12 AĞUSTOS 2020 ÇARŞAMBA

BATI ARKA BAHÇESİNE PEDOFİLİ, TECAVÜZ VE ÖLÜM EKİYOR

Yenisöz olarak batının ve Vatikan’ın pedofili, katil ve tecavüzcü papazlar yetiştirip beslediğini defalarca manşetlerimize taşıdık. Bugünlerde konuşan Papa’nın, “kilisenin altındaki toplu mezar itirafları ve çocuk tacizleri konusunda yeterince mücadele edemedik’  sözleri tamamen masumiyet algısı oluşturmak. Buna rağmen kilisenin çirkin yüzünü gören batılı gençler İslamiyet’e yöneliyor.


BATI ARKA BAHÇESİNE PEDOFİLİ, TECAVÜZ VE ÖLÜM EKİYOR

PAPAZLAR SİVİL MAHKEMEDE YARGILANINCA PİSLİK GÖRÜNDÜ

 

Doç. Dr. Naciye Selin Şenocak, geçen hafta ABD'nin Pensilvanya Eyaletinin Yüksek Mahkemesinin yayınladığı raporda, Katolik Kilisesi'ne mensup 300'den fazla din adamının çocuklara karşı cinsel istismarla suçlanması konusunu değerlendirdi. Selin Şenocak, bu tür skandalların yeni olmadığını, bu durumun Vatikan'ın gizleme çabalarına rağmen, Katolik Kilisesi'nin karanlık tarihi ve işledikleri ağır suçların, eskiden Papalık Mahkemesi tarafından yargılanırken şimdi sivil mahkemelerde yargılanıyor olması ve medyaya yansımasıyla gün yüzüne çıkmaya başladığını belirtti.

 

SKANDALLAR VATİKAN'IN KANLI SİCİLİNE İŞLENMİŞTİR

 

2002'deki Papa, 1950-2002 yılları arasında 4 bin 450 papazın cinsel taciz ve sapkınlık olaylarına karıştığını itiraf ettiğini söyleyen Şenocak, “Bu durum Vatikan tarihinde 598 yıl sonra ikinci kez bir Papa'nın istifasıyla sonuçlanmıştı. Özellikle ABD'de sivil mahkemeler tarafından binlerce dava açıldı” dedi. Şenocak, “Bu skandallar cinsel taciz olaylarıyla da sınırlı değil. 2014 yılında rahibelerin yönettiği İrlanda'nın Tuam Katolik yetimhanesinde 800 bebeğin cesetleri kanalizasyon çukurunda bulundu. Buna benzer Avrupa'da birçok skandal Vatikan'ın kanlı siciline işlenmiştir" diye konuştu.

 

 

BATI MEDYASININ ALGI OPERASYONU

 

Çocuk istismarı gibi skandalların, Vatikan ve batı basını tarafından çok iyi yönetildiğini ifade eden Şenocak, şöyle devam etti: "Özellikle 'mea culpa' (benim suçum/günahım) mesajlarıyla hadiselerin vahameti göreceleştiriliyor. Böylelikle Vatikan Kilisesi suçluyken masum hale getiriliyor. Öte yandan tüm bu olayların basında yer alarak geniş kitlelere duyurulması, tüm dünyada özellikle Avrupa'da genç nesillerin kiliseden uzaklaşmasına ve alternatif dinlere yönelmesine neden olmuştur."

 

 

BATILI GENÇLER İSLAMİYETE YÖNELİYOR

 

Avrupa'da özellikle 11 Eylül olaylarından önce Katolik dünyasında aradığı maneviyatı bulamayan genç Hristiyan nesillerde İslam dinine merak ve Müslüman olma sürecinin yaşandığını dile getiren Şenocak, bu durumun özellikle 1990'lı yıllarda ABD merkezli "think tank" kuruluşları tarafından başlıca tehdit olarak nitelendirilerek "medeniyetler çatışması" konseptini geliştirmelerine ve akabinde İslamiyet'i terör dini gibi göstermelerine sebep olduğunu aktardı.

 

 

EMEVİLER VE TÜRKLER BATIYI MEDENİLEŞTİRDİ

 

“BATININ ve kilisenin bu vahşetine rağmen, Endülüs Emevi Devleti, Endülüs'te mezhep çatışmasıyla fakirleşmiş, karanlıklara gömülmüş İspanya'ya ve Avrupa'ya İslamiyet'in temel felsefesi 'barışı ve hoşgörü'yü getirmiştir” diyen Şenocak, “Bilimin her dalıyla ve sanatla Avrupa'yı muhasır medeniyetler seviyesine çıkarmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu Avrupa'ya dinler arasında saygıyı, hoşgörüyü ve beraber huzur anlayış içerinde yaşamayı göstermiştir" ifadesini kullandı.

 

mansetkupur

 

Vatikan'ın 'utancı' çocuk istismarcısı rahipler

 

 

ABD'nin Pensilvanya eyaletinde yüzlerce Katolik rahibin binden fazla çocuğa cinsel istismarda bulunduğunun ortaya çıkması, yıllardır devam eden tartışmayı yeniden su yüzüne çıkardı.

 

 

ABD'nin Pensilvanya eyaletinde yüzlerce Katolik rahibin, binden fazla çocuğa cinsel istismarda bulunmakla suçlanması, Katolik dünyasının cinsel istismar vakalarını yeniden tartışmaya açtı.

Pensilvanya Başsavcısı Josh Shapiro, iki yıllık bir soruşturmanın ardından çocuklara yönelik cinsel istismarların, Pensilvanya ve Vatikan'daki kıdemli kilise yetkililerince ''sistematik'' bir şekilde örtbas edildiği sonucuna ulaşsa da suçlamalar sadece ABD ile sınırlı değil.

Vatikan Basın Ofisi Müdürü Greg Burke, işlenen suçlardan "utanç ve üzüntü" duyduklarını açıklasa da Katolik dünyası Şili'den Avustralya'ya kadar on binlerce çocuk istismarı vakasıyla çalkalanıyor.

Vatikan'ın eski Washington Büyükelçisi Başpiskopos Carlo Maria Vigano'nun kilise bünyesindeki çocuklara cinsel istismara göz yumduğu gerekçesiyle Papa'yı istifaya davet etmesi de Katolik dünyasındaki suçlamaların ciddiyetini ortaya koyuyor.

Papa Franciscus, geçen yıl yaptığı açıklamada, Vatikan'da rahipler aleyhinde devam eden 2 bin cinsel taciz davası olduğunu ve sürecin ağır işlediğini kabul etmişti.

 

ABD'de 4 binden fazla rahibe suçlama

 

ABD, Katolik Kilisesi'nin cinsel istismarla ilgili olarak en çok suçlandığı ve Katolik rahiplerin skandallara karıştığı ülkelerden biri olarak kabul ediliyor.

Pensilvanya'daki olaydan sadece bir ay önce Papa Franciscus, uzun yıllar cinsel tacizlere adı karışan 88 yaşındaki Kardinal Theodore McCarrick'in istifasını kabul etti.

Birleşmiş Milletler (BM), Katolik Kilisesi'ndeki yaygın çocuk istismarı hakkında 2014'te bir rapor yayımladı.

Raporda, Vatikan, kendisine bağlı kiliselerin bulunduğu çok sayıda ülkede papazlar hakkındaki cinsel taciz iddialarının üstünü örterek on binlerce çocuğun istismara uğramasına göz yummakla suçlandı.

ABD Katolik Başpiskoposlar Konferansına bağlı John Jay College tarafından 2004'te yapılan araştırmaya göre, 1950-2002 arasında 4 binden fazla Katolik rahip, 10 bin 667 çocuğa cinsel istismarda bulunmakla suçlandı.

Boston'da 2002'de patlak veren cinsel taciz skandalında, John Geoghan adlı eski bir rahibin 1962-1995 yıllarında 130'dan fazla çocuğa cinsel tacizde bulunduğu ortaya çıktı. Dönemin bölge Kardinali Bernard Law ise olayı öğrenmesine rağmen skandalın üzerini örttüğü gerekçesiyle eleştirildi. Olayı kamuoyunun gündemine taşıyan Boston Globe gazetesinin hikayesi daha sonra "Spotlight" adlı filme konu oldu.

Louisiana eyaletinde 1985'te ortaya çıkan ve Gilbert Gauthe adlı rahibin 37 çocuğa cinsel tacizde bulunduğunu kabul ettiği olay ise benzer vakalar içerisinde Amerikan ulusal medyasında geniş yer bulan ilk skandal olarak kayıtlara geçti.

 

 

İrlanda

 

Ezici çoğunluğu Katolik olan İrlanda'da 2009'da yayımlanan bir rapor başkent Dublin'de görev yapan dört başpiskoposun 1975-2004 yıllarında yaşanan cinsel istismarlara göz yumduğunu ortaya koydu.

Raporda adı geçen piskoposlar Vatikan'a çağrılırken Papa'ya istifalarını sunan dört piskopostan sadece ikisinin dilekçesi kabul edildi.

Ülkede 2010'da yayımlanan ikinci bir rapor da Katolik Kilisesi'ne bağlı 18 tarikatın işlettiği kuruluşlarda son 60 yılda yaşanan fiziki, cinsel ve duygusal istismarları gözler önüne serdi.

İrlanda'da cinsel istismar olayları nedeniyle istifa eden bir isim de Piskopos John Magee oldu. Üç papanın yardımcılığını yaptıktan sonra İrlanda'ya tayin edilen Magee, Cork kentindeki cinsel istismar vakalarını doğru şekilde ele almadığının ortaya çıkması üzerine istifasını verdi.

 

Almanya

 

Almanya'nın Hessen eyaletindeki Fritzlar kentinde 6 kilise öğrencisine yıllarca cinsel tacizde bulunduğunu itiraf eden rahip, 2010'da Kassel Eyalet Mahkemesi tarafından 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Almanya'nın Berlin kentinde Canisus College'de Katolik bir öğretmenin yıllarca erkek öğrencilere cinsel tacizde bulunduğu 2010'da ortaya çıktı.

Ülkede gündeme oturan olay, 1970 ve 1980 yıllarında okula giden öğrencilerin o dönemde cinsel tacize uğradıklarını okul müdürüne topluca bildirmeleri sonucu gün yüzüne çıktı.

Öte yandan, Alman basınında, ülkedeki 27 piskoposluk bölgesinde yapılan araştırmada, Roma Katolik Kilisesi tarafından 94 rahip ve çalışan hakkında cinsel suistimal şüphesiyle soruşturma yürütüldüğü yazıldı.

Başka bir olayda ise 2016'da Almanya'da tanınmış Katolik Kilisesi'nin tarihi korolarından olan "Regensburger Domspatzen"da ve okulunda papaz ve öğretmenlerin çocuklara yıllarca cinsel tacizde bulunduğu ve şiddet uyguladığı tespit edildi.

Katolik Kilisesi ve söz konusu okul tarafından çocuk tacizlerinin aydınlatılması için görevlendirilen avukat Ulrich Weber, okulda 1953-1992 yıllarında en az 231 çocuğun şiddet gördüğünü ve cinsel tacize uğradığını belirtti.

 

Weber, 2017'de hazırladığı başka bir raporunda da 1945-1990 yıllarında en az 547 çocuğun şiddet gördüğünü ve cinsel tacize uğradığını kaydetti.

 

 

Hollanda

 

Hollanda'da 2010'da başlayan tartışmalar sonucunda bir kilise tarafından kiliselerdeki cinsel istismarı araştırmak için komisyon kuruldu.

Komisyonun geçen yıl sunduğu raporda, 8 yılda 3 bin 712 cinsel istismar bilgisi geldiği belirtildi. Ardından, bin 599 kişi şikayette bulundu ve mağdur olan 941 kişiye tazminat ödendi. Bunun 381'i ağır istismara maruz kalanlardan oluşurken, bu kişilerin arasında 65 kişiye en yüksek tazminat miktarı olan 100 bin avro ödendi.

Ayrıca ülkede 2010'dan itibaren benzer suçlamalarla 12 papazın görevine son verilirken iki papaz da açığa alındı.

Ülkede kiliseler tarafından mağdurlara ödenen tazminatın yaklaşık 28 milyon avro olduğu belirtiliyor.

 

Fransa

 

Fransa'da Lyon Katolik Kilisesi Kardinali Philippe Barbarin'in, taciz ve cinsel saldırıları gizlediği iddiasıyla yargılandığı dava devam ediyor. Barbarin ve 6 kişinin daha yargılandığı davanın duruşması Ocak 2019'da görülecek.

Fransa'da tacizci papazların adalete teslimi ve görevine son verilmesi yerine Afrika ülkelerinde görevlendirildiğinin ortaya çıkması kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı.

 

 

Şili

 

 

Güney Amerika ülkesi Şili'de papazlarla ilgili cinsel istismar iddiaları kapsamında 158 kilise çalışanı hakkında geçen ay soruşturma açıldı.

Çok sayıda piskopos, din adamı ve kiliselerdeki bazı çalışanların da karıştığı cinsel istismar vakalarının 1960'a kadar uzandığı kaydedildi.

Soruşturma kapsamında hazırlanan raporda, 178'i çocuk toplam 266 kişinin cinsel istismara uğradığına dikkat çekildi.

 

Papa Franciscus, mayıs ayında Şili'deki kilisede pedofili skandalını görüşmek üzere 34 Şilili piskoposla bir araya geldi.

Şilili piskoposlar Papa Franciscus ile üç gün süren görüşmelerinin ardından toplu istifalarını sundu.

Arjantin'de ise 1994'te kilisede programlara katılan 47 çocuğun rahiplerce cinsel tacize uğradığı iddia edildi.

 

Avustralya

 

Avustralya'da çocuklara yönelik cinsel istismarları araştırmak için 2012'de kurulan Kraliyet Komisyonu, 2017'de yayımladığı raporda, kiliseler, okullar ve devlet kurumlarında on binlerce çocuğun cinsel istismara uğradığını ortaya çıkardı.

Beş yıl boyunca 8 binden fazla cinsel taciz mağdurunu dinleyen, 42 bin kişiyle telefonda görüşen ve binlerce kişinin şikayetini değerlendiren komisyonun raporuna göre, aralarında kiliseler, okullar, spor kulüpleri ve devlet kuruluşlarının da yer aldığı 4 bin kurumda on binlerce çocuk cinsel istismara uğradı.

 

Çocuklara yönelik tacizlerin yapıldığı kurumların başında yüzde 62 ile Katolik kiliseleri gelirken, Avustralya Katolik Piskopos Konferansı Başkanı Başpiskopos Denis Hart, mağdurlardan özür dileyerek komisyonun önerilerini dikkate alacaklarını açıkladı.

 

Avustralya Kardinali ve Vatikan Ekonomi Bakanı George Pell, 1970'li yıllarda görev yaptığı Katolik kilisesinde çocuklara cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla Melbourne Sulh Mahkemesine çıkarıldı. Yaklaşık 4 hafta süren duruşmalarda şahitleri dinleyen yargıç, kardinal hakkındaki suçlamalarda yeteri kadar delil bulunduğuna hükmederek yargılanmasına karar verdi.

Pasaportuna el konulan ve kefaletle serbest kalan Pell, Melbourne Asliye Ceza Mahkemesinde 1990'larda Melbourne'daki St Patrick Katedrali'nde ve 1970'lerde Ballarat ketindeki bir yüzme havuzunda yaşanan cinsel taciz iddialarının da aralarında bulunduğu davalardan yargılanıyor.

Öte yandan 1970'li yıllarda görev yaptığı Sydney'in Hunter bölgesinde rahip Jim Fletcher'ın çocuklara yönelik cinsel tacizlerini örtbas eden Adelaide Başpiskoposu Philip Wilson, önce istifa etti ardından çıktığı mahkemede suçlu bulunarak 12 aylık ev hapsine mahkum edildi.

Wilson'un tacizlerini örtbas ettiği rahip Jim Fletcher, 2004'te çocuklara yönelik 9 farklı cinsel taciz olayından mahkum edilmiş, 2006'da hapishanede ölmüştü.

 

Yorum Yaz

  742403

-