28 EYLÜL 2020 PAZARTESİ

28 ŞUBAT FETÖ’NÜN YAYILMASI İÇİN YAPILDI

15 Temmuz’la ilgili sorularımızı cevaplayan AK Parti İstanbul milletvekili Metin Külünk, 28 Şubat’ın Türkiye’nin milli hareketini tasfiye edilip, yerine dindarlık soslu, toplumun tepkisini çekmeyecek bir oluşum olan FETÖ’nün yayılması için yapıldığını söyledi. FETÖ ile mücadele Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapa yalnız bırakıldığı dile getirdi.


28 ŞUBAT FETÖ’NÜN YAYILMASI İÇİN YAPILDI

DARBE OLACAĞINI 3 YILDIR SÖYLÜYORDUM

17-24 Aralık'tan sonra devlet tarafından akamete uğratılmasından sonra FETÖ'nün cinnet geçireceğini ve ellerindeki sondan bir önceki hamlelerinin darbe olacağını son üç yıldır söylediğini belirten AK Parti milletvekili Metin Külünk, “Bunun için bir kehanete gerek yoktu, çünkü bu örgütü tanıyoruz bu örgütün ve arkasındaki örgütün dünyada neler yaptıklarını gördüğümüz için nelere cesaret edebileceklerini de biliyorduk” dedi.

28 ŞUBAT, FETÖ'YÜ İHYA İÇİN YAPILDI

“28 Şubat'tan sonra Marksist Leninist bir geleneğin önü açılsaydı bu tutar mıydı, tutmazdı” diyen Metin Külünk, dikkatleri ordu, emniyet ve yargı mensuplarının yaşına çekti. Bürokrasi içindeki kadrolarının yaş ortalaması çoğunlukla 40 civarında olduğunu aktaran Külünk, Bunların mesleğe girişleri 28 Şubat'a tekabül ettiklerini aktardı. 28 Şubat'ın Milli Gençlik Vakıfları kapatarak milli bir gençlik hareketinin tasfiye edildiğini, Erbakan Hoca'nın tutsak edildiğini, boşaltılan alanların ise FETÖ'cülerle doldurulduğu kaydetti.

ERDOĞAN MİLLİ BUNLAR İSE HAİN

Bu hainin birlikte fotoğrafının olmadığı tek adamın Erbakan Hoca olduğunu ve Recep Tayyip Erdoğan ile de genetiklerinin asla uymadığı aktaran Külünk, bu örgüt ve hain kadrosunun Erdoğan'ı asla sevmediğini, bunun nedenin de Erdoğan milli oluşu olduğunu söyledi. Milli değerlere sahip olanlar hep ötekileştirilirken FETÖ'nün çocuklarının ise “başarılı, parlak çocuklar, altın çocuklar, iyi çocuklar bunlardan zarar gelmez” diye pazarlandığını söyledi.

ERDOĞAN YALNIZ BIRAKILDI

“Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşunu aşağıya indirmemek için kimler gayret sarf etti? Bu konudaki paralel devlet yapılanması vurguları kimleri rahatsız etti? Kim ‘abartıyor' diyerek Erdoğan'ın bu kararlı mücadelesine ortak olmayıp, hâlâ bu örgüt mensuplarını bakanlıklarında, belediyelerde, siyasette koruyor?” diye soran Külünk, bunların kim olduğunu herkesin bildiğini, bu kimselerin şimdi kahramanlık peşinde koştuğunu söyledikten sonra da şu şunları sordu: Üç yıldır neden uyudunuz? Sizi uyutan sebep akrabalık bağınız, iş ortaklıklarınız, okul arkadaşlıklarınız, Pensilvanya'ya gidip çektirdiğiniz fotoğraflar mı? Yoksa ne?

------------------------------------------

İşte Baki Murat'ın Metin Külünk'le yaptığı mülakatın 1. Bölümü

15 Temmuz'la ilgili görüşlerine başvurduğumuz AK Parti İstanbul milletvekili Metin Külünk, 28 Şubat ile Türkiye'nin milli hareketi tasfiye edilip, yerine dindarlık soslu, toplumun tepkisini çekmeyecek bir oluşum kurgulandığı görüşünde. “28 Şubat'tan sonra Marksist Leninist bir geleneğin önü açılsaydı bu tutar mıydı Türkiye'de” diye soran Külünk,  “Tutmazdı, çünkü 50 yıldır bu örgüte emek verirlerken şu okumadan hareket ettiler ‘Türkiye'nin Menderes ile birlikte Anadolu'nun kendi genleriyle tokalaşıyor olmasından doğan çarpan etkisi büyük olabilir'' diyor.

Cumhuriyet tarihimizin en karanlık ve uzun saatlerini 15 Temmuz akşamı ve 16'sına bağlayan gece yaşadık. Kimilerine göre o saatlerde yaşanan bir darbe girişimiydi. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere kimilerine göreyse basbayağı ülkeyi işgal etme kalkışmasıydı o gece ve sabahında yaşananlar. Öyle ya da böyle darbelere alışkın bir ülkede hiç yaşanmamış saatleri yaşadık. Halk olarak kendi vergilerimizle alınmış ve herhangi bir düşman saldırısı karşısında bizi koruyacağını düşündüğümüz ordumuzun silahlarıyla vurulduk.  240 insanımız şehit edildi. İki bini geçkin sayıda insanımız yaralandı. Öte yandan bu kadar ağır tabloya rağmen, ülkemizin insanları bir darbeye tam cepheden karşı durarak, eliyle, bayrağıyla, terliğiyle kanlı bir işgal girişimini püskürterek dünya tarihine adını da yazdırdı. Yani kayıplarımız kadar binlerce yıl konuşulacak bir destana sahip olma gururunu da ortaya çıkardı 15 Temmuz. Bu kanlı işgal girişimini, ardındaki CIA Patentli FETÖ örgütünü ve 15 Temmuz'un farklı alanlara yansımalarını AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ile konuştuk.

15 Temmuz'da nerelerdeydiniz, duyduğunuzda ilk ne düşündünüz?

Allaha hamdolsun ilk andan itibaren sokaktaydık. Tabii ki saati çok garipti. Çok kısa bir süre, süreci anlamak için durum tespiti yapmak için çabaladık. Çünkü bilindik bir model değildi. Alıştığımız darbe saatleri değildi. Farklı bir fotoğrafla karşı karşıya olduğumuzu görüyordum. Seyir halindeyken telefonu çevirdiğimde bana “bunun bir Fetullah darbesidir ve Fetullah kalkışmasıdır” dediklerinde benim için durum tespiti bitti “ordunun içinde elli yıldır biriken hesap dışa vurdu” dedim. Tabii ki saati çok garipti. Fakat zaman geçtikçe onun sebepleri ortaya çıktı, çıkıyor.

Yani çok kısa zamanda bir darbe olduğunu anladınız?

Ben darbe bekliyordum. Açıkçası 17-24 Aralık'tan sonra devlet tarafından akamete uğratılmasından sonra bunların cinnet geçireceğini ve ellerindeki sondan bir önceki hamlelerinin darbe olacağını son üç yıldır söylüyordum. Hatta Beştepe ile ilgili yapılması gerekenleri, oranın savunması ile ilgili yapılması gerekenleri açık bilgi olarak rahatça paylaşıyordum. Bunun için bir kehanete gerek yok. Çünkü bu örgütü tanıyoruz bu örgütün kabiliyetlerini ve bu örgütün arkasındaki örgütün dünyada neler yaptıklarını gördüğümüz için nelere cesaret edebileceklerini de biliyoruz.

FETÖ'nün darbe ya da işgal girişimin Türkiye'de paralel bir devlet kurmaktan öte bir hedefinin olduğunu söyleyebilir miyiz?

Mesele bu örgütün kendisinde değil. Bu örgütün arkasındaki Anglo-Siyonist aklı görmek gerekiyor. Bu akıl ne istiyor? Lime lime edilmiş bir Ortadoğu istiyor, parçalanmış ve kana ve gözyaşına bulanmış bir Ortadoğu istiyor. Özellikle Türkiye'nin büyük coğrafyasının tekrar barış ve istikrar merkezi olmasına tahammülü yok. Dolayısıyla Büyük coğrafyanın barış ve istikrar merkezi haline getirilmesine karşılık Anglo-Siyonistler bu coğrafyayı egemenlik kavramının arkasına her şeyi saklayarak parça parça etmeyi istiyor. Etnik, mezhebik ve farklılıklar temelli lime lime edip önümüzdeki yüzyılı, iki yüz yılı garanti altına almak istiyorlardı. Bu hedeflerine yönelik olarak gözlerini kan bürümüştü.

Ellerinde de son elli yılın özeti olan en güçlü enstrüman bu köle örgüttü. Çünkü bu örgüte çok büyük yatırımlar yaptılar. Yani kamu bürokrasisine, eğitime ve paraya yönelik olarak yatırımlardı bunlar. Bu Jakoben bir örgüttür, elitist bir örgüttür, komformist bir örgüttür. Normal şartlar altında bu örgüt kendi tahammüllerinin dışına itilmiştir Çünkü kendi tahammülleri söylediğim gibi komformisttir. Refah şovenistidir ve bir halk kültürü yoktur. Halkın çocuklarını narkozla uyutmuşlardır

15 Temmuz'da halktan gelen direnci önceden okuyamamalarının sebebi de buydu o zaman?

Evet, dediğim gibi bu örgütün halk kültürü yoktur. Halkı tanımıyorlar. Elemanları narkozludur. Örgüt evlerinde verilmiş narkoz etkisi devam etmektedir. Yani bu örgüt narkozlu bir Haşhaşi örgüttür. Sahte hayallerle inandırılmış ve bu inançlarının gereği olarak kendi halkına kurşun sıkmaktan kaçınmayacak kadar Haşhaşi bir örgüttür.

15 Temmuz gecesine dönersek, o günkü kalkışma sizin için sürpriz değildi yani?

Benim için sürpriz değildi ama modeli değişikti. Ben darbe bekliyordum ama model olarak nasıl olur sorusunun cevabını bilmek zordu. Dolayısıyla ilk anda modeli okumaya çalıştım. Bütünsel bir darbeyle mi karşı karşıyayız yoksa içerden parçalı bir cunta-vari bir kalkışmayla mı karşı karşıyayız. Türkiye'nin bir Talat Aydemir tarihi var. İşte bir Namık Kemal Ersun süreci var. Yani bunlar bildiğimiz vakalar. Ordunun kendi içindeki tasfiyeler süreci var. Genç subaylar birikimi var geçmişte yakın zamanda bildiğimiz. O yüzden ne olduğunu anlamak için kısa bir süredurum tespiti yapmak zoruda kaldık. Nasıl ki Ankara'da devlette görevli bir ağabeyim beni arayıp, ‘bu kalkışma bir Fetullah darbesidir,  uçakların sesini duymuyor musun?' dedi mesele yerli yerine oturdu.

FETÖ nasıl bir örgüt? Bu türden bir kalkışmayı yapabilmesinin ardındaki kodlar nedir?

Bu örgüt komformist ve refah şovenisti olduğu için aslında bu örgüt kendi başına kalsa bu kalkışmayı yapabilir mi diye sorduğumda bu örgüt bu kalkışmayı yapacak zekaya ve güce sahip değil diye düşünüyorum. Ama bu örgüt kendine ait olmadığı için bu örgütü kurgulayanlar, kontrol edenler bu örgütü örgüt genetiğine aykırı bir şekilde ileri ittiler. Geri çekilebilirler miydi? Hayır, çekilemezlerdi. Çünkü birer uşak, köle bunlar. Kurulmuş saat oldukları için bağımsız olarak bir şeyleri kurgulayacak kapasiteleri yok. Bunu anlatmaktaki kasıtım örgütün pata-psikolojisini iyi çözmeliyiz. Bu örgüt dediğim gibi refah şovenisti bir örgüttür ve risk almazlar. Hayatları boyunca Türkiye'de hiç risk almadılar ve hep dört ayak üzerine düştüler.

28 Şubat'ın yegâne müsebbibi FETÖ

FETÖ'nün çok uzun yıllar varlığını sürdürmesine karşın son 20 yıl içinde daha hızlı etkinleştiği görülüyor. Bunu nasıl okumak gerekiyor?

28 Şubat burada çok kritik. Bu tarihten sonra Türkiye'de milli bir hareketi tavsiye ederek Erbakan hoca ve hocanın arkasındaki milli hareketi tasfiye ederek bu örgütün önü açıldı. Dikkat edin emniyet ve yargı bürokrasisinin içindeki kadroların yaş ortalaması çoğunlukla 40 civarındadır. Bunların mesleğe girişleri neye tekabül ettiğine baktığınızda 28 Şubat'a tekabül ettiklerini görürsünüz. Milli Gençlik Vakıfları kapatıldı. Türkiye'de milli bir gelenek tüm gençlik üzerinde tasfiye edildi kenara sıkıştırıldı. Rahmetli Erbakan Hoca tutsak edildi bir köşeye sıkıştırılmak istendi. Boşalan alan kime açıldı? İmralı Türkiye'ye teslim edildiğinde karşılığında bu hain alındı. Bu hain alındıktan sonra içerde 28 Şubat yapılarak bu örgütün fikri ve kamu bürokrasisi içerisindeki (tırnak içinde) ‘iyi çocuklar şablonu'nun kamu bürokrasisi içinde önü açıldı.

Bu sayede yerel yönetimlerle ilişkileri de çok daha güçlü hale geldi. Siyasette karartılmış bir şekilde çok daha etkin hale geldiler ve 28 Şubattan itibaren bu silahlı terör örgütünün Türk siyasetine baskısı yükselmeye başladı.

Yani tersinden okuma yöntemiyle baktığınızda 28 Şubat'ın bu örgüt için yapıldığı çok nettir. Türkiye'deki bir milli hareketi tasfiye edip, o hareketin yerine dindarlık soslu bir hareketin konulmasının, toplumun tepkisini çekmeyeceğini düşündüler. 28 Şubat'ın yerine Marksist Leninist bir geleneğin önü açılsaydı bu tutar mıydı Türkiye'de? Tutmazdı. Çünkü 50 yıldır bu örgüte emek verirlerken şu okumaları çok önemliydi. Türkiye'nin Menderes ile beraber Anadolu'nun kendi genleriyle tokalaşıyor olmasından kaynaklanan çarpan etkisini iyi okudular. Şunu gördüler, dediler ki elli yıl sonra bu gidiş Türkiye'de kendi kontrollerine bir hareketin ancak dindar karakterli olma mecburiyeti vardı. Eğer bir dindar karakterli bir hareket üretemezsek Türkiye'yi kontrol etmekte güçlük çekeriz dediler. Niye? Çünkü Marksizm çöktü, ateizm çöktü Toplum tekrar din eksenli bir örgütlenmeye yüzünü dönüyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok ağır biçimde FETÖ ile beraber olmak ve birlikte çalışmakla suçlanıp durdu.  28 Şubat ile ilgili iddianızdan sonra FETÖ'yle ilişki için de farklı şeyler söylenebilir, öyle değil mi?

Bu örgütün genetiklerinin uymadığı bir adam vardır, o da Recep Tayyip Erdoğan'dı. Bu örgüt ve hain kadrosu Sayın Erdoğan'ı asla sevmemiştir çünkü Erdoğan millidir. Onlarsa vatansızdır. Erdoğan'ın vatanı vardır, bayrağı vardır, devleti vardır, ülkesi vardır, toprağı vardır. Onlarınsa vatanı, devleti, ülkesi ve milleti yoktur. Dolayısıyla Sayın Erdoğan'la aslında hiçbir zaman genetikleri uyuşmamıştır.

Din merkezli bir gelenekten geliyordunuz, 28 Şubat dindar kesime yapılıyor diye düşündünüz, düşündük. Asıl planı hiç mi göremediniz?

Aslında biz gençlik hareketimizden bu yana bu örgüte hep mesafeli bakmışızdır. Rahmetli Erbakan Hoca bu konuda en duyarlı insanlardan birisidir. Ben kendim yakinen biliyorum 84-85'lerde Rahmetli, baş başa yaptığımız sohbetlerde bu haine karşı bizleri hep uyardı. Bu hainin birilikte fotoğrafının olmadığı tek adam Erbakan Hoca'dır.

DEVAMI YARIN....

Yorum Yaz

  446038

-