25 EKİM 2020 PAZAR

Günün Tarihi

21 NİSAN'DA ASLINDA NE OLDU?

Günün Tarihi

21 Nisan 1927: İstanbul'da Son Üç Buçuk Ayda 180 Kişinin İntihar Ettiği Açıklandı.

 

O dönemde halk her bakımdan bir yaşama mücadelesi veriyordu. Mevcut hayat şartlarının fecaati bu rakamları ortaya çıkarmıştı.

 

Devlet eliyle 18 kuruşa ithal edilen şeker, halka 60 kuruştan satışa sunulmakta, bir koyunun 50 kuruş olduğu ülkede  halk şekersiz bir hayat sürmektedir. “Yoksul halkın şeker bir yana ana tüketim maddesi olan ekmeği dahi yeterince bulamadığı resmî kayıtlarda geçmektedir.” (Başkaya,1991:165)

 

Anadolu halkı işte bu kasırga içerisinde savrulurken Ankara burjuvası onun için düşündüğü yapay problemlere çare arıyordu. Halbuki halk henüz doyacak kadar üretmekten aciz bir vaziyetteydi. Ülkenin birçok bölgesinde eski çağlardan kalma ekme, biçme ve hasat tarzları kullanılıyordu. “Orta Anadolu'daki buğday üretimi Hititler devrindeki buğday üretiminden daha farklı değildi.” (Özdemir,1995:77)

 

Aynı günlerde köylerin yüzde 80'i sağlık açısından elverişsiz şartlarda yaşıyordu. Halkın yüzde 14'ü sıtmalıydı. Yüzde 72'sinin bitli olduğu Silahlı Kuvvetler sağlık vazifelilerince tesbit edilmişti. Evlerin yüzde 97'sinde sağlığa uygun tuvalet dahi mevcut değildi.

 

Arazilerin ekilebilecek kısımları genellikle ağaların elinde bulunduğundan halk maraba namıyla ağanın emrinde çalışıyor, kursağına yufka ve katıktan başka bir şey girmiyordu.

 

Köylünün yegâne varlığı, karanlık ve izbe bir ev içersinde bir kırık testi, bir eski çul, iki adi eşyadan ibaretti.Depoları hınca hınç dolu vaziyette olan Toprak Mahsulleri Ofisi bu ürünleri yabancı memleketlere satıyor, ülke halkı ise Kuzey bölgelerde açlıktan ölüyordu.”  (Karpat,1996:102)

 

Köylüden kendi köy okullarını yapmak suretiyle eğitim devrimine yardım etmeleri isteniyordu ki bu, aslında iş mükellefiyetinin bir başka çeşitiydi. Gelir farkı gözetilmeksizin her yetişkin erkek yurttaştan yılda 8 ila 15 lira arasında yol vergisi alınıyor, bir koyunun 50 kuruşa satıldığı ülkede bu rakamların vardığı ürkütücü boyut, halkın belini kırıyor, hayatı çekilmez hale getiriyordu.

 

Cumhuriyetin kuruluşundan tam 10 yıl geçmesine rağmen Anadolu halkının yaşadığı hayat standardında ileriye doğru bir adım gerçekleşmemişti. Aksine aynı yıl yapılan resmî değerlendirmelere göre “Köylü halen Nuh Nebi devrinden kalma şartlarda üretim yapmaktaydı. Milli inkılaptan sonra ileri hamleye esas olacak teknik bir inkılap tahakkuk etmemişti.” (Karpat,1996:103)

 

Halk, ne şekerin tadını tadabilmekte, ne de sırtını bir kumaşla örtebilmekteydi.” (Karaosmanoğlu,1993:113)  

GÜNÜN TARİHİ - TERCÜMEİHÂL

GÜNÜN TARİHİ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  177147

-