20 HAZİRAN 2019 PERŞEMBE

Kurşun Kalem

YERLİ MALI KULLANALIM AMA… PETLAS…

Kurşun Kalem

ABD ile yaşanan kriz sonrası Türkiye'ye yapılan ekonomik saldırının doğal bir çıktısı olarak yerli malı kullanma iştahı görülmemiş derecede yükselmişti.

Bu elverişli ortamdan pek çok yerli şirket oldukça iyi biçimde yararlandı…

Cep telefonu sektöründe ve bazı teknolojik alanlarda yerli üretimi olan şirketler milyon dolar vererek elde edemeyecekleri bir müşteri pazar payı elde ettiler…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın açıktan yürüttüğü bu savaş sırasında 7.5 TL'yi gören dolar kurunun yükselmesi de ithal ürünlerin fiyatını tavan yaptırarak bu ortama yardımcı oldu…

İçinde bulunduğumuz günlerde, dolar kuru yavaş yavaş geri çekilirken yerli ile ithal arasındaki fiyat makası da gittikçe daralmakta ve daha da daralacak…

Şimdi esas soru şu; bu elverişli ortamı kullanarak pazardan pay alan yerli şirketler bu kapasitelerini koruyabilecekler mi?

Müşterilerini hem yerli ve uygun fiyata ürün satacak hem de satış sonrası hizmetlerini aynı titizlikle yerine getirecekler mi?

Toplumun milli duygularının ayyuka çıkmasının sağladığı bu avantajlı dönem bittiğinde geriye ne gibi bir tortu kalacak?

İşte bu bizim iş tutma biçimimiz, ekonomi kültürümüz, hizmet kalitemiz ve müşterimize olan saygınlığımızda doğru orantılı…

Eğer müşterimizi kandırır, doğru olmayan bilgiler verirseniz büyük hayal kırıklığı yaşarız…

Mesela, bu kavga sonucu Whatsapp'ı kullanan pek çok kişi ve grup alternatif mecra olarak Turkcell'in BİP uygulamasına yöneldi.

Sonuç mu?

Şimdi her biri yeniden öfleye püfleye ABD menşeli Whatsapp'a geri dönüyor?

Peki neden?

Çünkü Turkcell müşterisini memnun edemedi.

En başta yanlış bilgi verdi.

BİP'in yüzde yüz yerli üretildiğini ve tüm içeriğe hakim olduklarını söylediler…

Bir iki haftada bir güncelleme gönderen tüm sosyal medya mecralarına karşın kullanılan dönemlerde BİP en azından benim gördüğüm hiçbir güncelleme göndermedi…

Yüzde yetmiş oranında arttığını söylediği katılımcıların diğer tarafta buldukları kolaylık ya da görsellikleri sağlayamadı…

Kullanıcılarının isteklerine anında cevaplar üretemedi ve şimdi gittikçe kan kaybediyor…

Neden mi?

Tek açıklaması var, yazılıma hakim değiller…

Alman menşeli ayakkabı firmalarından ürün aldığınızda en küçük bir tereddüt bile göstermeden, suçu kullanıcısında aramadan garanti kapsamındaysa hemen değiştiriyorlar…

O yüzden de dünya çapında markalaşıyor ve satış yapıyorlar…

Ama bizim pek çok yerli firmamızda en yazık ki bu hassasiyet biraz eksik…

Petlas'ı özellikle yazdım…

ABD ile kavga olmadan çok önce, tamamıyla milli duygular ile bir sene önce bu güzide firmamızı seçen bir arkadaşım var.

Üstelik her bulunduğu ortamda da lastik kalitesinden bahsedip etrafındakileri de Petlas kullanmaya teşvik eden birisi….

İşte bu arkadaşın aracı düz yolda giderken lastiği patlıyor…

Daha doğrusu o öyle sanıyor…

Meğer herhangi bir çivi, taş ya da yabancı madde girmeden lastik patlamış.

Daha doğrusu yanak tabir edilen yerdeki teller kopmuş ve lastik inmiş.

Doğal olarak en yakın tamirciye gittiğinde lastiğin tamir edilemez olduğunu, üretim ya da montaj hatasından kaynaklı bir sorun yaşadığını, garantisi varsa değiştirmesi gerektiğini öğrenmiş.

Sonuç mu?

Garantiye verilen ve verilirken de en küçük bir durum tespiti belgesi düzenlenmeyen lastik ile ilgili iki aydır “evrak kaybolmasının” dışında bir gelişme yok…

Israrla durum takip ediyor, Petlas ile ilgili hayal kırıklığı yaşamak istemiyor…

Bu küçük gibi görünen örnek, bir şirketin uluslararası marka haline gelebilmek için hangi safhalardan geçmesi gerektiğini özetleyen bir kırıntı…

Yerli firmalarımız, günün şartlarından ya da milli duygularından dolayı yığınla yabancı ve belki daha uygun alternatifler varken kendilerini seçenlere ayrıcı hürmetkar davranmalılar…

Tesettür oteli yapıp hassasiyetlerinden dolayı kendisini tercih eden müşterilerine sağmal inek gibi gören, “benden başka alternatifin yok” deyip fahiş fiyat uygulaması yapan pek çok işletme yerle yeksan oldu…

Marka bağlılığı için çok fırın ekmek yenmesi gerekli…

Arzumuz, bu güzel ortamın yerli firmalarda kalıcı Pazar payları bırakmasıdır…

Maksat üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değil…

KURŞUN KALEM - TERCÜMEİHÂL

Kurşun ve kalemi bir araya geçirmiş eski ama eskimemiş bir gazeteci

KURŞUN KALEM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  157595

-