24 EKİM 2020 CUMARTESİ

Günün Tarihi

22 NİSAN'DA ASLINDA NE OLDU?

Günün Tarihi

22 Nisan 1947: Türkiye'ye Yabancı Sermaye Girişine İzin Veren Kanunun Kabul Edilmesi

Ülkenin o günlerdeki kötü yönetimi ekonomi başta olmak üzere eğitim, sağlık, askerlik gibi bir çok alanda ülke insanını çepeçevre kuşatıyordu.Ülkeyi kasıp kavuran bu derin yoksulluk Ankara'daki bir avuç azınlık dışında silahlı kuvvetler de dahil olmak üzere bir çok devlet dairesinin çalışmalarına yansıyordu. Savaş halindeki ülkenin ordusunun hali de tıpkı Anadolu halkının hali gibi içler acısıydı.

Milli Kalkınma Kanunu çerçevesinde halka konulan mecburi çalışma mükellefiyeti çiftçilik yapmaya gücü yeten her erkek ve kadını devlet için ziraat işlerinde çalışmaya zorluyor, mükellefiyete uymayanlar için ise para cezası öngörüyordu. Bilahare bu mükellefiyetin alanı genişletilmiş, “Yalı, köprü, meydan ve iskele inşaatlarında da halkın mecburi çalışması için zorunluluk getirilmişti.” (Akandere,1998:141)    

Mehmet Şevket Eygi de rejimin geldiği noktayı şöyle özetler:Diktatör İsmet Paşa zamanında Türk halkının büyük kısmı sefalet içinde yaşıyordu. 40 bin köyün 40 bininde de elektrik yoktu... Çoğunda içme suyu sıkıntısı vardı... Verem ve sıtma ülkenin tamamını pençesi altına almıştı... Batı Karadeniz bölgesinde frengi yaygındı... İşçilerin hiçbir sosyal hakkı yoktu... Çoğunluğu oluşturan Müslüman halkın temel insan hak ve hürriyetleri ayaklar altındaydı... Halkın bir kısmının pabuç alacak parası olmadığı için çarıkla dolaşıyordu. Çarık alacak imkânı olmayan da yalınayak geziyordu. İkinci Dünya Savaşı yıllarında karaborsacılar, istifçiler, muhtekirler büyük paralar vurmuşlardı. Birader Kambur Rıza milyarder olmuştu... İsmet Paşa zamanında yargı, rejimin emrindeydi... (Eygi,2011)

Sanayi adına iki üç tane un fabrikası, kiremit fabrikası, şeker fabrikası, cer atölyesi ve tayyare fabrikası vardı. Bu yüzden karaborsa neredeyse ticaretin her alanına yayılmıştı ve biz Eskişehir'de bunu fiilen gördük, yaşadık. Çok sıkıntılı bir dönemdi.O savaş yıllarında gündüzler ne kadar iç karatıcı ise geceler de o kadar karanlıktı. Sıkıyönetim vardı ve geceleri karartma yapılırdı. Hava hücumlarına karşı bir tedbirdi bu. Hiçbir evin ışığının dışarı sızmaması gerektiği ilan edilmişti. Biz de siyah perdeler veya kağıtlarla bütün pencereleri kaplardık. Sokaklarda lamba yanmazdı. Gece bekçileri sabaha kadar dolaşırlardı. Işığı sızan evlerden ceza alınırdı. Geceleri simsiyah bir şehirdi Eskişehir… Bazen sirenler çalardı. Galiba tatbikat içindi. Uçak fabrikası bulunduğu ve Eskişehir aynı zamanda hava üssü olduğu için bu nevi tedbirlere çok dikkat edilirdi. Gecelerimizi aylarca böyle karartma ve tedbirlerle geçirdiğimizi çok iyi hatırlıyorum. (Oğuz,2004:44)

Hal böyle olunca dönemin CHP İktidarı, Türkiye'ye Yabancı Sermaye Girişine İzin Veren Kanunu kabul ederek bir çare arayışına girmişlerdi.

GÜNÜN TARİHİ - TERCÜMEİHÂL

GÜNÜN TARİHİ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  185795

-