31 EKİM 2020 CUMARTESİ

Günün Tarihi

27 NİSAN'DA ASLINDA NE OLDU?

Günün Tarihi

27 Nisan 1998: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hapis Cezasına Çarptırılması

27 Nisan 1998 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin RP'li eski Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 312. Madde'den mahkûm olduğu ve 10 aylık hapis cezasına çarptırıldığı açıklandı

27 Nisan 2007:Ak Parti Hükümetine Karşı Generallerin Darbe Kalkışması

Cumhurbaşkanlığı seçim sathı mailine girildiği günlerde ‘AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı kim olacak?' diye merakla beklenirken 24 Nisan 2007 günü AK Parti Grup toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü “Adayımız Abdullah Gül kardeşimizdir” ifadesiyle kamuoyuna açıklar.

İlk kez eşi başörtülü bir şahsın Çankaya'ya çıkacak olmasını bazı mihraklar bir türlü kabullenemiyor, gerginlik politikaları üretiyorlardı.

2007 yılbaşından itibaren Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ‘cumhurbaşkanını seçmek için Meclis'te 365 kişilik milletvekili çoğunluğu olması şarttır' şeklinde bu zamana kadar hiç duyulmamış ve uygulanmamış bir tez ortaya atmıştı. Asıl fikir babasının YÖK Başkanı Erdoğan Teziç olduğu söylenen bu teze başta CHP olmak üzere birçok şahıs ve odak heyecanla sarılmıştı.

Teziç, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e bir talebinden dolayı “Nah alırsınız” diye sesinin çıktığı kadar bağırmış bir şahıstı.

O günlerde birleşme görüşmeleri yapan Mehmet Ağar'ın DYP'si ile Erkan Mumcu'nun Anavatan'ı Meclis'e girerek 367 kişi yeter sayısının sağlanmasına katkı sağlayacaklarını açıklamışlardı.

Tarih tekerrür ediyordu. Tıpkı Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanı seçildiği, Faruk Gürler'in cumhurbaşkanı seçtirilmeye çalışıldığı gün gibi derin odaklar parlamentonun iradesini felce uğratarak kendi adaylarını dikte ettirmek peşindeydiler.

Nisan ayı sonunda bu kez ‘27 Nisan askeri bildirisi' devreye sokuldu. Gece yarısı Genelkurmay'ın web sayfasında AK Partiyi ve Türk halkını hedef alan zehir zemberek korsan bir bildiri yayınlandı. Bildirinin sahibi ortada yoktu. Bildiri, hem Cumhurbaşkanlığı seçimini hem de sonrasını tanzim etmeyi hedefliyordu.

27 Nisan, askerin, 28 Şubat'tan sonra ilk kez bu kadar açıktan siyasal sürece müdahale kararıydı. Sadece, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olmasını engellemek değil beraberinde AK Parti'nin güçlenmesi muhtemel iktidarını da geriletmek amacı taşıyordu.

Türk siyaset tarihine kara bir leke olarak geçecek bildiri, ‘Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini, mevlit merasimlerini, Kur'an ve ilahi yarışmalarını' tehlike olarak ilan ediyordu.

E-muhtırada halkın bir kısmı önce düşman ilan ediliyor, daha sonra Silahlı Kuvvetlerin bu düşmana karşı sarsılmaz bir kararlılık içinde olduğu belirtiliyordu.

Karpat, 27 Nisan Darbe Kalkışmasını şöyle anlatır:Ordu, ‘laik' ve ordu dostu bir Cumhurbaşkanı olan Ahmet Necdet Sezer'in görev süresinin dolmasından sonra, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesine karşı çıktı. Anayasa Mahkemesi TBMM'nin seçimini iptal eden keyfi bir karar aldı.Bu sırada ordu da hükümete karşı bir uyarı yayınladı. (Karpat, 2007:294)

GÜNÜN TARİHİ - TERCÜMEİHÂL

GÜNÜN TARİHİ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  108050

-