Ahmet Doğan İlbey

ÇOK KİMLİKLİ TOPLUM DEĞİL, TEK KİMLİKLİ TÜRK MİLLETİYİZ

Ahmet Doğan İlbey

İslâm'ın bayraktarı ve hâdimülharameyn sıfatını haiz olan, bin yıl önce bu toprakları vatanlaştırıp darüislâm kılarak Türklerin ülkesi ve Türklerin Devleti yapan ve Müslüman aynı mânaya gelen Türk milletine “Türkiye toplumu” demek ihânettir.

 

Türk milleti tek kimliktir

Türkler, Malazgirt'ten İstiklâl Harbi'ne kadar bin yıldır vatan kıldığı bu topraklarda bünyesindeki Müslüman Kürt, Zaza, Çerkez… diye anılan topluluklar da dâhil herkesi Osmanlı-Türk postasında İslâm üzere millet kılmıştır. Bundandır ki, Türk milleti bu ülkede tek milletin adıdır. Aksini düşünenler ya gâfildir ya da ihânet içindedir.

 

“Türkiye çok kimlikli toplum” ifadesi yıkıcıdır 

Mayıs'ın ortalarında gazetelere bir haber düştü ki, “Eyvah Sakaryam!” diye inledim. “T.C. Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu” nun bir açıklamasının haberiydi bu:

“Türkiye Toplumu çok kimlikli bir toplumdur… Bizim toplumumuz farklı kimlik gruplarının bir bileşkesidir. Türkiye toplumu ve onu oluşturan bireyler çok kimlikli olmakla birlikte başat aidiyetini tek kimlik üzerinden ifade edilmesi ihtiyacı doğduğunda hiçbir kimlik grubu tek başına toplumun çoğunluğunu oluşturmamaktadır. Yani hiçbir kimlik grubu gerek halk kesimi olarak gerekse seçmen olarak yüzde elliden fazla bir sosyolojik güce sahip değildir. Hepsinin sosyal tabanı yüzde ellinin altındadır. Bu durum âdeta maruf ve meşhur bir vakıadır.”

 

“Türkiye farklı grupların bileşkesi” demek ihânettir

Türkiye asla “çok kimlikli bir toplum ve farklı kimlik gruplarının bileşkesi” değildir. “Öyledir” diyenler ve bu iddialarını projelendirmek isteyenler Türk devletinin varlık sebebi olan Türk milletinin bin yıllık medenî, siyasî ve tarihî bir bütünleyici kimlik oluşunu gözden çıkarıyorlardır. Türk kimliğiyle oynamak, gücünü azaltmak ihânetten öte bölücülüğe yol açacak bir fiildir. Türkiye'de, Türk devletinde yaşayan Müslümanların tek kimliği vardır; bunun adı Türk kimliğidir.

 

“Türkiye mozaiktir” diyen gâfilleri hatırlayın!

“Hiçbir kimlik grubu gerek halk kesimi olarak gerekse seçmen olarak yüzde elliden fazla bir sosyolojik güce sahip değildir…” ifadesi ne kadar zavallı bir ifade! Neoliberallerin, Avrupa Birliği muhiblerinin Türkiye'yi kimlik üzerinden parçalama plânlarını hatırlatıyor. “Türkiye mozaiktir” diyen gâfillerin gafletinden ders çıkarılmamışsa yazıklar olsun!

 

Türkler çoğunluk değil öyle mi?

Bir başka tehlikeli ve bölücü ifade de “Hiçbir kimlik grubu tek başına toplumun çoğunluğunu oluşturmamaktadır.” Bu ifade ezelî Türk düşmanı Batı'nın zihninden çıkmış Türkiye'yi parçalama plânının bir maddesini hatırlatıyor. Türkiye'nin tapusunun bin yıllık sahibi Türkler çoğunluk değil öyle mi? Bu ifadeyi kullananlar ya câhil, ya da gaflet ve ihânet içindedirler. Sevr Anlaşmasından bir madde bu… Zavallı siyaset, idrakleri ancak bu kadar kör edebilir.

“Türkiye toplumu” ifadesinin Amerika'nın, AB'nin, Fetö'nün, Abantçıların, HDP'nin, liberallerin, sol-Marksist grupların ve vatansız ve Türk'süz kökü dışarıda siyasî İslâmcıların dile getirdikleri bölücü bir ifade olduğu ne çabuk unutuldu? 

İktidar bunlardan ders çıkarmadıysa veyl ona! Güneydoğu açılım politikası gafletinin henüz iyileşmemiş yaraları sarılmaya çalışılırken “Çok kimlikli Türkiye…” ifadesi millî hassasiyet taşıyan millet nezdinde şüphe uyandıracağı gibi iktidarda kalma uğruna “seçmenlerin farklı kimliği” gibi tehlikeli ifadeler “çıkarcılık” olarak da anlaşılmaya açıktır.    

 

“Tek millet” Türk milleti değil midir?

İktidar tarafından da sıkça ifade edilen “Tek millet” kimdir? Türk milleti değil midir? Bu husus açık olarak belirtilmelidir. “Tek devlet” Türk devleti ise “Tek millet” de Türk milletidir. Bunun başka izahı olamaz. Olursa şayet, bin yıldır Müslümanlığıyla var olmuş Türk devlet ve milletinin varlığı üstüne yeni bir oyun oynanıyor demektir.

 

“Tek milletin” yolu Türk milletini doğru anlamaktan geçer 

“Tek millet” denilen Türk milletinin târifi ve muhtevası nedir? En önemli mesele budur. Milletle İslâm kelimesinin aynı olduğunu, Türk milletinin bu iki kelimeyle mayalanarak bin yılda oluştuğunu, yukarıda da ifade ettiğim üzere Müslümanla Türk kelimesinin aynı mânaya geldiğini, Kemalist/Atatürkçü ilkelerle ifade edilen seküler “Türk ulusunun”  inandığımız aslî Türk milletiyle benzerliğinin bulunmadığını belirtelim.

AHMET DOĞAN İLBEY - TERCÜMEİHÂL

1954 Yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. Bir kamu kurumundan emekli. Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir ve bu teşkilâtın Kahramanmaraş şubesinin kuruluşunda yer aldı. Yazı hayatı 1980’li yıllarda Yeni Düşünce, Dolunay olmak üzere birçok kültür, edebiyat ve fikir dergilerinde başladı. 1990 yıllarda Gündüz Gazetesi’nde, 2010 yılından itibaren Habervaktim.com ve Türkiye Yazarlar Birliği Web sitesinde günlük yazılar yazdı. Bâzı yazılarında “Ali İlbey” müstearını kullandı. Yayınlanan ilk kitabı “Bir Hüzünkârın Tahrir Defteri.” Yayınlanmış diğer kitapları: Bir Hüzünkârın Ömür Defteri, Dil Kapısında Yazılanlar, Millet Üstüne Düşünceler, Aldatan Cumhuriyet, Kemalist Cumhuriyetin Zulümleri, Cumhuriyetin Karanlık Yılları, Müslüman Doğu’nun Derûnu. İrtibat: [email protected]

AHMET DOĞAN İLBEY DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  509286

-