19 EYLÜL 2020 CUMARTESİ

BAĞIMSIZLIĞINI KAZANIR KAZANMAZ SÖMÜRGE YARIŞINA GİRİŞTİ: HOLLANDA

Elinizdeki çalışma, tarih sahnesine çıktığı 16. yüzyılın sonlarından bugüne uzanan süreçte Hollanda devletinin gerçekleştirdiği ihlalleri konu almaktadır.


BAĞIMSIZLIĞINI KAZANIR KAZANMAZ SÖMÜRGE YARIŞINA GİRİŞTİ: HOLLANDA

Sömürgecilik döneminde Avrupalı devletlerle büyük bir mücadele içerisine giren ve bu kapsamda Endonezya'dan Surinam'a kadar çok geniş bir coğrafyada koloniler kuran Hollanda, bu sayede refah seviyesini ciddi biçimde arttırmıştır. Ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında, diğer Avrupa devletleri gibi büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya kalan Hollanda, işgücü ihtiyacını karşılamak için dış ülkelerden işçi alımı gerçekleştirmiş ve bugün artık bir göçmen ülkesine dönüşmüştür.

Bu süreç beraberinde entegrasyon politikalarını doğurmuş ve özellikle ülkedeki nüfusu 1 milyonun üzerinde olan Müslüman göçmenlerin karşı karşıya kaldığı sorunların temelini teşkil etmiştir. Bugün ülkede yaşayan başta Türkiye ve Fas kökenliler olmak üzere, Müslüman göçmenler, eğitimden sağlığa, siyasi temsilden inanç hürriyetine kadar hayatın hemen her alanında çetin sorunlarla mücadele etmektedir. Bunda, ülkenin siyasi arenasında söz sahibi olan ve elde ettikleri oy oranlarıyla toplumsal zeminde kendisine karşılık bulan İslam karşıtı aşırı sağ partilerin söylem ve uygulamaları önemli rol oynamaktadır.

Son yıllarda ibadet hanelere saldırıların ve İslamofobik şiddetin artması, özel eğitim kurumlarının karşılaştığı hukuki engeller ve Gençlik Daireleri'nin Müslüman aileleri mağdur eden uygulamaları resmî verilere yansıyan büyük ve kalıcı sorunlara işaret etmektedir.

Çalışmamız, yukarıda kısaca değinilen sorunlara eleştirel bir bakış niteliği taşımaktadır. Hiç şüphesiz hak ihlalleri her dönemde ve her coğrafyada yaşanagelmiştir. Ancak “Geçmişten Bugüne Ülke İhlal Karneleri” üst başlığını taşıyan çalışmalarımızın temel amacı; medeniyet, barış ve özgürlüklerin temsilcisi olduğu iddiasını taşıyan ve bugün sınırları dışında etki gücüne sahip olan devletlerin söylemlerinin gerçekliğini test etmek, göz ardı edilen bu alanın tartışmaya açılmasına katkı sağlamaktır.

SİYASİ TARİH: HOLLANDA'NIN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI

Hollanda'nın bir devlet olarak tarih sahnesine çıkışı 16. yüzyılın sonlarında 1579 yılında İspanya'dan bağımsızlığını kazanmasıyla olmuştur. Bağımsızlığın kazanılmasından sonra Hollanda da diğer Avrupa devletleri gibi kıta dışına açılmanın yollarını aramıştır. Daha önceleri Portekiz'den gelen Doğu ürünlerini kıtaya pazarlayan Hollanda, bağımsızlığını kazandıktan sonra bu kez Portekiz'in İspanya hakimiyetine girmesi ve buradaki limanların İspanya tarafından kendilerine kapatılması sebebiyle sömürge topraklarına direkt ulaşmanın yollarını aramaya başlamıştır.

Nihayet 1595'te ilk olarak dört gemi Doğu Hint adalarına gönderilmiş, bunu daha çok sayıda gemiyle gerçekleştirilen başka seferler takip etmiştir. Devletin teşvikiyle sefer düzenleyen şirketler 1602 yılında Birleşik Doğu Hindistan Şirketi (Vereenidge Oost-Indische Compagnie-VOC) adıyla birleşmiştir. Şirket sayesinde Hollanda Ümitburnu'ndan Doğu Hint adalarına kadar büyük bir sömürge imparatorluğu kurmuştur.

Hollanda doğudaki bu gücünü batıya aynı oranda yansıtamamış ve Güney Amerika'da Portekiz, Kuzey Amerika'da ise İngiltere ile girdiği mücadelelerde başarılı olamayarak bu bölgedeki sömürgelerinin çoğunu kaybetmiştir.

Yine de 17. yüzyılda Venezuela ve Brezilya sahillerinin önemli bölümü Hollanda kontrolüne geçmiş ve burada şeker kamışı ve kereste mamülleri üzerinden sömürgecilik yapılmıştır. Hollanda 1673'te Amerika kıtasındaki kolonilerinin büyük çoğunluğundan çekilmişse de, özellikle doğudaki sömürgelerinden elde ettiği güç, uluslararası deniz taşımacılığındaki yeri ve köle ticaretine yön vermesi sebebiyle 17. yüzyılda dünyanın en büyük ekonomik gücü olarak öne çıkmıştır.

Bu dönemde Avrupa'daki teknelerin yarısı Hollandalılara aittir ve bunun yanısıra diğer sömürgeci ülkelere inşa edilen gemilerle gemi sanayii tamamen ele geçirilmiştir. Hollanda'nın bu ihtişamlı zamanları 18. yüzyılın sonlarına kadar sürmüş, yüzyılın son çeyreğinde önce İngilizlere karşı girişilen savaş kaybedilmiş, ardından 1795-1815 yılları arasında Fransız istilasına maruz kalınmıştır. Bu sebeple sahip olduğu deniz gücünün ve kolonilerin önemli bölümünü yitiren Hollanda, yine de dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olma özelliğini bugüne dek sürdürmüştür.

Devamı yarın...

Yorum Yaz

  038680

-