29 KASIM 2020 PAZAR

Can Kemal Özer

38 YILDA 53 MİLYON ÇOCUĞU KATLETMİŞLER

Can Kemal Özer

Recep Tayyip Erdoğan 2012'de "kürtaj cinayettir" dediğinde her hayırlı şeye itiraz ve isyan eden güruh kazan kaldırmaya yeltenmişti.

Nüfusun nüfuz ve güç olduğunu gören batı, kurulu düzenlerinin devamı için nüfus planlaması adlı şeytani bir projeyi devreye sokarak yüz milyonarca cinayetin işlenmesine yol açarlar.

New York merkezli Guttmacher Enstitüsü bu aybaşında ‘Birleşik Devletler'de kürtaj gerçekleri' adlı bir rapor yayınladı. Rapordaki veriler korkunçtu ve kurumsal cinayetin ürkütücü faturasını ortaya koymakta idi.

Aşağıda bu raporda yer alan bazı rakamları göreceksiniz. Zira raporu okuduğumda sarsıldım. Sarsılmak ne kelime, sanki cinayetlerin faili benmişim gibi kahroldum. Bunlara da “insan” denilmesinden hicap duydum. Çünkü veriler çok korkunçtu. İnsana bunu yapanlarla aynı dünyada yaşamak zor gelse de, sevindirici bir yan görüp teselli oldum.

Zira artık bizi kürtajın cinayet olduğunu söyleyen yeni bir lider yönetirken, ABD bile olumlu anlamda büyük bir değişim geçirmeye başlamış. Bu sayede pek çok bebek anne karnında cinayete kurban olmaktan kurtulmuş.

Öte yandan döllenmenin gerçekleştiği andan itibaren yeni bir canlı meydana geldiği için onun hayatiyet hakkının elinden alınmasını cinayet sayarak nehyeden İslam dininin mensubu olduğum için de şükrettim.

Aslına bakarsanız çocuk katilleri alçaklar (Kur'an-ı Kerim bunları ‘ĥânnâs' olarak adlandırıyor. ‘Ĥannâs' ise şeytandan daha aşağılık ve tehlikeli varlıklara verilen ad) sadece Amerika ile sınırlı değil. Türkiye dâhil olmak üzere dünyanın her yerinde aynı cinayetler yarım asırdır seri bir şekilde işleniyor.

Mesela, 2012 yılında Türkiye'de yılda 130 bin çocuk anne rahminde öldürülmüş. Bu rapora göre ise, ABD'de 2008'de 1 milyon 210 bin, 2011 yılında ise 1 milyon 60 bin çocuk katledilmiş. Amerika'nın nüfusu 320 milyon iken, Türkiye'nin ki 79 milyon.

1973 -2011 yılları arasında -Türkiye'de toplam kaç çocuk cinayeti işlendi bilmiyoruz ama- (38 yılda) ABD'de resmi yollarla tam 53 milyon kadına kürtaj yapılarak, bebekler anne karnında katledilmiş. Yanlış okumadınız, 53 milyon çocuk... Bu neticeyi bütün dünyaya şamil ettiğinizde sayı kan donduracak boyutlara ulaşıyor. Gerçi bir de aynıdır, milyonlar da…

Benzeri bizde de bezer cinayetler yaşanmaya devam ediyor. Ancak bizde sağlıklı veriler bulunmadığından süreçlerin daha iyi anlaşılması için rapora dönerek, ABD verilerine bir göz atalım.

Amerika'daki gebeliklerin en az yarısı istenmeyen gebelikmiş ve 15-44 yaş arası kadınlar her yıl ortalama 1,7 kez kürtaj oluyormuş. Gebeliklerin en az yüzde 10'u kürtajla, yüzde 21'i ise düşük yoluyla sona erdiriliyormuş. Kayıt dışı işlemler zikrolunan rakamlara dâhil değilmiş.

2008 verilerine göre, 20 yaş altı kadınların yüzde 10'u, 20-30 yaş arasındakilerin yüzde 25'i, 30-45 yaş arasındakilerin yüzde 34'ü, 45 yaş üstünün ise yüzde 50'si kürtaj oluyormuş.

ABD'li 15 yaşından küçük kızların yüzde 0,4'ü, 15-17 yaş arasının yüzde 18'i, 18-19 yaş arasının yüzde 11'i, 20-24 yaş arasının yüzde 33'ü, 25-29 yaş arasının yüzde 24'ü düşük yapıyormuş.

İspanyol olan beyaz kadınların yüzde 36'sı, İspanyol olmayan siyah kadınların yüzde 30'u, İspanyol kökenlilerin yüzde 25'i ve diğer ırkların yüzde 9'u düşük yapıyormuş.

Düşük yapan kadınların yüzde 37'si Protestan, yüzde 28'i ise Katolik'miş. Daha da ilginç olanı düşük yapan kadınların yüzde 45'i hiç evlenmemişlerden oluşuyormuş. (Yani iki kişiden biri zani) Düşük yapanların yüzde 61'i ise daha önce en az bir kez çocuk doğurmuş kadınlarmış.

Yılda 10 bin 830 dolardan az geliri olan kadınların hiç biri çocuk sahibi olmak istemiyormuş, buna rağmen gebe kalanların yüzde 42'si düşük yapıyormuş.

Kadınların yüzde 75'i çocuğa bakamama, iş ve eğitimini karşılayamama, yüzde 50'si ise (evli olmamaları ya da kocaları ile anlaşamamaları nedeniyle) tek başlarına çocuk sorumluluğunu alamama endişesi duyuyormuş.

Kürtaj olan kadınların yüzde 51'i doğum kontrolü yöntemleri uyguladıkları halde hamile kalanlardan oluşuyormuş.  Bunların yüzde 27'si prezervatif, yüzde 17'si hormon ilaçları kullandıkları hâlde gebe kalanlardan oluşuyormuş.

2011-2012 yıllarında 10 haftadan önceki gebeliklerde lokal anestezi ile yapılan kürtajlar için 504 dolar alan klinikler, 10 haftadan uzun olanlardan ise 480 dolar alıyormuş.

Kürtajların yüzde 88'i 12 haftadan önceki gebeliklere uygulanmış.

Dokuz haftadan önceki düşüklerin yüzde 23'ü, sonrakilerin ise yüzde 36'si FDA tarafından onaylı ilaçlarla yapılıyormuş. İlaçlarla sağlanan düşüklerin oranı 2001'de yüzde 6 iken, 2011'de yüzde 23'leri bulmuş.

Genç kadınlarda daha riskli olan kürtaj olan kadınlarda kısırlık, dış gebelik, kendiliğinden çocuk düşürme, doğum kusurları, ruh sağlığı sorunları ve aşırı ağrılı süreçler ile yüz binlerce kadının ölümü gibi pek çok riskli neticeler tespit edilmiş.

ABD'de kürtaj yapma izni 1973'de verilmiş, daha önce bu hukuken yasakmış. Detaylarına aşağıda temas edeceğimiz üzere, biz ilk kürtaj iznini 1965'de ABD'den bile önce vermişiz. Ancak ABD, 1992 yılında Kongre kararıyla (tecavüz ve ensest vakaları sonucu oluşan gebelikler hariç) kürtaj ödemelerini kaldırmış.

2000'den sonra ise doğurganlığı teşvik edici programlar başlatmış. Bu sayede 1973'de yüzde 16,3'den 2000'lere doğru yüzde 30'lara ulaşan kürtajlar, 2011'de yeniden yüzde 16,8'lere kadar gerilemiş. 1 Ocak 2014'de de kliniklerin kürtajı telkin etmesi ve kürtaj için gelenlere tekrar düşünmeleri için süre vermeden kürtaj yapmaları da yasaklanmış.

Amerika'nın verileri böyle. Nasip ise sonra da Türkiye verileri ile meselenin yakın tarih serencamına bakacağız.

 

CAN KEMAL ÖZER - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, yazar… Yeni Söz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Gıda Hareketi Başkanı. Yayınlanmış kitapları: Deccal Tabakta, Şeytan ye Diyor, Şeytan Çıplak, Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler, Müslüman'ın Diyeti, Yediklerimizin İçinde N(E) Var, Hangi Suyu İçmeli, Ramazan Kitabı, İyi Gıda Kötü Gıda, Gülen Şeytanlar Tarihi

CAN KEMAL ÖZER DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  123655

-