29 EYLÜL 2020 SALI

Dobra Anne

AŞIYA KARŞIYIM, ÇÜNKÜ BEN BİR ANNEYİM!... (1)

Dobra Anne

Gözüm, algılarım kapalı, her şey toz pembe… Kızım dünyaya geldi gelecek, kıyafetleri yıkandı, ütülendi, hazırlandı, çantamız da hazır. 25 Aralık 2015 tarihinde kızım dünyaya geldi. Dediğim gibi  her şey toz pembe! Allah bir kadının yaşayabileceği en güzel duyguyu yaşamamı nasip etmiş, var mı ötesi? Akşam gelip “kanı pıhtılaştı acilen yoğun bakıma alınması lazım, biri yanında kalmak zorunda” dediler. Annemle yaşadığımız korkuyu anlatmam mümkün değil…

Ben odada kaldım, annem yoğun bakım ünitesine çıktı kızımla ve annem kızımı hiç giydiremedi desem yeridir çünkü saatte bir alıp götürüyorlar kan alıyorlarmış, tartıyorlarmış.

Bu sefer sarılığı sınırda diye kuvöze aldılar, hadi ona da tamam. Bana hala her şey toz pembe!

Kızımın elleri kolları delik deşik ama bunlar gerekliydi diye kendimizi avutuyoruz. Üçüncü gün; pazar günü sağ kolu şişmeye ve morarmaya başladı. Hemşireler çok korktular ve  hemen alkollü bez sardılar morluğun ve şişliğin inmesi için. O gün taburcu edildim, kızımın bir gün daha kalması gerekiyordu, pazartesi günü doktor muayene edecek ve ona göre her şey belli olacaktı.

Ertesi gün güzel haber geldi, annem ve kızım eve gelebilirlerdi. Gittik onları aldık ve evimize geldik. Hiçbir sorun yoktu, yok gibiydi...

Bu yaşadıklarımızın gerçekten iyiliği için olduğuna ve  tek bir yan etkinin dahi olamayacağına öyle inanıyorum ki sormayın! Hadi bunu da geçtik…

Geldik sağlık ocağına, malum aşılar yapılmalı. İki ay aşısını olduktan sonra kızım tavana bakmaya başladı ve bu durum bir buçuk ay boyunca bu şekilde devam etti ama aşılar  zarar vermezdi ki onlar bizim iyiliğimiz için üretil(m)iyor(?!) (Muydu?)

Annem Almanya'ya döndü ama her gün konuşuyoruz.

Birgün;

- Aşıları yaptırmasan mı???

- Neden, noldu ki??

- Güvenli değilmiş. Geçen konusu açıldı yaptırmayan bir çok kişi varmış aslında, sen de  araştır istersen.

 Kocaman bir soru işareti belirdi kafamda  “nasıl yani? Aşı yaptırmamak? Kafayı yemişler!!!” diye düşündüm ve aşı yaptırmamayı konduramadım, kondursam ne olacak ki hiçbir bilgiye sahip değilim zaten kendimi savunamam malum hala her şey toz pembe.

İnanır mısınız bir kere bile acaba ne varmış bunların içinde bir okuyayım diye düşünmedim, öylesine teslim olmuşum, kızımı öylesine teslim etmişim ve öylesine algısızmışım ki!!! Onsekiz aylık olana kadar aklımda tilkilerle yaşadım hatta o tilkileri susturarak yaşadım ben ve hiç de zorlanmadım, en kolayıymış sorgulamamak. Ne güzeldi, öğrenmenin vereceği sorumluluk, bilginin verecegi ağırlık yok bir kere üzerimde öyle rahatım ki! Sorumluluk doktorda ya, onlardan iyi mi bilecektim? Aşılardan sonra benim kızım da  ateşlendi tabi ama hiç ilaç kullanmadım, diş çıkarırken bile ağrı kesici veya ateş düşürücü vermemiştim demek ki bir yanım ısrarla güven(e)miyormuş. Unutmadan benim kızımın da kolu şişti verem aşısı sonrası ve tipik  “aa aşı tutmuş korkma annesiii” söylemine bende maruz kaldım her anne gibi. Hatta bebeğime su verdiğim için bana kızmıştı sevgili ebemiz, her aşıda “şimdi bu hastalığı geçirmeyeceğiz o zaman dimi” diye sorduğumda “yoo hafif atlatacak” dediğinde “o zaman aşı neden var ki” diye sordum ve şu cevabı aldım “ölmemesi için!”

Bir annenin en zayıf noktası evladıdır ve benim zayıf noktama basılmıştı. Anladım ki soru sormak çok tehlikeli olabiliyormuş bazen, en azından benim açımdan tehlikeli zira birkez daha bu cevabı alırsam sessizce çıkıp gitmezdim oradan! Yapman gereken tek şey, gel desinler götür çocuğunu ellerinle, insan sağlığına olumlu etki ettiği ispatlanmamış aşıları yaptır, çık git bir sonraki aşı için aranana kadar sesini çıkarma!

Taaa ki onsekiz ay aşısı gününe kadar! İlk olarak sabah karşıma aşıların domuz jelatini içerdiği çıktı ve inanmadım tabiki! Ne münasebet? Ne domuzu yahu nerede yaşıyoruz biz! Doğru olmasından korkarak google üzerinden biraz araştırdım ama öyle olmadığını belirten yazılar okuyamadım dolayısıyla “doğruymuş” diye düşündüm ama bunları inkar edecek yetkili birimler vardır, hem inkar edecek hem de işin doğrusunu (?) açıklayacak yerler kesin vardır, olmalıydı!

Sağlık bakanlığı! Evet oradan birileri kesinlikle içime su serpecek açıklamalar yapardı.

Arayıp endişelerimden  bahsettim ve “Lütfen bana bu işin doğrusunu açıklayın” dedim. İletişim bilgilerimi alıp yetkili birinin beni arayacağını söylediler. Zaman geçmiyordu ve korkarak araştırmaya devam ediyordum telefon beklerken. Türk siteleri beni korkutmuştu  hemen Alman sitelerine yöneldim ve daha korkunç şeyler okuduktan sonra araştırmayı bırakıp o aramayı beklemeye karar verdim. Veeee sonunda arandım.

Kibar bir bayan isminin Meliha olduğunu söyleyerek ilk aramamda dile getirdiğim endişelerimi tekrarlayarak doğru olup olmadığını sordu. “Elbette doğru o söylediklerim”  ve bir an önce aksini duymak istediğimi söyleyerek devam ettim.

- Bakın  dinen bir yere kadar sonuçta yaşadığımız ülkede sadece Müslümanlar yok ama en azından öyle birşey olsa en azından Müslümanlara bilgi verilirdi dimi??? Hatta şimdi  hatırladım hamileliğimde bana vitamin verildi nasıl akıl edip de bakmışım içeriğine bilemiyorum ama domuz katkısı olduğu yazıyordu tamam ben kullanmadım ama kullanan bir sürü insan var neden bilgilendirmiyorsunuz??

- SES YOK!!!

- Meliha hanım? Yani okuduklarım doğru mu? Peki ne hakla sakladınız bunu, neden bilgi vermediniz, müsade istemediniz ailelerden?

 Aldığım  cevap aynen şu oldu:

- SORSAYDINIZ!!!

- Ben size güvenen bir vatandaş olarak sormak zorunda değilim ama siz ve ASM'lerde  çalışan doktorlar, hemşireler bakanlığa bağlıysanız bunu söylemek zorundaydınız!!!

 

DOBRA ANNE - TERCÜMEİHÂL

DOBRA ANNE DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  126023

-