4 NİSAN 2020 CUMARTESİ

ZEYTİNYAĞ MUHALEFETİNE DEVAM!

Haşmet Babaoğlu, muhalefetin yenilgiyi kabul etmek yerine halkı aşağılayarak zeytinyağ gibi üste çıkmayı bir sosyal sınıf refleksi olarak gördüğünü yazdı. Yılmaz Özdil'in kendi kitlesi tarafından oldukça yoğun bir şekilde paylaşılan seçmeni aşağıladığı yazısı ise bu tespiti kanıtlar nitelikte.


ZEYTİNYAĞ MUHALEFETİNE DEVAM!

Yeni Söz | Özel Haber

Haşmet Babaoğlu 'Hep zeytinyağ hep... Ama nereye kadar?' başlıklı yazısında muhalif kesimin kendini elit olarak tanımladığını ve her beceriksizlikte zeytinyağ gibi üste çıkarak insanları aşağılamayı marifet bildiğini yazdı. İşte Babaoğlu'nun o yazısından ilgili bölüm;

"Böyledir...
Hep zeytinyağı kıvamındadırlar.
Hep üste çıkmaya, hep üstte kalmaya çalışırlar.
Bunu bir tür sosyal sınıf refleksi olarak görmek daha doğru olur.

O nedenle gerçekte sandıktan da nefret ederler.
Emin olun, şimdi de seçimli sisteme her zamankinden çok öfkeliler.

Çünkü biliyorlar; halkı çok kızdırırlarsa işin sonunun yüzde 60'a kadar gitme ihtimali var.
Biliyorlar, bu ülkede MHP'li, HDP'li, CHP'li ayrımları bile bazen yanıltıcı bir örtüden ibarettir. Çok zorladığında, bu ülkenin sosyolojisi sadece ikiye ayrılır; elitler ve halk.
Bütün bunları biliyorlar da...

Kendilerine "hep zeytinyağı, hep zeytinyağı... iyi de nereye kadar?" diye sorma vakitlerinin gelip gelmediğini bilemiyorlar.

Şimdi de, hinliklerle dolu bir "korku mekanizması"nı çalıştırmaya başladılar: "Madem yüzde 49 aldınız, uzlaşacak mısınız? Madem tek başınıza iktidarsınız, kutuplaşmaya son verecek misiniz?"
Anlayacağınız, daha işimiz var!
Kafalarına çaka çaka öğretmek gerekecek: Kutuplaşan sizsiniz...
Uzlaşmaktan ölesiye korkan sizsiniz...

Yalanlar, tezgâhlar, karanlık ittifaklar sizin işiniz.
Siz bir durun, birazcık milleti rahat bırakın, memleket güllük gülistanlık olur"

YILMAZ ÖZDİL'DEN HALKA HAKARET

Tıpkı Haşmet Babacan'ın dediği gibi 1 Kasım'dan sonra hezimeti hazmedemeyen muhalif kanattan 'zeytinyağı gibi üste çıkma' refleksi geldi. Muhalif kesimin en önemli 'oyuncu'larından olan Yılmaz Özdil halkı aşağılayan bir yazı kaleme aldı; 

ONLARLA AYNI PARTİYE OY VERMEDİĞİMİZ İÇİN MUTLU OLACAĞIZ

Çocuklarımızı fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür büyüteceğiz, kızlarımızı eşit birey şuuruyla yetiştireceğiz, özgürlük uçuşacak saçlarından, duygularına pranga vurmayacaklar, oğullarımızı badem yapmayacağız, babalarına bile biat etmeyecekler.
Önümüz yılbaşı…
Umutlarımızı tazeleyeceğiz.
Dans edeceğiz.
(Vals yapmaya niyetim var.)
Şarkılar söyleyeceğiz.
Birer kadeh illa ki parlatacağız.
“Noel baba düzgün adam olsaydı, evlere bacadan girmezdi” diyen arkadaşla aynı partiye oy vermediğimiz için, mutlu olacağız. Daima nasılsak, aynen öyle yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü hayat, insanın başına hayatta bi kere gelir. Kıymetini bileceğiz.

O ise…
Yenilgiden ders almıyor.
Hayatından dört sene daha kaybetti, kazandığını sanıyor, seviniyor.
Kornaya basarak tur atıyor.

Ömrünü çarçur etme diyoruz.
Hayır, böyle şahane diyor.
Bari çocuklarına yazık etme diyoruz.
Sana ne diyor.

E, kendi bilir.
Teklif var, ısrar yok.
Kazanarak kaybettiğini öğrenecek.

KILIÇDAROĞLU DA AYNI PİŞKİNLİKTE

Üstüste aldığı başarısız sonuçlara rağmen partisinden istifa etmeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, seçim akşamı yaptığı konuşmada, hükümeti suçlayarak 'Türkiye'de 7 Haziran'dan sonra bu kadar kaos yaşanmasaydı bu sonuçlar olmazdı' dedi.

Bu tutumlar karşısında ise halk, muhalefet umudunu yitirmiş durumda.

Yorum Yaz

  651595

-