir ay itikâf etmekten daha sevimlidir. (…..) Her kim, din kardeşinin bir işini tâkip eder ve o işi görürse bu, kendisi için on yıl îtikâfta kalmış olmaktan daha hayırlıdır. (Beyhakî, Şuabu'l-Îman, III, 424-425)

 Görüldüğü gibi mümin kardeşinin ihtiyacına koşturmak, kimi zaman itikaftan daha sevaplı bir ibadet haline gelebiliyor. Hal böyle olunca yaptıklarımızı abartmadan, kutsallaştırmadan, başkalarını küçümsemeden ama bir ibadet neşesi içinde yapmamızda sayısız faydalar var.

 Bu iş kamu hizmeti yapan yerel yöneticiler için hem bir görev hem bir fırsat arz ediyor.

 Şimdi 6 ay sonra yeniden yerel seçimler yapacağız. Belediye Başkanlığına talip olacak kişiler ve onları seçecek kişiler mahalli hizmetlere bir de bu pencereden bakmalılar. 

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

  1. Artık gözler ama kulaklar sağır dil lal.

Yorum Yaz

  739574

-