15 AĞUSTOS 2020 CUMARTESİ

Fahri Sarrafoğlu

FATİH SULTAN MEHMET’İN İSTANBUL’U SEYRETTİĞİ YER NERESİDİR?

Fahri Sarrafoğlu

Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul'u fethettikten sonra Hasköy yakınında deniz kıyısında buraya büyük bir çadır kurduruyor ve İstanbul'u, daha doğrusu, surları, Haliç'i buradan seyrediyordu.  Ayrıca buranın bir başka özelliği, Fetih'ten sonra gazilere Fatih Sultan Mehmet Han, hediye ve ikramların yapıldığı yer olmasıdır.  Fatih Sultan Mehmet Han burayı o kadar sevmiştir ki buraya 12 bin adet servi ağacı diktirmiştir.  Bu bahçeye bizzat kendi eliyle de Fatih 7 servi dikmiş, hocası Akşemsettin'de bir servi dikmiştir. Evliya Celebi üstadımızın yazdığına göre burada o kadar çok ağaç  vardı ki: “ Bu bağa güneş girmez” demiştir.

 Fazla meraklandırmayalım, işte bu bahçe hakkında geniş bilgi:

HASBAHÇE'DEN AYNALI KAVAK KASRI'NA

Aynalıkavak Kasrı, İstanbul'un Hasköy, Beyoğlu kıyısında bulunan İstanbul'un en güzel kasırlarından bir tanesidir.  İstanbul fethedildiğinde Okmeydanı yamaçlarında büyük bir koruluktu. Bu koruluk sahile doğru inmekteydi. 3.Selim döneminde, Hasköy, Beyoğlu sahilleri tersane inşaatıyla önem kazanmış ve bu büyük koruluk, bahçeleriyle birlikte, “Tersane Bahçesi” adıyla anılmaya başlanmıştır. I. Ahmet Edirne'deyken Kaptan-ı Derya Kayserili Halil Paşa Tersane Bahçesi'nde matetemmuat Kasr-ı Âli (padişaha layık bir saray) yapılmasını emretmiş ve 1613 yılında sarayın ilk binaları tamamlanmıştır.

4.Murat ve Sultan İbrahim Tersane Sarayı'na rağbet ederek, ilave binalarla sarayı genişletmişlerdir. Saray, IV. Mehmet zamanında çıkan yangın nedeniyle tamamen harap olmuş ve yeniden yapılmıştır. Hasköy, Beyoğlu'ten bakıldığında sarayın tüm daireleri görülebiliyordu. İki katlı Harem Dairesi'nin alt katı baştanbaşa bir camekânla örtülü durumda olan sarayın, Harem ve Mabeyn Daireleri'nin çevresinde çeşitli binalar da mevcuttu. 1730 yılında sarayda bazı onarımlarla birlikte yeni bir Hasbahçe Köşkü de yapılmıştır.

III. Ahmet, Tersane Sarayı'nda zaman zaman oturmuş, Okmeydanı'nda yaptığı sünnet düğününden sonra da haremiyle burada kalmıştır.

BÜYÜK BOY AYNALAR GELİYOR

1715 Osmanlı Venedik Muharebesi'nden sonra Venedikliler III. Ahmet'e büyük boyda, değerli aynalar hediye etmişler, padişah da bu aynaları Tersane Sarayı'nın çeşitli salon ve odalarına yerleştirtmiştir. Bu nedenle saray, önceleri “Aynalı kavak saray”, daha sonraları ise “Aynalı Kavak Sarayı” adıyla tanınmıştır. 18. yüzyıl sonunda, I. Abdülhamit döneminde harap bir durumda bulunan saray, Sadrazam Koca Yusuf Paşa tarafından tamir ettirilmiştir.

Yapının pencereleri, girişi Osmanlı mimarisini güzel bir şekilde yansıtmaktadır. Burayı ziyaret ettiğinizde kasrın ikinci katında III. Selim anısına yaptırılan Türk Çalgıları Müzesi'ni görebilirsiniz.

NEDEN AYNALI KAVAK?

Melkon adında bir sanatkârın yaptığı Aynalıkavak sarayını gösteren bir resimde sarayın dışındaki kavak ağaçlarının ortasına bir ayna gömüldüğü görülmektedir. La mortraye göre sarayın bu adı odalarındaki iri aynalardan aldığını bildirir. Melling ise buranın adının hep yanlış açıklandığını aslında güneş ışıklarının vurduğu kavak ağaçlarına bu adın verildiğini söyler. Duloir de duvarların delik olduğunu bu yüzden aynalardan yapılmış hissi verdiğini ve buraya ayna saray denildiğini söylemiştir. İ.H.Konyalı'nın bir başka görüşüne göre ok hedeflerine ayna ve bunların desteklerine kavak denildiğinden saray adını komşusu Okmeydanı'ndan almıştır.

fahri18ocak

FAHRİ SARRAFOĞLU - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, Yazar, Manevi Şahsiyet Eğitim Uzmanı1966 yılında Aksaray’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Aksaray’da tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirdi. Bir yıl Londra’da dil eğitimi aldı. Daha sonra Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesini de bitirdi ve “Din Psikolojisi” alanında çalışmalar yaptı. Bu alanda İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öncelikli olmak üzere birçok psikolojik eğitimlere katılarak Psikologlar ve Psikiyatristler Derneği’nin sertifkalarını aldı.Gazeteciliğe 1990 yılında İhlas Holding’de “Turkey” İngilizce ekonomi gazetesinde başladı. Aynı yayın grubu ile bir de dergi çalışmalarını yürüttü. İstanbul Kuyumcular Odası ile birlikte Gold News kuyumcu dergisini çıkardı. İHA’da Ekonomi Müdürü olarak çalışmaya devam etti. Çeşitli radyolarda haftalık programlar yaptı. Gazetecilik ve yazarlık mesleğine ara vermeden MÜSİAD basın danışmanlığı ve Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü görevini yürüttü. Aynı zamanda Akit Gazetesinde ekonomi yazıları yazdı ve röportajlar yaptı. 1998 yılından 2013 yılına kadar ise Yeni Şafak gazetesi ekonomi servisinde çalışmalarını sürdürdü.Bu süre içerisinde çeşitli internet sitelerinde sanat,iş, ekonomi ve akademik çevrelerle özel röportajlar yapmıştır. Aynı zamanda farklı dergilerde kişisel gelişim, İstanbul gibi konular başta olmak üzere çeşitli yazı ve röportajları yayınlanmıştır.Sarrafoğlu aynı zamanda İSTANBUL’un SIRLARI adıyla İstanbul’u tanıtan ve sevdiren sunumlar yapmakta, İstanbul’u farklı bir gözle gezmekte ve gezdirmektedir.Yine kişisel gelişim konusunda D.K.D (Düşün Konuş Dinle) eğitim seminerleri- Basın ve Halkla İlişkiler Semineri –Morİnek(Farkındalık) adıyla çeşitli eğitim seminerleri de vermektedir. Sarrafoğlu, evli ve dört çocuk babasıdır.Röportaj dalında MÜSİAD ödülü sahibidir.

FAHRİ SARRAFOĞLU DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  171165

-