5 ARALIK 2020 CUMARTESİ

Can Kemal Özer

CHP VARKEN BU MEMLEKETİN DÜŞMANA İHTİYACI YOK

Can Kemal Özer

CHP'nin içine düştüğü çaresizliği görüyorsunuz. Onların iktidar dönemi millete rağmendi. Milletin gazabından da kaçamadılar. Açık oy gizli tasniften, gizli oy açık tasnife geçildiğinde CHP'de hak ile yeksan olmuştu.

İnönüleri, 1960 darbesi sonrasında yeniden Başbakanlık koltuğuna tek başına oturmuş ise de sürdüremedi.

İnönü'yü koltuğundan indiren Amerika'nın Ecevit'i, çeşitli defalar başbakanlık koltuğuna otursa da bir türlü tek başına gelmeyi beceremedi.

Günümüz CHP'si tümüyle ABD'ye angaje olmuş, onun sözcülüğünü yapıyor.

Dünyadaki itibarı biten ABD'nin, Türkiye'deki hamisi CHP'den başkası değil.

ABD'nin, Türkiye ve bölge politikaları ile CHP'nin söz ve fiilleri bire bir aynı

FETÖ, PKK, PYD, ASALA, Esed, İran ve İsrail, Türkiye için ne istiyorsa CHP'de aynısını istiyor.

Terör örgütleri ve Türkiye düşmanı devletlerle, el ele kol kola bir CHP var karşımızda

Anlamadığım şey şu, CHP'ye oy verenler bunu görmüyor mu?

Görüyorsa ses çıkarmayanları, mevcut CHP yönetimi gibi mi düşünüyor?

ABD'nin, İngiliz'in, İsrail'in, İran'ın, Alman'ın, Fransız'ın; iyiye, güzele, Türkiye'ye, hakka, hakikate düşman olmasını anlamakta güçlük çekmiyoruz.

Ama iktidara gelmek isteyen bir parti, nasıl olur da o ülkenin insanına, Türkiye'nin başarısına, büyümesine, gelişmesine, etkin hale gelmesine düşman olabilir?

CHP'nin, İslam'a, Müslümanlara düşmanlığı, genetik varoluş meselesi olduğu için anlamlı. Lakin millete düşmanlık edilmesi, milletle savaşılması olsa olsa karanlık bir proje olabilir.

DAEŞ ve FETÖ'nün asıl amacı; İslam'ı tahrif etmek.

DAEŞ bunu İslam'ı korku dinine çevirerek yapmaya çalışırken, FETÖ ise içini boşaltarak yapmaya çalıştı.

İkisinin sonu da ortada. Zira hangi güçte olursanız olun, İslam Allah'ın koruması altında bir din!

O CHP ki, çeşitli terör örgütü ile iltisakı olanların ve hatta mensuplarının eline geçmiş durumda.

Dolayısıyla CHP'nin iyiyle, güzelle, İslam'la, Müslüman'la, yerliyle, milli olanla, gerçek Türklerle, Türkiye'nin eski ruh ve kimliğine dönüşüyle, eski şanlı günlerine dönüşüyle derdi olması gayet tabii bir durum oluyor.

Ama hâlâ anlam veremediğim şey; CHP'nin seçmeninin bunları görememesi. Görebilmek için başlarına taş yağmasını mı bekliyorlar?

Dilerim CHP'li seçmen de hakikati görür de, bu memleketin önündeki en büyük engel ile bu milletin en büyük düşmanı ile irtibatını keser.

Elbette bazıları kesmeyecektir, lâkin o yüzde 20-25'in yüzde 15-20'si mutlaka keser.

Bu durumda medyaya, AK Parti ve CHP'ye hakikati anlatmak için büyük görev düşüyor.

 

CAN KEMAL ÖZER - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, yazar… Yeni Söz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Gıda Hareketi Başkanı. Yayınlanmış kitapları: Deccal Tabakta, Şeytan ye Diyor, Şeytan Çıplak, Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler, Müslüman'ın Diyeti, Yediklerimizin İçinde N(E) Var, Hangi Suyu İçmeli, Ramazan Kitabı, İyi Gıda Kötü Gıda, Gülen Şeytanlar Tarihi

CAN KEMAL ÖZER DİĞER YAZILARI

  1. Kemal Kılıçdaroğlu boynuna haç taksa ve ortalıkta öyle gezse, ben gavurum diye ilanat yapsa bile CHP %25'lik kemikleşmiş oy tabanından %1 bile kaybetmez..

  2. Bir şeyi daha vurgulamak istiyorum türkiye'nin şehirleri birbirlerine kıyasla medyaya küreselleşmeye rağmen coğrafi etkilerle birlikte seçmen yönelimi olarak oldukça heterojen. Bu yorumlamalarda şehir olarak kendi içinde heterojen olmayan yerlerde daha ilkel, olan yerlerde daha derin ve kıymetli olarak çıkıyor. Empati, sabır, hata keşfi artıyor..

  3. Şimdi de kıvranıyorlar. Bu münevverlerin bir derdi de 90 yıllık giderek daha az kolaylaşan, lisan ile hamakat ilişkisine çözüm bulmak olacaktı. Şimdi geldiğimiz noktada korkular, önyargılar, aptallık, belagat zayıflığıyla, cahillikle, obskürantizmle aynı kaynaktan gelen aynı habere hatta bazen aynı ortamda 4-5 kökten farklı görüş çıkıyor, Ve bazen bir tanesi bile umumi manada doğru,tutarlı yorum içermiyor. Böyle olunca kamudan yoğun destekli devlet olarak ortak akıl çıkmıyor çıkanın derinliği de çocuk aklı oluyor, devletin temsili zayıflıyor. Kamu sağduyusu çıkmıyor..

  4. kimi ifade kabiliyeti yüksek(ama Osmanlıca değilde uydurukça ve avrupai kelimelerle) kötü niyetli kişiler kelimelerle insanları manipüle etti, ama halkın yerli milli olmayan kelimelere direnci yüzünden bu kelime fukaralığından kaynaklı aptallığı küçük derecede düzeltti, kimi Osmanlıcaya eski lisana hakim olsa da kültüre, dine, şeriatada hakim olduğundan engellendi, ve yazdıklarım arasında az dillendirilen bu son kesim özellikle son 20 30 senelik dönemde fetö faktörünü dahil etmemize rağmen YETERLİ SAYIDA ORANDA BU KÜLTÜRÜ MİRASI AKLI HATTA ŞERİATI EMANET EDECEK GENÇ MÜNEVVER YETİŞTİRMEDİ..

  5. Konu ile az alakalı bir şeye daha temas etmek istiyorum. İnsanlar harf ve lisan devriminden sonra kelimesiz kalınca kimi aptallaştı(daha çok kadınlar çünkü kadın kendini ifade için erkeklerden daha fazla kelimelere ihtiyaç duyar), kimi aptaldı aptallığını anlama imkanı azaldı kendine güveni artıp aptalca şeylerle fazla öne çıktı, kimi az aptallaşsa da ifade kabiliyeti zayıfladı( daha çok erkekler onlarda gözlem kabiliyetini kullanmaya başladılar) o da bildiği halde cahillere, aptallara rezil olmamak için sessizleşti, güvensizleşti,.

  6. Bir yandan şeytanın, ona tapan küreselcilerin vesveseleriyle projeleriyle korkularına dinç tutuluyor. Ailelerin medyasının pompaladığı derdi maişet, küresel ısınma, 3. dünya savaşı, salgın hastalıkların yaygınlaşması vs ile korku kızgınlık güvensizlik tazeleniyor. Bir yandan da ne kadar siyasete tvye ilgi yoğun bir ülke olsak da her gün belli süre çalışıp yorulan bu insanların gerçeği keşfetme takip etme için vakitleri, umutları, hedefleri yok. Boş kaldıkları vakitleri yanlış işlerle değerlendiriyor..

  7. Hocam bunları tahmin edebilirsiniz ama bence öteki seçmenlerde de benzer şekilde sorunuzdaki insanlar bir büyük günaha düştüğünde isterse zihnine az tesir etsin nefsaniyet kuvvetleniyor, isterse yaptığı dedikodu olsun yaptığı her günah zihnini dumura uğratıyor, hadiseleri başkalarına güvensizlik nedeniyle kendine yakın olan benzeyenlerin bakış açılarının dışında değerlendirmiyor, o değerlendirmeleri duyduğunda düşüncelere kaptırdığında kendinin o kişiler gibi olacağından korkup limbik sistemini uyanık tutup kendi mantığına set çekiyor..

  8. Sayın hocam insanın yüreği çatlıyor. Bu chp seçmeninin büyük bir kısmı malum medyayı takip ediyor diye düşünüyorum. Bazen ne söylüyolar diye açıp baktığımızda bittik tükendik edebiyatı yapıp Reisimizi karalamak için ellerinden geleni yapıyolar. Sadece bunlarla yetinenlerin doğruyu bulmalari zor gözuküyor. Birde doğruyu görmek istemeyenler var. Yalnız haklarını teslim edeyim bizden çok sesleri çıkıyor..

Yorum Yaz

  614400

-