24 EKİM 2020 CUMARTESİ

Günün Tarihi

5 MAYIS'TA ASLINDA NE OLDU?

Günün Tarihi

5 Mayıs 1997:Darbecilerin Hükümeti Fişleme Belgesinin Ortaya Çıkması

Onbaşı Sarmusak'ın karargâh dışına çıkardığı “Batı Çalışma Grubu Bilgi İhtiyaçları” başlıklı belge 5 Mayıs 1997 tarihini taşımaktadır. 28 Şubat kararlarının üzerinden yaklaşık iki ay geçmiştir. Genelkurmay Başkanlığı'nda ise 29 Nisan'da başlayan brifing dizisi sürmektedir.

“Deniz Kuvvetleri Komutanı namına / emriyle” yazılan belgede; Batı Çalışma Grubu'nun faaliyetleriyle ilgili olarak bilgi talep edilmektedir. Belgedeki ilk istek; Türkiye'nin bütün il ve ilçelerindeki bütün dernekler, vakıflar, meslek kuruluşları, işçi ve işveren sendikaları; bütün yükseköğretim  kurumları; bütün öğrenci yurtları;  bütün il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri; bütün siyasi partilerin il ve ilçe yönetim kadroları ile bütün yerel TV, radyo, gazete, dergi ve diğer basın-yayın kuruluşlarının listeleridir.

İkinci istek; siyasi literatürümüze “fişleme” olarak geçen karanlık mesainin en açık sözlü ifadesidir. Zira belgede valiler, kaymakamlar, büyükşehir belediye başkanları ve belediye başkanları dahil olmak üzere ülkedeki bütün üst düzey yöneticiler ile mülkî makamlarda bulunan “müdür ve daire başkanı” gibi bütün görevlilerin “siyasi görüşleri” ve “yönleri”nin bildirilmesi emredilmektedir.

Belgede, Batı Çalışma Grubu'nun faaliyetleri için istenen bu bilgilerin 12 Mayıs'a kadar “gizliliğe azami özen gösterilerek” hazırlanması ve “Gizli /Kişiye özel” gizlilik derecesiyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na gönderilmesi istenmektedir.

Fişleme Belgesini ve akıbetini  Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan  şöyle anlatır: BÇG belgelerini İçişleri Bakanı Meral Akşener ilk  bana haber verdi. Hemşehrilikten samimiyetimiz var. ‘Abi elimize bir belge geçti. Gizli bir belge. Sizinle görüşsek…' dedi. Ankara Hâkim Evi'nde buluştuk. 5 Mayıs tarihli fişleme genelgesi, Genelkurmay Harekât Dairesi Başkanlığı ve Çevik Bir'in imzası var. ‘Ben bundan bir fotokopi çektirelim, Başbakan'a iletelim' dedim. Bu belge Genelkurmay'dan Cumhurbaşkanı'na kadar gitti. Demirel hiçbir şey yapmadı.(Sabah,2015) 

5 Mayıs 2000: A.Mahkemesi Eski Başkanı Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığına Getirilmesi

Gerçekleşen oylamada 330 oy alan Sezer, Türkiye'nin 10. cumhurbaşkanı olarak Çankaya'ya çıkmıştı. Böylece 28 Şubat Darbesi siyasete yapılmış bu  zirve müdahaleyle taçlanmış oldu.

Bir ara dönemde gizli bir elin devreye girmesiyle altın tepsi içinde devletin zirvesine oturan Sezer bütün ülkeyi ‘kamusal alan' adı altında açık cezaevine çevirme niyetindeydi.

Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç bu anlamda bir hatırasını şöyle nakleder: Altıkulaç, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan ayrıldığı dönemde bir ara Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in konuşmalarından birinde başörtüsüyle ilgili sözleri halkta tepki toplar. Bunun üzerinde MGK üyesi Sedat Celasun ile görüşür ve konuyu Cumhurbaşkanı'na iletmesini rica eder. Kısa süre sonra Köşk'ten çağrılır. Altıkulaç'ı dinleyen Evren ikna olur ve üniversitelerdeki başörtüsü yasakları yumuşar. Cezalar silinir. Yıllar sonra aynı sıkıntılar tekrar edince yine Köşk'e çıkar Altıkulaç. Bu sefer muhatabı Necdet Sezer'dir. Ancak 10. Cumhurbaşkanı, meseleye Evren gibi yaklaşmaz ve yasakçı tutumundan geri adım atmaz. (Altıkulaç,2011)

Sezer, İşadamı Alaton'un gözünde de fildişi kulede yaşayan bir kişilik olarak dikkat çeker: Hiç bir zaman ne tanışıklığımız oldu ne bir araya geldik. Zaten yedi yıl boyunca hep fildişi bir kulede yaşadı. Arada bir dışarıya çıktı. Sezer deyince aklıma başka bir şey gelmiyor. Türkiye'nin kayıp yıllarıdır o yıllar. (Alaton-Gündem,2012:180)

GÜNÜN TARİHİ - TERCÜMEİHÂL

GÜNÜN TARİHİ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  994496

-