30 KASIM 2020 PAZARTESİ

Can Kemal Özer

AFRİKA SAVAŞLARINA BUYURUN

Can Kemal Özer

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ne zaman Somali'nin başkenti Mogadişu'ya gitse ya da gitmek istese bildik bir karanlık el devreye girerek bombaları patlatıyor. Dün de öyle oldu ve Erdoğan gelmeden bombalar patladı. Muhammed Mahmud Curi ve Abdullah Cami isimli iki milletvekili ile beraber 15 masum hayatını kaybetti.

Bombanın mesajı açık: “Burası bizim senin ne işin var?” Mesajı alan Erdoğan ise yılmadan kararlı bir şekilde “Hayır burası bizim asıl sizin ne işiniz var. Gelmeye devam edeceğiz, yetmez siz gideceksiniz” diyor..

Çok değil bir asır önce Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz, Kızıldeniz Osmanlı'nın içdenizleriydi. Basra, Aden, Somali, Umman Körfezleri bizim kontrolümüzdeydi. Ticaret ve su yollarının hepsi bizimdi.

Bugün Afrika kıtası önemli ölçüde Amerikan, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere, Almanya ve İsrail'in sömürgesi olmayı sürdürüyor.

AK Parti iktidarının başından bu yana Türkiye bölgeye ilgi duymaya başladı. 2002-2015 arasında Afrika'da 27'si Büyükelçilik ve 2'si Başkonsolosluk olmak üzere 29 yeni temsilcilik açıldı. Türkiye sadece Afrika'da değil tüm kıtalarda benzer bir aktiviteye sahip.

Avrupa'da 4 yeni büyükelçilik, 6 başkonsolosluk, Amerika'da 6 yeni büyükelçilik, 4 başkonsolosluk, Asya'de 4 yeni büyükelçilik, 11 başkonsolosluk açmış. Kemiyetten ziyade keyfiyet daha önemli diyorsanız son derece haklısınız. Ancak işe yeni başlayan bir devlet için kemiyet de önemsiz değil.

  1. asrın başlarında kıtanın etkin ülkeleri İngiltere ve Fransa idi. İkinci dünya savaşı sonrasında Amerika'nın büyük aktör olmasıyla dengeler bir ölçüde ABD lehine değişmeye başladı. 1990 sonrasında ekonomik olarak güçlenen Çin ve birleşme sonrasında yeni bir güce dönüşen Almanya da bölgeye saldıran ülkeler arasındaydı. Siyonizm'in ileri karakolu İsrail, özellikle Mossad üzerinden bölgede hatırı sayılır bir etkiye sahip.

Batı 1993-1994 yılları arasında da Somali Birleşmiş Milletler Barış Gücü Komutanlığı'nı Çevik Bir'e vererek bölgedeki talanına ‘bizim' imzamızı attırmış ve bugünler için kötü bir iz bırakmak istemişti. 2002 sonrasında rotayı eski hükümranlık alanı Afrika'ya kıran Türkiye, adı geçen ülkeleri tedirgin etmeye yetti. Çünkü hem batı, hem de Afrikalılar bizim orayı sömürmeye gitmediğimizi çok iyi biliyorlar.

Afrika'ya giden tüm arkadaşlarımızın söylediği şu: “En değerli pasaport Türkiye pasaportu. Tüm Afrikalılar Türklere bir yandan nerede kaldıklarını soruyor, bir yandan da Türkler yine geldi diye şükrediyorlar. Bu şartlarda batı sizinle orada rekabet edemeyeceğini gayet iyi biliyor.”

BATININ VE TÜRKİYE'NİN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

Batının avantajı ciddi miktarda satın aldığı ve zihinsel olarak kendine benzetip köleleştirdiği çok sayıda sivil ve askeri yöneticisi olması. IMF ve Dünya Bankası gibi tefeci kurumlara borçlandırarak hem içini boşaltmış, hem de geleceklerini ipotek altına almış. Afrikalılar, Arapça, Fransızca ve İngilizce ile yerel dillerini konuşuyor.

Bizim özellikle Arapça ve Fransızca bilen diplomatımız yok. Afrika konusunda fikri olan ve analiz yapabilecek adamımız da 10 kişi ya var, ya da yok. Afrika bizim diplomalı cahillerimiz gözünde işe yaramaz bir coğrafya. Çoğu hâlâ monşer diplomatlarımızın gözü batıda, oraya kerhen gidiyor. Gittiği kültüre yabancı, lisan zaten yok.

Milli eğitimin bina yapmak, diplomasinin de elçilik açmak olmadığını yeni anladık. Ama bir kere yönümüz ü Afrika'ya döndük. Somali'de askeri üssümüz var. Yani ne yaparlarsa yapsınlar Somali bizim. Aslına bakarsanız biz oradan çıkalım, El-Şebab terörü önemli ölçüde durur.

Düşünün Doha'da, Mogadişu'da askeri üssünüz var. Cibuti'ye baraj yapıyorsunuz. Üçü de su ve ticaret yolunun tam kavşak noktasındalar. TİKA'nız tüm bölgede harıl harıl çalışıyor. THY bölgenizin gözdesi durumuna gelmiş. Adamlar çok olduğumuzun farkındalar!

HER HAMLEYE SİLAHLI CEVAP

27 Temmuz 2013 - Türkiye'nin Mogadişu elçiliğine silahlı saldırıda bir özel harekatçı, 2 çalışan işçi şehid.

10 Nisan 2014 - Türkiye'nin Mogadişu elçiliği inşaatına roketli saldırı, 2 çalışan işçi şehid.

27 Mayıs 2014 - THY'ye saldırı, THY güvenlik şefi şehid.

31 Aralık 2015 - Türkiye'nin yardım kuruluşuna Somali'de saldırı.

22 Ocak 2015 - Türk heyetinin kaldığı otelin karşısındaki otele bomba yüklü kamyonla saldırı.

2 Haziran 2016 - Erdoğan'ın gelmesine saatler kala Mogadişu'da terör saldırısı en az 15 ölü, çok sayıda yaralı.

Erdoğan 24 Ocak 2015'te Somali'de saldırılarla ilgili olarak şunları söyler: "2011'de heyetlerimizle geniş bir şekilde geldik. Bakan arkadaşlarımla, ailelerimizle beraber yine Somali'ye gidiyoruz. Somali'deki kardeşlerimizle kucaklaşacağız. Herhalde bunlar kardeşleri mutlu eder, memnun eder. Eğer 'birilerini rahatsız ediyor' derseniz. Somali 'ye ve Somali halkına düşman olanları rahatsız eder”

ABD ve Çin son derece stratejik bir nokta olan Cibuti için bilek güreşini sürdürürken, Erdoğan Cibuti'ye gitmişti. Burada bir askeri üst kurmak isteyen Türkiye, Cibuti'de dev bir baraj yapmaya hazırlanıyor.

Türkiye'nin 23 Kasım 2015'teki baraj kararını açıklamasının mürekkebi kurumadan etnik çatışma başlatıldı.

ERDOĞAN YİNE AFRİKA SEFERİNDE

Erdoğan batıyı şaşkına çeviren Efes Askeri Tatbikat görüntülerini verip hemen ardından yeni bir Afrika seferine çıktı. Uganda, Kenya ve Somali'yi kapsayan gezisi başlar başlamaz Afrika'da bir yandan bombalar patladı, diğer taraftan Rusya, “Türkiye Irak'tan askerlerini çeksin Suriye'ye karışmasın” açıklaması yaptı.

Buna karşılık Bakanlar Kurulu, Meclis kararı olmaksızın yurt dışına asker göndermek ve NATO askerinin Türkiye'de bulunmasına yönelik bir karar yayınladı. Almanya'dan Türkiye'ye nefret kararları çıkarılırken İngilizler Türkiye'ye aşkını ilan etti neredeyse.

RUS AMBARGOSU, AFRİKA'NIN KAPILARINI ARALADI

Uçağının düşürülmesini bahane eden Rusya'nın Türk ürünlerine yönelik başlattığı ambargo sonrasından Türk iş dünyası rotayı Afrika'nın içlerine kırdı. 1 trilyon dolarlık bir ticari hacmi olan Afrika kıtasının içlerine doğru ilerleyen Türkler buralarda miyar dolarlık yatırımlar yapmaya başladı. Batı yine çılgına döndü.

Batıyı özellikle de ABD'yi çıldırtan en önemli gelişme, pek çok ülke ile Dolar veya Euro olmaksızın Türk Lirası veya yerel para birimleri ile ticarete başlayan Türkiye'nin bu listeye Afrika ülkelerini de dahil etmesi.

Afrika'nın ellerinden kayıp gitmesinden endişe eden ABD, bir yandan Bill Gates Vakfı gibi vakıflar üzerinden bölgeyi kontrole çalışırken, diğer yandan da 20 dolarlık banknota, kadın hakları savunusu Afrika kökenli Amerikalı Harriet Tubman'ın portesine yer verileceğini duyurdu.

Geçtiğimiz Nisan ayında yapılan duyuru ile siyasi başkandan sonra siyahi birinin resmini de paraya basacak olan ABD, Afrika üzerine kapsamlı rüyâsı olmadığı için, eski basit numaraları ile Afirkalıları kandıracağını sanıyor olmalı. Ahlaki bir mücadelede Afrika'da Türkiye'den başka kimsenin tutunamayacağını gören batılıların, bombalar ve terör faaliyetleri dâhil hiçbir eylemden kaçınmayacağını dün yine göstermesi, hem Afrika'nın geleceğine, hem de Afrika'ya yönelenlerin geleceğine işaret etmesi bakımında hayli önemli bir gösterge.

ALMANYA'DAN GEÇ KALMIŞLIK HAMLESİ

Almanya dün tarihi bir hataya imza atarak, Türkiye ile köprüleri atma aptallığı gösterdi. Fransa ise neredeyse bir iç savaşın eşiğinde. Buna rağmen kimse Afrika hedefinden vazgeçmiş değil.

Almanya, çeşitli kalkınma(!) projelerini desteklemek amacıyla Afrika Birliği'ne 24,5 milyon avro yardım yaptı. Bundan 2 ay sonra Afrika Birliği Boko Haram'a karşı Afrika Birliği çatısı altında 7 bin 500 askerden oluşan yeni bir birlik oluşturma kararı alıyor. Bu karardan üç gün sonra ise Almanya Hükümeti, Alman ordusunun Afrika'daki askeri angajmanını genişletmeyi planladığını ve Başbakan Angela Merkel'in, Almanya'nın Boko Haram'a karşı mücadeleyi destekleyeceğini ilan ediyor.

“Nijerya'da ve Kamerun'da sivil halka karşı korkunç, acımasız suçlar işleniyor” diyen Merkel, planlanan askeri birlik konuşlandırılmasına mali destek sözü veriyor. Aynı Almanya 2013'te Fransa'nın Mali'deki askeri operasyonunu desteklemeyi ve ülkeye asker göndermeyi kabul etmiş, 2014 yılında ise Senegal, Orta Afrika, Afrika Boynuzu, Batı Sahra, Sudan, Güney Sudan ve Somali'de daha fazla Alman birliği bulunmasını sağlamıştı.

Sömürge yarışından İngiltere, Fransa, İtalya gibi ülkelerden oldukça geriden kalmış olan Almanların aradaki farkı kapatmak için Afrika'ya aç kurtlar gibi saldırmakta olduğunu tahmin etmek de güç olmasa gerek. 

Alman Parlamentosunun ahmakça kararının Erdoğan'ın Afrika gezisine denk getirilmesi de anlamsız olmasa gerek.

FRANSA VE İLGİLTERE ZATEN MALUM

İngiltere, Fransa, İtalya, Portekiz ve İspanya'nın Afrika'nın neredeyse asırdır kanını, canını, yeraltı ve yerüstü ne kadar zenginliği varsa emdiklerini bilmeyen yok. Batı Afrika'dan kısmen çekilmiş görüntüsü verseler de hâlâ oradalar. Şimdi özellikle Libya'yı aralarından pay etmenin derdinler. Fransızlar Orta Afrika ülkelerinin neredeyse tamamına hâkimler.

Fransa eski sömürgesi olan 14 Afrika ülkesinden 60 yılı aşkın süredir “koloni vergisi” adı altında her yıl vergi aldığını biliyor musunuz? Fransa'nın 14 eski sömürgesinden aldığı haraç dudak uçuklatacak büyüklük ve her yıl yaklaşık 500 milyar doları bulan para veya kaynak.

İngiltere başta Nijerya petrolleri olmak üzere bölgede hayli belirleyici bir sömürgeci. Nijerya'ya özel ilgisi olduğu bilinen Kraliçe Elizabeth'in 56 yıllık Nijerya'nın bağımsızlığından sonra elde ettiği kazancın büyük bir bölümünün bu ülkeden sağlıyor. Parayı vermeyi aklının ucundan geçirmeye kalkan iktidardan bir şekilde gönderiliyor ve Port Harcourt, Lagos limanlarının bağımsızlığına rağmen hala İngiliz kraliçesinin mal varlığı kabul ediliyor.

Nijerya'ya 50 milyar dolar, İngiltere bankalarında blokede tutuluyor ya Nijerya'daki yolsuzluklardan elde edilen paralar.

Batı Afrika'da küçük bir Afrika ülkesi Ekvator Ginesi, ekonomik hacmi en büyük Afrika ülkelerinden.  Petrol gelirleri bakımından oldukça zengin olan bu ülke, 37 yıldır bir devlet başkanı ve onun hanedanınca yönetiliyor.  Resmi dili İspanyolca. İspanya'yı da bu sömürgesi ayakta tutmaya devam ediyor. Her ay milyarlarca dolar İspanya'ya gönderiliyor.

Afrika'nın yıldız ülkelerinden biri olan Angola ise Afrika'nın üç büyük petrol üreticisinden biri ve eski bir Portekiz kolonisi. Başkenti Luanda, dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olarak gösteriliyor. Tek bir lüks otel var ve otelin geceliği 2 bin dolar. Portekiz 2012 ve 2013'deki ekonomik krizi Angola'nın paralarıyla kapattı.

Çin ise Afrika'nın kuş uçmaz kervan geçmezler yerlerine hızlı tren rafları döşüyor, fabrikalar kuruyor. Mümbit Afrika topraklarında sadece batılıların değil, Çinlilerin de gözü var. Batı kirli tarım ürünlerini başka ülkelere gönderirken, Afrika'nın temiz ve leziz ürünlerini kendine götürüyor. Ağalığı belirleyen şeyin gıdadan geçtiğini bilen kimse varsa soluğu Afrika'da alıyor. Atıklarını boşaltmak içinde Afrika'nın sahipsiz deniz ve topraklarından kolay bir yer de yok.

Böyle bir coğrafyaya Türkiye'nin gelmesi, siyasi ve iktisadi olarak var olmasına tahammül edilir mi? Batı sömürmeye, dinleri değiştirmeye giderken Türkiye insani yardım, ticaret ve dayanışma için orada. Afrika'nın kendi iradesinin ortaya koyabilmesi için orada.

Afrika'nın haritasını neden küçük gösterdiklerini şimdi anlıyor musunuz?

Dengeler dengeler dengeler!

Bombalar, bombalar, bombalar!

03-YS-SYF01-r_1

CAN KEMAL ÖZER - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, yazar… Yeni Söz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Gıda Hareketi Başkanı. Yayınlanmış kitapları: Deccal Tabakta, Şeytan ye Diyor, Şeytan Çıplak, Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler, Müslüman'ın Diyeti, Yediklerimizin İçinde N(E) Var, Hangi Suyu İçmeli, Ramazan Kitabı, İyi Gıda Kötü Gıda, Gülen Şeytanlar Tarihi

CAN KEMAL ÖZER DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  721981

-