29 KASIM 2020 PAZAR

Tarık Ziya Gücüm

DÜN ORTADOĞU’DA BUGÜN KAFKASYA’DA, DOST’DA DÜŞMAN’DA, KURT’DA ÇAKAL’DA AYNI  

Tarık Ziya Gücüm

Tüm ilahi dinlerin kutsal kitaplarında;  Toplumlar, ilahi mesaja göre, pozitif yönde dönüştürülürken insanlık tarihinin yaşanmışlıklarından örnekler verilmiş, muhatap alınan, insan ve toplumlar, Kronolojik Tarihsel bilgilerle, düşünüp Tefekküre yönlendirilmekte ve bu tefekkür sonucunda toplum, evrensel-ilahi ve beşeri doğrularla donatılıp Hedefe yönlendirilmektedir.

Bizlere düşen, geçmişte yaşanmışlıkları analiz ederek; gelecekte,  önümüze çıkacak muhtemel, sorun ve engellere karşı donanımlı ve az hata ile hem siyasi hem de sosyal olarak sağlıklı ve güçlü bir toplum ve devlet yönetimi oluşturabilmektir.

Dün Arap Baharının etkisiyle Orta Doğu da başlayan iç karışıklık ve rejim aleyhtarı gösteriler ile bölgeye yeni bir dizayn verilmiş, bugün ise Kafkasya da Ermenistan'ı Azerbaycan'a saldırtarak çok kısa bir sürede Ermenistan ile Kafkasya'yı Asya'nın Ortadoğu'su yapacak hamleler,  bölge ülkeleri ve özellikle Türkiye'ye karşı oluşturulmuş uzun vadeli bir hesap ile sonunun nereye varacağı belli olmayan bir dönemi başlatmıştır.

Arap baharı ile Yaşanan krizin ortaya çıkardığı en büyük sorunların başında yaşanan siyasi istikrarsızlık ve belirsizlik, özellikle Suriye'ye komşu olan ve bu süreçte direkt olarak müdahil olan Türkiye'yi doğrudan ve dolaylı olarak birçok sorunla baş başa bıraktı.

Gerek bölgedeki istikrarsızlığın yol açtığı problemlerden, gerekse Türkiye-Suriye ikili ilişkilerinin bozulmasından doğan siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlardan kaynaklanan olumsuzluklar ve yaşanmışlık, nihayetinde bir çatışma ve savaş noktasına kadar gelmişti.

Dün olduğu gibi bu günde Orta doğu ve Kafkasya da ortaya çıkan siyasi kriz ve devamında gelen siyasi istikrarsızlıklar, başta Bölge ülkeleri olmak üzere tüm Dünyaya; siyasi, ekonomik, toplumsal büyük sorunlar yaşatmış ve yaşatmaya devam edecek gibi görünmektedir.

Uluslararası aktörlerin bu krizleri çözmeye pek yanaşmamaları, Bölgede yaşanan olaylar, ihtilaflar, sorunlar, krizler ve çatışmalar Orta Doğu'da olduğu gibi Kafkasya'da da dengelerin yerine oturmadığını, istikrarlı bir bölge haline gelemediğini her seferinde bizlere göstermektedir.

Bu kaynayan kazanlar sadece kendi içindeki suyu değil, etrafını da, kendisine komşu tüm Ülkeleri ısıtsa da, Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırısı, küresel Dünya açısından bir turnusol görevi görüyor.

İran, İsrail, Rusya, ABD ve diğerleri, hem zengin bir teknoloji-silah alıcısı ve doğal gaz ihracatçısı olan Azerbaycan'la hem de dünya genelinde Fransa gibi devletlerle göbek bağı ile bağlı bir Diasporaya giden önemli bir kanal olan Ermenistan'la dostane ilişkilerini idame ettirmeye çalışıyor.

Suriye'de,  soruna müdahil ülkeler ile çözüme odaklı samimi bir diyalog geliştiren Türkiye, üzerine aldığı dört milyon göçmen gibi bir yükle, dimdik ve kişilikli bir politika ile yürütürken,  masanın diğer tarafındaki ülkeler, İran ve Rusya dimdik duramamış, tarihten ve politik genleri ile alakalı eğri duruşları ile durmaya devam etmişlerdir.

Sonuçta Türkiye hem kendi ulusal güvenliği hem de kendisine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli hesaplara karşı milli politikalarını savunma durumuna geçmek zorunda kalmıştır.

Azerbaycan'a yapılan, savaş ilanı hükmündeki saldırı, her ne kadar Ermenistan tarafından yapıldı gibi görünse de, sağır sultanda biliyor ki, bu saldırının Fransa'nın başını çektiği Avrupa, Rusya ve hatta İran ın bilgisi dışında olması mümkün değildir.

Her halükarda Türkiye'nin Azerbaycan ile olan Tarihi ve kardeşliğe dayalı hukukundan dolayı müdahil olacağı böyle bir çatışmaya, Ermenistan'ın hem teknik, hem askeri, hem de psikolojik olarak kendi iradesi ile bunu yapması ve böyle bir riski göze alması mümkün değildir.

Batı, Rusya ve İran ın, tarihten gelen politik genleri ile alakalı eğrilikten kastımız budur.

Artık bu eğriliğe sebep Septomlar, Akdeniz midir? enerji midir? ABD midir? İsrail in güvenliği midir? Yoksa Rusya'nın Türkiye'ye karşı yürüttüğü ikiyüzlülüğü aşmış üç beş yüzlü politikası mıdır bilemiyoruz.

Fakat artık bilinen bir gerçek var. Kabuğunu kıran ve büyük devlet olma, Ortadoğu, Afrika ve Asya da lider lokomotif Devlet olma fragmanını izleyen üst(organize) akıl ve egemen güçler, gelecek te vizyona girecek olan Büyük Türkiye Galasını sabote etmeye yönelik bir denemeye girmişlerdir.

Dün Orta Doğu'da,  bu gün Kafkasya'da.

Dost da düşmanda, kurt da çakal da aynı.

Vesselam.

TARIK ZİYA GÜCÜM - TERCÜMEİHÂL

TARIK ZİYA GÜCÜM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  567942

-