15 AĞUSTOS 2020 CUMARTESİ

CAHİT ZARİFOĞLU’NUN ‘YAŞAMAK’ ESERİ TİYATROYA UYARLANDI

Yaşamak zaten bir yolculuktur


CAHİT ZARİFOĞLU’NUN ‘YAŞAMAK’ ESERİ TİYATROYA UYARLANDI

 MÜLAKAT: FIRAT İPEK

‘Seçkin bir kimse değilim / İsmimin baş harfleri acz tutuyor / Bağışlamanı dilerim' dizelerinin sahibi Cahit Zarifoğlu, Türk Edebiyatı'na damga vurmuş isimlerden biridir. Hayatı boyunca emperyalistlere karşı, zulmedenlere karşı kalemiyle mücadele etmiş Zarifoğlu seyahetlerini, yaşadıklarını ve gördüklerini ‘Yaşamak' isimli eserinde kaleme alarak, iç dünyasını okurlarına açmıştır. Bir dost sohbetinde ‘Yaşamak ‘ı neden tiyatroya uyarlamıyorsun sorusu üzerine gözleri parıldayan yönetmen/oyuncu Hakan Güneri hemen harekete geçiyor. Okurken, Zarifoğlu'nun gözünden farklı farklı zamanlara yolculuk ettiğimiz eser, Güneri'nin oyunculuğu ve yönetminliğinde Mart ayının ilk haftasında tiyatro seyircisiyle buluşacak. Provaların yoğunluğu arasında bizleri kırmayıp buluşan Güneri ile yaptığımız mülakatla sizleri başbaşa bırakıyorum.

 - Cahit Zarifoğlu'nun hatıralarından oluşan ‘Yaşamak' eserini sahneye taşımak fikrinin serüvenini anlatır mısınız?

Sohbet esnasında ortaya çıktı bu fikir.

 - Kiminle?

Cahit Zarifoğlu ile ilgili oyun yapmak her zaman aklımdaydı. Bu konuyla alakalı İsmail Kılıçarslan'la sohbet ederken, “Neden, Yaşamak kitabını oyunlaştırmıyorsunuz?” dedi. Kitabı okumadım lakin günlük bir hatıratı oyun yapmak fikrine bayıldım. Mükemmel bir oyun çıkacağını biliyordum. Nitekim kitabı okudum ve Cahit Zarifoğlu beni şaşırtmadı.

- Daha once olduğu gibi bir daktilo ve Cahit Zarifoğlu mu izleyeceğiz?

Öncelikle, oyun 5 kişiyle başlıyor onu söyleyeyim, herkes bir rahatlasın J

Tabii şundan kaçtık, bir oyuncu, bir daktilo, bir masa ve arkada sinevizyon perdesi. Çünkü bu çok fazla denendi.

- Siz sahneyi nasıl şekillendirdiniz?

Alt tarafı Haydarpaşa Garı, üst tarafı da tren yaptık.

 ŞİİRLERİ VE DOSTLUKLARI

- Seyirciyi, Zarifoglu'nun iç dünyasında yolculuğa mı çıkaracaksınız?

Evet. Trende yolculuk eden şairin şiirleri, dostlukları, iç hesaplaşmaları ve edebiyata bakışını göreceksiniz.

- Zarifoğlu'nun iç hesaplaşmaları ve şiirleri ağırdır. Seyirci travma yaşamasın…

(Gülüyor) Seyirci gözlük camını kırıp bileklerini kesmeyecek.

- Yani dram ağırlıklı bir oyun olmayacak…

Yaşamak ağırlıklı. Biraz seyahat notları da diyebiliriz. Trendeki anılarını anlattığı çok fazla notları var. Bunları Dramaturjik manada oyuna yedirdik. Dolayısıyla, Cahit Bey tren yolculuğuna çıkacak, izleyici de bu trende giden adamı izleyecek.

- Oyun 5 kişiyle başlıyor demiştiniz…

Trenin içindeki adam ve onun şiirleri, kendi dünyası. O zaman dedik madem trende gidiyor, bekleyenlerde vardı. Yedi Güzel adama doğru bir bakış yaptık ve en yakın 3 arkadaşını oyuna ekledik.

FARKLI ZAMANLAR VE MEKANLAR

- Kitapta, farklı zamanları anlatıyor yazar, oyun nasıl olacak?

Oyun bütün zamanları kapsasada çocukluğuna kadar gidiyor kimi yerde Cahit Bey'in. Ortalama düşüncemiz 80-81 yılları. Fakat zamanları birbirinden ayırdık. Cahit'i bekleyen 3 arkadaş, aynı zamanda onun hayatındaki kişilere dönüşerek oyuna dahil oluyorlar. Sonra anladık ki 3 arkadaşından biri Sarıkamış'a giden, biri Avrupa'ya giden, biri de Kıbrıs'a giden Cahit'i bekliyorlar.

- Peki 5'inci karakter kim?

Barda gözü görmeyen çaycı bir kadın var. Onu bekleyen arkadaşlarına çay dağıtıyor. Arkadaşlarının hiç birisi Cahit'i göremezken, bir tek o görüyor.

- Fazla Metaforik olmamış mı?

Hatta metafizik ötesi oldu.

KİMSEYE KAPTIRMADIM

- Peki Cahit Zarifoğlu'nu kim oynuyor?

Bu soru ne zaman gelecek diye bekliyordum. Cahit Bey'i ben oynuyorum. Kimseye kaptırmadım  J)

- Zarifoğlu iyi bir müzik dinleyicisidir. Oyunda buna vurgu yaptınız mı?

Tabiki. Oyun müzikle başlayıp müzikle bitiyor. Cahit Bey, çok iyi klasik müzik dinleyicisidir ve Wagner hayranıdır. Aynı zamanda çok iyi bir klasik Türk musikisi dinleyicisidir. Onun hayatında bunun tezahürünü görüyorsunuz. Günlüklerinde de ortaya çıkıyor. Biz de burdan çıkarak, ipucunu da vermiş olduk. Alttan devam eden güçlü bir müzik duygusuyla hareket ettik.

- Seyirci çok eğleneceğe benziyor. Tek perdelik bir oyun mu?

Artık bugün, tiyatronun geldiği noktada, izleyeciden saklayabileceğimiz hiç bir şey yok. Herkes her şeyin farkında. Oyun karanlığa hiç düşmüyor. Sahneyi karatmıyoruz. Kostüm değişikliği dahil her şeyi seyircinin gözünün önünde yapıyoruz.

KÜFFARA KARŞI

- Zarifoğlu, hayatı boyunca emperyalistlerle mücadele etmiştir. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bu mücadele insanı olduğu için, Vietnam'a inanılmaz bir itirazı var dolayısıyla da Amerika'ya. Zaten kapitalizme temelden bir itirazı var. O karşıtlığı, o duruşu, o ABD askerinin dünyada yarattğı  yıkıma karşıymış. Zaten, Vietnam bölümünü Sarıkamış'la birleştirdik. Cahit bey o kadar duvarlı, hatta ‘Sur'lu. Hiç bir zaman eğilmiyor, bükülmüyor.

TELEVİZYON TİYATROYA HİZMET EDİYOR

- Son yıllarda tiyatroya olan artan ilginin sebebi nedir?

Bu konuda televizyonlara çok müteşekkir olmak durumundayız. Komedi programlarını tiyatro formatında yapmaları, bugünki büyük kitleyi hazırlayan unsurlardan biri oldu. Eskiden bu işler stüdyada yapılıyordu, şimdi ise bir tiyatro salonu kiralıyorlar, izleyici de bileti satıyorlar.

- Tiyatro salonları da çoğaldı…

Evet. Son yıllarda yerel yönetimlerin yaptığı salonlar çok kaliteli. Her şeyiyle dünya standartlarında salonlar var. İl ve ilçeler yarışır hale geldi. Ki biz bu yarıştan çok memnunuz.

- Birileri tiyatro eseri ortaya koyuyorum deyip, para yiyor söylentileri dolaşıyor.

Bunlar, boş laf…

- Yani eleştiri yapılamaz mı?

Tiyatroyu sadece izleyici ve eleştirmen tartışır. Onun dışında Anında boyunun ölçüsünü alırsın.

- Sizinle sohbet etmek keyifli idi. Allah muvaffak eylesin.

Sağolun, teşekkür ediyorum.

Yorum Yaz

  141350

-