10 TEMMUZ 2020 CUMA

Hüseyin Adalan

FETÖ’ NÜN EMNİYET TEŞKİLATINDA KADROLAŞMASI ( 2 )

Hüseyin Adalan

"EGM 1. Hukuk Müşaviri. Paralel mensubu personeli ipten alır. Paralel olmayanı ipe götürür" şeklinde beyanda bulunulmuştur.

Burada amaç operasyonlar öncesi Emniyet Teşkilatını örgüt açısından sorunsuz bir kurum haline getirmektir.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Organize Suçlar Bürosunun 2014/34837 sayılı soruşturmasında hazırladığı iddianamede;

"Bilgi İşlem sorumlusu Abdülkerim Öztürk'ün masasındaki HP marka masaüstü bilgisayar içinden çıkan Segate marka, W2AGGJEY seri numaralı, 500 gb kapasiteli hard disk üzerinde yapılan incelemelerde,

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Taşra Teşkilatlarına ait kurumsal verilere (resmi yazışmalar, polnet sorgulama ekran görüntüleri, vb.) rastlanılmış olup, içerikleri çıkarılan (82) adet jpeg dosyası hakkında Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Ön İnceleme Raporu düzenlenmiş ve 20.05.2015 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

Söz konusu ön inceleme raporu soruşturma çerçevesinde değerlendirilmek üzere aynı gün soruşturma Savcılığınca KOM Şube Müdürlüğüne gönderilmiştir.

Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmede ise ön inceleme raporunda tespiti yapılan yazışmaların ve diğer dijital verilerin Emniyet Teşkilatı Merkez ve Taşra Birimleri tarafından kurum içi yazışmalar olduğu tespit edilmiştir.

Belgelerin kurum içinde arşiv yönetmeliğine göre muhafaza edilmesinin gerektiği halde bu belgelerin Oğuz Hukuk Bürosunca ne şekilde, nasıl, kim veya kimler aracılığıyla temin edilip hukuk bürosunda ne amaçla bulundurulduğu soruşturma aşamasında anlaşılamamış ve bu husus tahkikat evrakına işlenerek soruşturma Savcılığına intikal ettirilmiştir.

Soruşturma süreci içerisinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen tarihli ön inceleme raporunda tespiti yapılan yazışmaların ve diğer dijital verilerin bulunduğu bölüm, idari yönden gerekli değerlendirme yapılmak üzere CD ortamına alındığı bildirilmiştir." denilmektedir.

Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin Poyrazköy Davası ile ilgili verdiği gerekçeli kararda "Soruşturma ve kovuşturmayı yapanların belli bir grup adına hareket ettikleri, delillerin kanuna aykırı elde edildiği, imajların alınmadığı, dijital delillerin değiştirildiği görülmüştür.

Davanın temelini oluşturan 1 Nolu CD ve 3 Nolu DVD ile ilgili polis tarafından hazırlanan tüm tutanak ve inceleme raporlarının adli bilişim temel prensipleri ve standartlarına göre eksik olduğu, el konulan CD ve DVD'lerin olay yerinde kopyasının alınarak sanık veya avukatlarına verilmesinin basit bir işlem olduğunu tespit edilmiştir.

Buna rağmen bu kopyalamanın yapılmamasının sahteciliğin göstergesi olduğu, bu duruma göre el konulan delillerin değişikliğe uğrayıp uğramadığını söylemek imkânsız olduğudur.

Tüm dava kapsamında adli ve önleme araması yönetmeliğine uyulmayarak soruşturmanın başından itibaren delillerin güvenirliğini yitirdiği, dokümanlara sonradan ekleme yapıldığı ve tarih-saatleriyle oynandığının bilirkişilerce tespit edildiği, delillerin manipülasyona uğratılmıştır.

Hard disk içerisinde yer alan suç unsuru dosyalarda da sonradan yüklemeler ile sahtecilik yapıldığının bilirkişilerce tespit edildiği" gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verilmiştir.

Karar, örgütün emniyet teşkilatının bilişim sistemleri ile ilgilenen birimlerinde kadrolaştığını teyit etmektedir.

Bu durum bazı ifadelere şu şekilde yansımıştır;"(...) Bilişim Suçları Mücadele Daire Başkanlığı'nı kurdurarak tüm illegal bilişim raporlarını burada incelettirmiştir."

"... Kriminal raporları paralel yapının istediği şekilde düzenler. Ses datalarına müdahale ederek gerçeği manipüle etmiştir. Bu sayede birçok kişi mahkûm olmuştur."

'İnsanlı istihbarat' gibi çalışan örgütün koruma birimlerindeki elemanlarının bireysel olarak elde ettikleri bilgileri, örgütün teknik imkânlara sahip olan ve yasa dışı dinleme yapan birimlerine servis ederek, bu birimler tarafından eliyle koymuş gibi kime, nerede, ne zaman ve nasıl kumpas kurulabileceğinin planlandığı anlaşılmaktadır.

"Önemli kişilere verilen paralel korumalardan istihbari bilgi alarak bilgi havuzu oluşturmaktadır.

Tüm önemli işadamları ve gazetecilerin özel hayatlarını adım adım paralel yapıya aktarmaktadır." şeklindeki ifade bu durumu teyit etmektedir.

 

HÜSEYİN ADALAN - TERCÜMEİHÂL

HÜSEYİN ADALAN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  265990

-