21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Hasret Yıldırım

“YERLİ DERİLİ” GANYOTÇU-EBUBEKİR ÖZTÜRK YALNIZ DEĞİLDİR

Hasret Yıldırım

Arkadaş ortamında çekilen bir videoda söylediği sözler sebebiyle “linç” edilen Ganyotçu Ebubekir Öztürk'ün harcanma sebebi, “Yerli Derili” olmasıdır. “Soluk Benizli Beyaz Adamların” tepkisinin hakikâti ise “ahlâk âbidesi” görünmelerine rağmen, kesinlikle “ahlâksız olmalarında saklıdır. Onlar alenen kendi ortamlarında veya fırsatı ellerine geçirdiklerinde, Milletin tüm kıymetlerine en aşağılık şekilde söver ve sayarlar. Kılıfları da hazırdır; laiklik elden gidiyor, M.Kemal'in askerleriyiz…

 

Hususiyetle 70'li-80'li yılların favori-gözde filmleri “western-kovboy” kuşaklarını izlerken; Türk Milleti olarak yüzyılların verdiği ahlâkla, biz mazlumun, vurulanın, zulme uğrayanın, hûlâsa kovboyların yanında idik. “Ahh şu zalim Kızılderili bir ölse”, “Soluk Benizli-Beyaz Adam galip gelse”, “Oturan Boğa, Uluyan Kurt, Uçan Kartal yerle bir olsa” diyerek, kendimizden geçer idik. Lâkin mevzuun arka planında başka işler varmış da; biz, iş işten geçtikten sonra anladık. Meğerse mazlum (?) Amerikalılar, zalim (?) Kızılderililerin topraklarını; vahşice, barbarca, alçakça gasp etmişler!. 20-25 Milyon insanı, yerlerinde-yurtlarında yerle bir etmişler!. Bu aşağılık soykırımı da, western-kovboy filmleri, Teksaslar, Tommiksler ile “karşı propaganda” metodu uygulayarak ört bas ettikleri gibi, kendilerini de haklı çıkarmışlar…

 LeventKirca_AtaturkcuOlmakFarz

Soluk Benizli Beyaz Adamlar, İnanılmaz Bir Katliam Yaptılar

Muhterem Hasan Celal Güzel ağabey, mevzuun teferruatını şöyle naklediyor: “Kızılderililer, kendilerini acımasızca katleden Amerikalılardan çok daha medenî ve insancıldırlar. Kızılderililere atfedilen 'kafa derisi yüzme' alışkanlığı, bilakis Amerikalılar tarafından Kızılderililere uygulanmış bir işkencedir. ABD başkanlarından Andrew Jackson, At Nalı Dirseği Savaşı sonrasında öldürülen Kızılderililerin derilerinin yüzülmesine bizzat nezaret etmiştir (Sunay Akın, ayrıca Yücel Kaya).

Sonradan adı nükleer başlıklı füzelere verilen John J. Pershing 'En iyi Kızılderili ölü Kızılderilidir' demiştir. Bu söz, 1869'da General Sheridon tarafından da tekrarlanmış ve bir Amerikan vecizesi(!) haline gelmiştir.

Kızılderili Soykırımı, Nazi Almanyası'nda Yahudilere karşı uygulanan soykırımdan çok daha korkunçtu. Bu soykırım neticesinde bir ırk tamamen ortadan kaldırılmış ve 20 milyon civarında Kızılderili çeşitli işkencelere, tecavüzlere, hastalığa, açlığa ve sürgüne maruz bırakılarak hunharca katledilmiştir. Sadece Creekler, Seminoller ve Çerokiler'den öldürülenlerin sayısı, 2. Dünya Savaşı'nda öldürülen Yahudilerin sayısından fazladır (Yücel Kaya).

Kızılderili Soykırımı, ABD'nin resmî devlet politikası olmuştur. ABD arşivlerini inceleyenler, bunun çok sayıda belgesine kolaylıkla ulaşabilirler. Amerikan resmî makamları Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödemişlerdir. Devlete ait binaların bodrumları, Kızılderili kafataslarıyla dolmuş taşmıştır.

İlk biyolojik silah, Amerikalılar tarafından Kızılderililer üzerinde uygulandı. Amerikalı Lord Amherst, gönderdiği bir direktifte "Kızılderililer aşağılık bir ırktır. Bunları topyekûn imha etmek için bütün metotlar gibi battaniye ile mikrop bulaştırmak iyi bir denemedir" demişti. Böylece, sürgüne gönderilen Kızılderililere güya yardım olarak dağıtılan battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırılarak çok sayıda Kızılderilinin kalleşçe öldürülmesi sağlanmıştır. Kızılderililerin açlıktan ölmesi için başlıca yiyecekleri olan bizonların toptan öldürülmesi de, Kızılderili Soykırımı yöntemlerinden ilgi çekici bir örnektir.

  1. yüzyıl boyunca devam eden bu insan avı, 1886'da son özgür Kızılderili Apaçi reisi Geronimo'nun esir düşmesi ve 1890'daki Yaralı Diz Katliamı ile tamamlanmıştır. Halen ABD'de 600 bin civarında asimile edilmiş Kızılderili, son derece kötü şartlar altında yaşamaktadır.” [Radikal Gazetesi, 21 Ekim 2007]

 

Yerli Derili Ebubekir Öztürk Ne Dedi?

Kızılderili-Yerli Derili… Boynu bükük… Öz Yurdunda garip… Öz Vatanında parya… Soluk Benizli-Beyaz Adamın karşısında kimsesiz, sahipsiz… Bizim Yerli Derililer farklı mı? Ne idüğü belirsiz Amerikan zihniyetli, soluk benizli beyaz adamların karşısında öksüz ve yetim!. Bu duygular içerisinde, son günlerin gündemi, Kolpaçino filmlerinin meşhur karakteri, Ganyotçu Ebubekir Öztürk kardeşimin; bir arkadaş ortamında çekilen, lâkin toplum ahlâkına uygun olmayan sözleri sebebiyle linç edildikten sonra, Beyaz Tv canlı yayınında yaptığı açıklamayı seyrediyorum. Ne demişti “Yerli Derili” Ebubekir Öztürk!?

“Benim adım Ebubekir, soyadım Öztürk. Zaten fikrimi ve duruşumu bu özetliyor. Nasıl bir fıtrata ve nasıl bir ahlâka sahip olduğumu, çevremdeki insanlar da biliyor. Benim de saygılı olduğum, değer verdiğim insanlar var. Benim saygıma, değerime tacizde bulunduğun zaman, bütün dengem alt üst oldu. Otomatikman etkiye tepki verdim. Recep Tayyip Erdoğan'a âşık biri olarak, referandumdan evvel bir mitinge giderken, mahallede karşı siyasi görüş sahiplerinin tacizi ile karşılaştım. Ben nefis taşıyorum. Bu taciz karşısında “hayır” cephesinin marşı mânâsında, o hatayı yaptım. Vallahi, Billahi, Tallahi İzmir Marşı'nın ehemmiyetini bilmiyordum. Evveliyatla Türk Milletinden ve İzmirli kardeşlerimden özür diliyorum. Güzel bir söz söylemek istiyorum: ‘İnsanoğlu hilekârdır, kimse bilmez fendini. Her kime iyilik edersen, sakla ondan kendini.' Ben bu talihsiz olay için buradayım ve özür diliyorum ama “50 milyon insanı denize döktüğün zaman düşünce özgürlüğü”, “insanlara kuzu deyince düşünce özgürlüğü”, “Allah'a Peygamber'e hizmet eden Cumhurbaşkanımıza, Hanımefendiye küfür edildiği zaman düşünce özgürlüğü” ama ben bir cümle dağa taşa söyleyince bittik. Biz hakîkaten bu memlekette garibiz. Tamam, ben hata yaptım, küfür olmaması gerekiyor. Sin Kaflı sözler oraya yakışmadı. Ama benim hareketime karşılık; ne ana kaldı, ne bacı kaldı, ne karım, ne çocuğum!. On yılda tırnaklarımla kazıyarak geldiğim yeri, on saniye ile bitirmeye çalışıyorlar.”

Yerli Derili Ebubekir Öztürk kardeşim            “Biz hakîkaten bu memlekette garibiz” derken, bir hakikâti dile getirdi aslen… Daha mevzu sosyal medyaya düşer düşmez, “bizim kanalın” dizisi Payitaht idârecileri düğmeye basarak, kendisini diziden kovdular. En yakın arkadaşları (?) kendisi hakkında “şerefsiz” ve “3 kuruşa kendinizi satmayın” diyerek arkasında (?) durdular. Hele ki “Mizahta sınır olmaz” prensibiyle, Milletin tüm kıymetlerine söven-sayan cenâh, ahlâk âbidesi kesildi. Uğur Dündar, Yılmaz Özdil, Müjdat Gezen, İlyas Salman, Levent Kırca, Zeki Alasya gibilerinin; alenen, hususiyetle manevî kıymetlerimiz hakkında neler konuştuklarını herkes biliyor. Lâkin onlar Soluk Benizli-Beyaz Adamlar; yaptıkları ve yapacaklarından sual olunamazlar!. Söverler-sayarlar ve “el üstünde” tutulurlar. Yerli Derililer onların yaptıklarına ses çıkaramaz. Tüm “film âlemi” emirlerindedir ve kılıf da hazırdır; laiklik elden gidiyor, M.Kemal'in askerleriyiz… Düzenlerine kafa kaldıran kim varsa, hırsızdır onlar için. Hâlbuki bahse konu olan marş ile gençlik marşının “hırsızlık malı” olduğunu bilmeyen, öğrenmeyen kalmamıştır. Anlayacağınız “Dağ başını duman almış” da, sormayın gitsin!.

 AgizlarindanLagimAkanSahislar

Sövmek-Saymak, Kemalistlere Mubâh mı?

Bu yazdıklarımız sebebiyle bizi de linç kefesine koymayı düşünenler olursa, sövmeyi ve hakareti kabul etmiyoruz; lâkin soluk benizli beyaz adamlara ‘öyle', yerli derili Ebubekir “Öz Türk”e ‘böyle' dedirtmeyiz!. Ey İzmirliler!. 2015 senesinde, yüzünüze baka baka, alenen sövenleri alkışlayarak “baş tacı” ediyordunuz da, bu mevzu niye kanınıza dokundu? Hangi biriniz, teferruatını vereceğim sövüşmelere, Ebubekir Öztürk'e gösterdiğiniz tepkiyi gösterdiniz? Yoksa tepkiler de mi “ideolojik", sizin lügâtınızda? Adamına göre mi muamele yapıyorsunuz?

ilyasSalmanSovuyor

Medya Gündem internet sitesi köşe yazarı Nezif Uzalp'ın kaleminden, hâdisenin vetiresi ve altına kocaman imza attığımız yazısını iktibâs ediyorum: “CHP'nin televizyon kanalı Halk TV'de, irticadan korktuğunun binde biri kadar Allah'tan korksa veya kuldan utansa, cennete girmeyi garantileyecek olan Uğur Dündar'ın CANLI yayın programındaki “küfür” rezaletini görmeyen yoktur. O gece programda yer alan ve neyini vererek aldığı belli olmayan belge ile (ilahiyatçı) profesör ilan edilen Yaşar Nuri Öztürk'e özel ayrı bir yazı yazacağım inşallah. Bugünkü konumuz BAŞ PEZEVENK Müjdat Gezen!MasonZekiDarbecileriDestekliyor

Onu sevenler, durun hemen kızmayın. Kendisi o malum programda aynen şöyle dedi: “Diyelim ki içki içiyorum. Sana ne pezevenk. Bu küfür değil. Azericede PEZEVENK, yol gösteren demektir.” Madem “pezevenk” yol gösteren demek, madem “pezevenk” küfür demek değil ve de madem Müjdat Gezen aydın olarak görülüp programda milleti aydınlatıp yol gösteriyor o zaman Müjdat Gezen BAŞ PEZEVENKTİR.

UgurDundarVeizmirlilerKufruAlkisliyor

Tamam, önceden biliyoruz, Müjdat Gezen pezevenk de, ya o coşkuyla alkışlayan program konuklarına ne demeli, ya bugün ülkemizde yaşayan vatandaşların yüzde sekseninin yaşından fazla süredir (1970'ten beri) gazetecilik ve televizyonculuk yapan program moderatörü Uğur Dündar'a ne demeli. Bilinçli, dürüst ve ahlaklı(!) bir moderatör canlı yayında küfür eden her kim olursa olsun, küfür edilen her kim olursa olsun küfür edene müdahale etmez mi? O programa katılanlar, neyi niçin alkışlıyorsunuz. Kim sizin içkinize müdahale ediyor ki? Zıkkımın kökünü için o pezevenkle birlikte. Sarhoş olunca da pezevenk pezevenkliğini yapsın, siz müşteriler müşteriliğini. Yol gösteren pezevenk müşteriye nereyi, kimi gösterecekse artık. Bizim taşra ellerinin varoş mahallesi olmayacağı kesin. Onu da alkışlayan İzmirliler düşünsün artık.

MeclisBaskaninaKufur

Bu arada Müjdat Gezen baş pezevenk olmuş olmasına da (kızma Müjdat Gezen, pezevenk küfür değil, yol gösterici demek. Unuttun mu yoksa!) tiyatro okulu da açsa, aydın havasına da bürünse, kendini adam yerine de koysa, üç-beş ahmak tarafından alkışlansa da, pezevenk olup yol gösterse de, kendini alkışlayanlara; henüz adam olamadığından öncelikle kendine yol gösterip (kendi kendine pezevenklik ederek) canlı yayında oturmasını, konuşmasını ve de insan olmasını öğrenmesi lazım. Ve de böyle pezevenklerle aydınlanacaksa benim bu güzel ülkem, bırak aydınlanmayı yer yarılsın girsin yerin dibine.” [Medya Gündem, Nezif Usalp, 22 Ekim 2015]

Kıymetli kardeşim Ebubekir Öztürk, nâmı diğer Ganyotçu… Şahsiyetinin ve kalbinin nasıl güzellikler taşıdığını, bizzat temâşâ etmiş bir kardeşin olarak “geçmiş olsun” diyor; tüm saldırılara ve ambargolara karşı, Cenâb-ı Mevlâ'dan senin adına, hayırlı, bereketli, bol rızk temenni ediyorum. Son söz, hatasız kul olmayacağına ve hatanı kabul etmene binâen, “yalnız değilsin kardeşim” diyorum…

HasretYildirim_EbubekirOzturk

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

  1. Adam gibi adam

    Ebubekir Öztürk ADAM GİBİ ADAMSIN. Halkın %60'ının söyleyemediğini söyleyecek kadar billurlusun. Arkandayız.Hasret Yıldırım senin de arkandayız. Sen de adamsın..

  2. Payitahttaki o role Ebubekir Öztürk'ten daha uygun biri olamazdı.... diziden çıkaranlar bir daha düşününüz..

  3. Ebubekir Öztürk tahrik edilmiş duygularının tesiri altında dilinin kurbanı olmuş...bulunduğu ortam belliki izinsiz ve habersiz piyasaya sürülmüş servis edilmiş...arkadaş (?) kurbanı olmuş...üzgünlüğünü dile getirmiş, özür dilemiş...çoluğu çocuğu ailesi küfür deryasına boğulmuş...yetmemiş işinden olmuş...biz şunu biliriz; bütün bu tepkiler evli ve çocuk sahibi bir hanıma o bayağı ve ucuz espri adı altında yapıldığında verilir...normal ahlak kuralları budur. Güzel ahlak böyle gösterilir. Bu kimlik suikastı ebubekir Öztürk'e mi yapıldı payitaht dizisine mi?.

  4. Türkiye'nin kelli felli sanatçıları , gazetecileri uluorta küfr ederken üstelik evli ve çocuk sahibi hanedan mensubu bir hanımla ilgili söyledikleri toplum ahlakına aykırı,yenilir yutulur cinsten olmadığı halde söyleyenler bir milletin gözleri önünde nasıl bir ahlaki değer ki bir de alkış alarak sanat yapmış gibi sunulurken ( malumun sanatı(?) bu espirilerle vardır) , üstelik milyonların önünde....yaptıklarından ödün bile vermeksizin üstüne de haketti dercesine....özür bile dilemeden....utanmadan sıkılmadan.......

  5. ebubekir abi adamdır.

Yorum Yaz

  189436

-