20 EYLÜL 2020 PAZAR

ÇOCUKLAR AİLELERİNDEN ALINIP HOLLANDALILARA VERİLİYOR

2012 yılı itibariyle Hollanda genelinde ebeveynlerinden en az biri Türkiye kökenli olan yaklaşık 671 çocuğun ailesinden alındığı ve bu çocuklardan 167’sinin koruyucu aileye verildiği bilgisi harici kaynaklardan edinilmiştir. Koruyucu aileye verilenler dışında kalan ve çoğunluğu 12-18 yaş arasında olan 504 çocuğun ise yurtlarda olduğu bilinmektedir.


ÇOCUKLAR AİLELERİNDEN ALINIP HOLLANDALILARA VERİLİYOR

Hollanda bu alandaki uygulamalara muhatap olan ve büyük mağduriyetler yaşayan çocuk ve ailelere ilişkin olarak şu rakamsal bilgiler verilmektedir: “Hollanda genelinde 30,973 ailenin durumu gözlenmektedir. Toplamda 19,180 çocuk ailesinden alınmış olup, bunlardan 7,202'sinin velayeti de ailesinden alınmıştır. 11,978 çocuk ise, velayeti anne ve babasında kalmak üzere ailesinden alınmıştır.

YÜZLERCE KİMSESİZ ÇOCUK HEDEF

Gençlik dairesi yetkililerinin verdiği bilgiye göre bu çocuklardan az bir kısmı yurtlarda barındırılmakta olup pek çoğu koruyucu ailelerdedir. 2012 yılı itibariyle Hollanda genelinde ebeveynlerinden en az biri Türkiye kökenli olan yaklaşık 671 çocuğun ailesinden alındığı ve bu çocuklardan 167'sinin koruyucu aileye verildiği bilgisi harici kaynaklardan edinilmiştir.

Koruyucu aileye verilenler dışında kalan ve çoğunluğu 12-18 yaş arasında olan 504 çocuğun ise yurtlarda olduğu bilinmektedir.

Bu sayılara anne ve babası Hollanda'da doğmuş olan üçüncü kuşağın dâhil olmadığının altını çizmek gerekir. Üçüncü kuşak da eklendiğinde 1000 kişi civarında Türkiye kökenli çocuğun ailesinden alındığı tahmin edilmektedir. Bu bilgileri Hollanda makamları nezdinde teyit etmek mümkün olmamıştır. Zira görüşülen üst düzey bürokratlar vatandaşlarının kökenlerine veya doğum yerlerine göre bir istatistiki bilgiyi tutmadıklarını söylemişlerdir. Gençlik dairelerinin yapılandığı 10 bölgeden biri olan Rotterdam şehrinin de içerisinde yer aldığı Rijnmond Bölgesi'ndeki yetkililer tarafından Komisyonumuza sunulan resmi verilere göre, Rijnmond Bölgesi'nde, 1 Ocak 2013 tarihi itibarıyla ailesinden alınmış 1390 çocuk bulunmaktadır. Bunlardan 41'inin (%2,5) anne veya babasının doğum yeri Türkiye'dir. 41 çocuktan 17'si koruyucu ailededir. Koruyucu ailelerden 5'i ise Türkiye kökenlidir.”

Raporda Hollanda'daki çocuk bakım sisteminin en temel sorunu olarak çocuğun yararı ilkesinin velayet hakkına nazaran ölçüsüz bir şekilde öne alınması gösterilmiştir. Bu durumun somut negatif çıktısının, sorunların çözümünde ailenin bütünüyle dışlanması olduğunun vurgulandığı raporda, uygulamaların karmaşıklığı ve tüm uygulamaları kapsayan çatı bir mevzuat düzenlemesinin bulunmamasının diğer bir sorun olduğu belirtilmiştir. Raporda görüşmeler esnasında oluşan kanaat ve tesbitlerden bazıları şu şekilde verilmiştir:

“Gerçekleştirilen görüşmeler ışığında Hollanda makamlarının koruyucu aile seçiminde çocukların kültürel ve dini durumlarını yeterince dikkate almadığı, Müslüman ailelerin çocuklarına gereken hassasiyeti çoğunlukla göstermediği kanaati oluşmuştur. Çocukların velayetini alabilecek yakın derece akrabalarının mevcut olduğu durumlarda dahi, bu hususun gözetilmediği vakalara rastlanmaktadır.

Ailelerin çocuklarının velayetlerini geri almak için yargı yoluna başvurmaları mümkündür. Bununla birlikte vatandaşlarımızın haklarını tam olarak bilmedikleri, kimi zaman Hollandacayı kullanamamaları nedeniyle kendilerini yanlış ifade ettikleri ve ilgili makam nezdinde haklarını yeterince arayamadıkları, yardım için hukuki yollara geç başvurdukları ve dolayısıyla mağdur olabildikleri gözlenmektedir.

TÜRKİYE DAHİL BİRÇOK ÜLKEDEN ÇOCUK

Federal Hükümet birimlerinin işbirliğine kapalı olduğu ve sorunların çözümü adına gerekli samimiyeti göstermedikleri gözlenmiştir. Sözgelimi Federal yetkililer Türkiye kökenli çocuklara ilişkin istatistik tutmadıklarını belirtmişlerdir. Ancak bu durumun aksini ispatlar nitelikte, Türkiye kökenli çocuklara ilişkin Rijnmond Bölgesi'ne ait resmi istatistikler Bölge yetkilileri tarafından Komisyonumuzla paylaşılmıştır.”

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun hazırladığı bu rapordan hareketle, sözkonusu uygulamalara ülkede bulunan diğer Müslüman ailelerin de muhatap olduğu düşünülecek olursa, sorun daha kapsamlı bir hal almaktadır.

Devamı yarın...

Yorum Yaz

  315226

-