5 ARALIK 2019 PERŞEMBE

Elif Sönmezışık

ZAMANIN YÖNETİMİ

Elif Sönmezışık

Zamanın evveli var, tam anlamı ile vâkıf değiliz. Ahiri var henüz tanışmadık, yaşamadık.

Geçmiş, muhayyilemize raf raf, renk renk dizilmiş işaretlerle dolu. O işaretlerin temsilleri de, yorumları da içimizden geçen renkler ve seslerle sınanıp depolanıyor.

Her birimiz hatıramızda biçimlenen hâliyle tanıyoruz anları, eşyayı ve insanları. Zamanın bunda büyük payı var elbette. Onsuz, görüntülerin yanına, olmasını umduklarımızdan ya da aldığımız derslerden birer emare ekleyemezdik zamanın akıcılığı olmasa.

Ama hiç yetmedi bize zaman, yetemezdi de. İnsan, harcanan hangi şeye doyabilmiş bir mahlûktu ki… 

Her gün bilmekle, görmekle, anlamakla, algılamakla, kıyasla geçiyorken, ki çoğunlukla hiçbiri sıradanlığımızı telafi etmeye yetmiyorken, zaman nasıl yetebilsindi yaşama açlığımıza?

Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) bir hadisine göre insan iki şeyin kıymetinden habersiz; sağlığının ve vaktinin. Ama yaş alıp ölüme yaklaştıkça, uzuvlar eskidikçe değeri anlaşılıyor ikisin de ve yaşlılık mertebesindekilerin gençlere yegâne tavsiyesi, “zamanınızın ve sağlığınızın kıymetini bilin” oluyor. Çünkü ikisini de harcarken cimri ya da bonkör olma konusunda aşırıya kaçmamak gerektiği, ikisi de bittiğinde daha iyi anlaşılıyor.  

Peki zamanın kıymeti nasıl bilinir?

Her geçen dakikayı paraya endeksli gören günümüz dünyasında bu sorunun cevabına yönelik bir arayışa girerseniz, “zaman yönetimi” başlığı altında, verimli yani bol para kazandıracak şekilde zamanı kullanabilmeye ışık tutan yöntemler paylaşıldığını görebilirsiniz. Bu alanda yazılmış onlarca kitap, internet sitelerinde dolaşan sayısız tüyo, ekonomi ile ilgili akademi bölümlerinde programa dâhil edilen dersler var. Maksat, artık kullanmayı başaramadığımız zamanı geri kazanma disiplinini öğrenmek. Ama bunu yalnızca maddi çıkar için yapmak!

Bütün bu telkinler, “başarıya giden yol”, “kendini” veya “kendindeki gücü keşfet”, “paranı akıllıca kullan”, “az parayla zengin görünmenin yolları”, “az çalışıp çok kazanmanın püf noktaları” kabilinden sıralayabileceğimiz, son moda akıl satıcılarının sloganik dayatmalarına benziyorsa da mesele bu kadar sığ değil. Çünkü çağın getirdiği zaman kıtlığının travmatik döngüsünden kurtulmak için aşağı yukarı herkes çok istekli. Ancak bu sorunu çözmeye de yeterince zamanımız olmadığı düşünüldüğünden, ihtisasını bu alanda pratik geliştirme üzerine yapmış kişilerce yönlendirilme ihtiyacı duyuyor olmalıyız.

Zamanı planlı ve verimli kullanmanın yalnızca kazanç ve daha iyi yaşama prensiplerine hizmet ettiği düşüncesinin hakiki hayattan uzaklaştırdığının, insanı canavarlaştırdığının ve maddiyata karşı doyumsuzlaştırdığının ayırdına varmamız ne kadar mümkün?

Ekranlardan, fotoğraflardan yahut türlü iletişim organları üzerinden sunulan “hayat tasavvuru”nun zamanı ve mahiyetini anlamaya yetmeyen maneviyattan mahrum tutumu yüzünden, eksik yanlarımızı, hazır kültür araçları ve paket programlarla telafi etmek zorunlu görülüyor. Daha doğrusu üretim ve tüketimde somut ve soyut ihtiyaçları gidermede kullanılan “hormonlu” yaklaşımlar, meseleyi çözmek için başka çare olmadığını düşündürüyor. 

Yemek bulamazsan fastfood yiyebilirsin ama bir süre sonra fastfood pratiği, bir yeme alışkanlığına dönüşür. Tüketilen her şey adına asıl endişe biraz da budur. Hayatı kolaylaştığı düşündüren her şeyin zamanla hazmının zorlaşması ve doğal devinimi alt üst etmesi…

Hâli hazırda İslam literatüründe ve yetişmiş, yaşını almış, geleneği yaşamış ve yaşatmış insanlarımızın hafızasında, zamanı anlamaya ve doğru algılamaya yönelik dolu dolu yönlendirmeler ve nasihatler yeterince bulunduğu hâlde, dondurulmuş kimyasal besinler gibi paket “yaşam programları”na ihtiyaç duyduğumuzu kim söylüyor? Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma pahasına… Ve bunu, “kendini yetiştirme” programının bir parçası olarak, bir zaruretmiş gibi benimsiyoruz. Cümlelerimizle algı sistemimiz değişiyor ve hikmetli sözleri anlamakta zorlanıyoruz.

İbni Arabî'nin (k.s.) zamanın doğru kullanımına dair güzel bir tavsiyesi var: “Sağlığını ve boş zamanlarını en kıymetli hazine olarak bil. Allah'ın razı olacağı işlerde, ölçülü bir şekilde değerlendir.” Bu iki cümle, zamanın “kıymetli” olma vurgusu yanında “ölçülü” kullanılmasını da salık verir. Zamanı, Allah'ın rızası için hayırlı işlerde kullanırken dahi, bir ölçü ve denge gözetilmesini, insanın her aşırıya kaçmada, dengesine kast ettiğini hatırlatır. Zira Kur'an-ı Kerim de mümin kişiyi, “Onlar ki, harcadıkları zaman ne israf ederler ne de cimrilik ederler. Harcamaları ikisinin arasında dengeli olur.” diye tarif etmiş. 

Hz. Ali'nin (r.a.), “Mazideki esefli ve üzüntülü olaylarla kalbini doldurma, gelecekle uğraşmaya zaman bulamazsın.” sözüyle, zihnî faaliyetlerin ve duygu durumunun insanı dünya ve zamanla ilişkisine doğrudan etkisini, en somut hâliyle anlamak mümkün.

Elbette bu sözlerden hayata dair bir pay çıkarmada, manevi bir tâbiliğin payı büyük. Çarçabuk anlaşılacak ve tüketilecek “meta” olmadıkları şüphesiz. Fakat, ruhu doyuran ve hayatı insani bir biçimde düzenleyen ganimetler her biri.

Geçen her an yaşanmışlığın hasadı. Hafızamızı dolduran imgeler, figürler, hâller ve onların çağırıcıları da sımsıkı bağlı birbirine.

Geçmişten beklentimiz; dersler, deliller, şahitler, tecrübeler ve bugüne ses verecek nice “an” kurtarıcıları. Her biri, sürekli bugüne akmalarını, şimdiye dair bir şey söylemelerini beklediğimiz, dalga boyları sürekli değişen, hayatı dokuyan ilmikleri bir arada tutan atkı ve çözgü iplikleri gibi.

Geçmiş, şimdiye karşı suskun kalmışsa ya da onca yaşanmışlık bugünün sorunlarının çözümü adına bir şey söyleyemiyorsa onları doğru çağırıp çağırmamakla ilgili yine kendimizi sınayacağız. Yani yaşamadığımız zamanlarla da iyi geçinecek, toplumsal ve kişisel tarihî verilerin satır arasındaki sesleri işitmeye gayret edeceğiz. Yoksa hazmı zor, sadırdan uzak “fastfood” çözümlerle işe yarar bir hayatı yaşamak ihtimali zayıf.

 

ELİF SÖNMEZIŞIK - TERCÜMEİHÂL

Yazar Elif Sönmez Işık, Türkiye Yazarlar Birliği 2017 yılı 'basın fıkrada' ödülü sahibi

ELİF SÖNMEZIŞIK DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  967671

-